POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT DÜNYADAN EKONOMİ TÜMÜ
Zorla maske takıp, kolonya dökmüştü... Ne ceza istendi?
Zorla maske takıp, kolonya dökmüştü... Ne ceza istendi?
Tartıştığı ablasını sokak ortasında öldürdü!
Tartıştığı ablasını sokak ortasında öldürdü!
Oktar örgütüne fosil baskını: Değeri 10 milyon dolar!
Oktar örgütüne fosil baskını: Değeri 10 milyon dolar!
Stoltenberg: Doğu Akdeniz'de durumu endişe ile izliyorum
Stoltenberg: Doğu Akdeniz'de durumu endişe ile izliyorum
Gönül Soyoğul
“Chopin akşamlarında bu şehir bana çok şaşıracak!” (.)
25 Temmuz 2019 Perşembe

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen sonra, siyaseti ( ülkemizdeki halini) en kararmış ruh hallerimizle sorguladığımız günlerde, plansız, ‘çat kapı’ gittiğim Seferihisar’da bir söyleşi yapmıştım Tunç Soyer’le bianet için… Soru sormak kadar ‘moral almak’ içindi o gidiş. Zira yeni sözlere, yaşadıklarımıza başka bir pencereden bakabilmeye, ezbersiz cümlelere ihtiyacım(ız) vardı. Ama en çok da umuda. Bahara. ‘Korkma, üzülme, bunlar da geçecek’ diyen birine, birilerine. 

O gün, demişti ki: “Ben belediye başkanı olmaya karar verdiğimde, benim en yakın arkadaşlarım bana diyordu ki,  ‘oğlum sen deli misin, bu çamurdur, çirkeftir, senin ne işin var orada? Sen de kirleneceksin, seni de kirletecekler, dayanamayacaksın.’ Siyaseti becermek zorundayız, yapmak zorundayız. Siyaseti kirli, çirkin ve sığ olarak gördüğümüz sürece, biz şu paradoksu yaşamaya devam edeceğiz.

 Şikayet ettiğiniz şeylerin onları yaratanlar tarafından değiştirilmesini beklemek gibi bir paradoks yaşıyorsunuz. Bu mümkün değil ki. Doğaya aykırı, insanın doğasına aykırı. Eğer şikayet ediyorsanız bir şeyden, onu değiştirmek için elinizi taşın altına sokacaksınız. Bizde genellikle iyi donanmış insanlar, aydınlar, yukarıdan bakıp ahkam kesmeyi eleştirmeyi çok severiz, çok severiz! Ama sok abi taşın altına elini. ‘Yo ben mitinge gittim, bayrak da salladım. Oradaydım.Tweet de attım!

Bu yetmiyor abi, bu yetmiyor… İnsanlar bununla doymuyor. İnsanların gerçekten hayatını iyileştirecek projeler ortaya koymanız lazım. Bunun için de ortaya güven duygusu yaratacak bir şeyler yapmamız lazım. Bu güven de samimiyetten, sahicilikten, gerçekten koltuk telaşı taşımamaktan geçer.”

Tunç Soyer’le bu kez Büyükşehir Belediyesi makamında biraradayız. Ben yine siyasete ‘kirli, çirkin, sığ’ diye bakan biriyim, o yine şikayet ettiklerimizi değiştirmek için elimizi taşın altına sokmalıyız” diyen biri. Aynı coşku, aynı kararlılık ve inanmışlıkla, hayallerinin peşinde, ama bu kez daha ‘büyük’ bir yerde, iğneli koltukta… Üstelik daha da neşeli, daha da umutlu.

O, bildiğin mutlu. Şaşırtıcı derecede moralli, coşkulu…

Karamsarlıktan uzak, ‘her şey çok güzel olacak’ diye bağıran bir yüze karşı hazırlıksız yakalandığımdan mı, fondaki Chopin’in (..) yatıştırıcı ilhamından mı, daha ilk soruda ‘hımmm, bu gidişatı sevdim’ diyen bakışlardan mı bilmiyorum ama ezberim bozuldu. Onun rutinine yaklaşmış, kendi rutinimi bozmuştum sanki.  Rutini, hayallerini anlatmak, onları paylaşmak, aynı coşkuyu uyandırıp uyandırmadığını karşısındakinde test etmekti. ‘İpek yolu’nun bir parçası olmayı anlatırken yaşadığı mutluluk/duyduğu haz, Soyer’in sanırım tam da kendisiydi.

(“İnsan yaşama gücünü her zaman elde ettiklerinde bulmaz. Bir düşü büyüten de onun uzaklığı değil midir biraz da?” Şükrü Erbaş, İnsanın acısını insan alır)

En yüzünü düşüren, Kültürpark mevzusu oldu. Sorularımı en çok tarttığı, uzun sessizlikle, cümlelerini 9 boğumdan süzüp konuştuğu ve bir an önce başka sorular beklediği, hissettirdiği… 

Üzerinden en çabuk geçtiğimiz konu ‘para’ydı. Para üzerine hayal kurmayan biri için değil; yanıtlardan soru çıkaran benim için şaşırtıcıydı, can sıkıcıydı. ‘Paramız var, yapacağız, sorun yok’ diyene daha fazlasını, ötesini berisini soramamak…

En çok eğlendiği ama ciddiye alarak eğlendiği soru faslı, güç ve iktidar üzerine konuşurken, araya ‘Neptün Hanım’ın girmesiyle’ yaşandı. Erkeklerin egemenlik alanı ‘ev’de, sadece ‘eşit söz sahibi’ bir eşle yaşadığının altını çizmiyor, ‘Neptün bana ‘ya kocacığım bunu yapmasan iyi olur’ falan demez. ‘Bunu yapamazsın’ der, ‘bunu asla yapma’ der” diyordu. Gülerek. Bundan da son derece keyif aldığını gösterek. Eşine duyduğu müthiş güvenin altını/üstünü çizerek… Ve zerre kompleks duymadığını ilan ederek… Fıkradaki gibi, kendisiyle hafiften dalga geçen boğaya ‘seni evde bir inek bekliyor, beni ise bir arslan; aramızdaki fark bu” diyen arslanı oynayarak…

Burhan Özfatura, Yüksel Çakmur, sonra tekrar Özfatura, Ahmet Piriştina, Aziz Kocaoğlu…

Koridorda, anılar resmi geçidinin önünden, gülümseyen genç fotoğraflara, çerçeveyle sarmalanmış, kimi sararmış yüzlere bakarak… 35 yıl önce, belediye muhabiri olarak adımımı attığım Büyükşehir’den heybemde bu kez Tunç Soyer röportajıyla ayrılıyordum... Her birinin zihnimde bıraktığı izlerin/anların, benim de anılarım olduğunu hatırlayarak… “her biri bir keşifti, bir dünyaydı, bir kitaptı. Geldiler ve gittiler. Ne kadar keşfedebildiysek, ne kadar okuyabildiysek… Sense bir gözlemcisin, öyle de kal” diyerek…

(.) küçük İskender, Ağır Abiler Orkestrası/Chopin akşamları

(..) Frédéric François Chopin: Polonyalı piyanist ve besteci. Romantik dönemde yaşamış olup, genellikle piyano için eserler yazmıştır. Çağdaşlarına göre "oldukça farklı bir profesyonel teknikle ve şiirsel zeka gerektiren çalışmalar" yaptığı için dünya çapında ün kazanmıştır.


- SOYER'LE A'DAN Z'YE: BEN BU İŞ İÇİN YARATILMIŞIM!.. 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
şukran gökyol 28 Temmuz 2019 Pazar 09:38

orada olssydim da keske alninizdan opseydim

Yorumu oyla      0      0  
Reşat Yörük 27 Temmuz 2019 Cumartesi 16:15

İzmir''in son röportaj ustası.. Yine gazetecilik.okullarında örnek olarak gösterilecek bir röportaj olmuş.. Kalemine sağlık Gönül Abla..

Yorumu oyla      0      0  
Reyhan Özlen 25 Temmuz 2019 Perşembe 16:05

Soyoğlun sağlam kaleminden Harika bir röportaj olmuş, özlediğimiz bir Başkan profili Soyer, zengin vizyonu ve halka açık fikirleriyle İzmiri güzel günler bekliyor??

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Fikret İlkiz
Yasalar üstü mahkemeler ve ekin biçme zamanı
Dr. Tuncay Filiz
Sakın unutma!
Gönül Soyoğul
"Şehir Eskişehir'dir", ya İzmir?
Sercan Avcı
Sürpriz başkanlık ataması, Soyer'in o buluşması, Zeybekci'nin hedefi!
Taha Okan
HDP kullanılarak CHP'ye tuzak mı kuruluyor?
İlker Ağın
İnceden inceye...
Seray Akın Ürkmez
Havai ve tehlikeli fişek
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri