POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT DÜNYADAN EKONOMİ TÜMÜ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yerli aşı açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yerli aşı açıklaması
FETÖ'nün mahrem imamı KKTC'de yakalandı
FETÖ'nün mahrem imamı KKTC'de yakalandı
Foreks ile 50 milyon liralık vurgun!
Foreks ile 50 milyon liralık vurgun!
MB Başkanı Ağbal 2021 enflasyon tahminini açıkladı
MB Başkanı Ağbal 2021 enflasyon tahminini açıkladı
Gönül Soyoğul
Daktilo kokulu yazı
7 Ocak 2021 Perşembe

Özür borçluyuz hayata sevgilim

Kıymetini bilemediğimiz güzel günler için

Naftalinli anıları bir bir çıkarıp

İyi ki İyi ki deme zamanı. (*)

Defolup giden boyu posu devrilesi yılın son yazısına birazcık ‘umut’ kırıntısı ekleyebilmek için nasıl zorlandıysam… Evlere hapsolarak karşıladığımız yeni yılın ‘hayırlara vesile olmasını dileyecek’ bir yazı için de zorlanıp ıkınıp sıkınıyorum günlerdir kadirşinaz okur… ‘Yazı kabızlığı’ diye bir şey var, akşamdan zeytinyağında beklettiğiniz incirin de kafi gelmediği bir tür. Bir tutam umut, bir tutam dostluk, bir tutam yaşam sevinci karışımı, biraz şiir, biraz müzik de ilave edince, tut tutabilirsen yazıyı; şifası “incir, kuru kayısı ya da Magnesie calcinee tozu” değil; bu karışım…

Hani şöyle Saatli Maarif Takvimi gibi bir yazı için oturmak nasip olmuyor baktım, ya Allah deyip vurdum klavyeye kendimi. 2021’in prens öpücüğü gibi bize pembe bir hayatın kapılarını açacağını, hayat bahşedeceğini, masal gibi bir yıl olacağını beklemesek de Gregor Samsa gibi olmayı da düşünmüyorduk bileylediğimiz umutlarla, heyhat! Ki, kimilerimize göre uzun süredir ‘böcek’ gibiydik bize ‘parazit’ muamelesi yapanların inayetleri kinayeleriyle zati, o da ayrı mevzu.

Saatli Maarif Takvimi deyip geçme ‘bu nedir yahu’ diyen genç okur. O takvim ki 160 yaşında. Tee 1860 yılında Hacı Kasım Efendi’nin basıp satmaya başladığı takvim, evlerin baş yapıtıydı çok yıllar boyu, ki Anadolu’da en az 300 bin kişinin evinin başköşesinde hala. 100 yaşını devirip 101 yaşına geçmiş babacığımın da duvarında asılı. İnternet devrine henüz adım atmamış, akıllı telefona hiç heveslenmeyip 40 yıldır aynı numarayla çalan ahizeli telefon modeli babamın, başucu sayfaları onlar.

Tıpkı kitaplar gibi yayına hazırlayıp basanları farklı da olsa, içerikleri üç aşağı beş yukarı aynı olan Saatli Maarif’te neler yok ki… Maniler, fıkralar, şiirler, tavsiyeler, resmi ve dini bayramlar, namaz saatleri, ‘bugün ne pişirelim’den çocuğa verilecek isim önerilerine kadar… Kocakarı soğuklarının ne zaman başlayacağından, kırlangıç fırtınasına, eyyam bahur sıcaklarından yazın/baharın/kışın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte biteceğine kadar. Dünün ‘google’ı bir nevi her bir yaprak.

O takvim yapraklarının ailece konuşulduğu günlük mevzulara, babamın 100 yaşını aşarken bugüne kadar kaç takvim yaprağı kopardığı hesaplarına, yüzde 50 görme kaybı olan gözlerine destek yaptığı büyüteçlerle hala okuduğu sayfaları atmaya kıyamayıp biriktirdiğine, böyle gözümü sulandıracak ah kaç takvim yaprağın kaldı be baba dedirtecek mevzulara girmiyorum izninizle. Daha ayın ilk haftasına tamamladık. Gerçi bize zamlarıyla, bahşiş niyetiyle kökledikleri emekli maaşlarıyla, liyakatsız/emeksiz atamalarıyla, üniversite kapılarına vurulmuş kelepçeleriyle kodu mu oturttu yaptı buncacık zamanda ama daha ilk haftadan kuyruğu kıstırıp kukumav kuşu gibi dalıp gitmeler de yok artık, aşk olsun daha neler!

Aşk olsun dedim de durdum bir an. 23 Aralık’ta apar topar bir yazıyla def eylediğim son yazıdan sonra sosyal medyada 28 Aralık tarihli bir paylaşım yapmıştım taze bir şairin ilk kitabı vesilesiyle… Demiştim ki:

“Yaşadığımız gerçekliğin yükünü, hayatın sokaklara değil evlere aktığı günlerde herkes kendi meşrebince taşımaya, hafifletmeye çalışırken… Sevgili Sercan’ın şiirle nefes alıp verdiğinin farkındaydım elbet. Dünyasının ‘politik haberlerden’ öte olduğunun…

Saatleri saymaya başladığımız şu son üç günde, ‘uğursuz 2020’ye şiirle veda etmek de tam Sercan’a göre oldu, naifliğini şiirle ilan etti.

Hani, Afşar Timuçin hoca bir şiirinde diyor ya;

“Biz şimdi aşk öğrenelim
Şehirler haritalardan kaçmıyor ya
Bilgi nasıl olsa kitaplarda kendi malımız…”

Yaşadığı tamamlanmamış aşka saygı duruşu olan Daktiloda Yazılmış Aşk kapkara bir yılda geriye bıraktığımız bir güzellik olarak kalacak hafızamda/kişisel dünyamda… Yüreğine sağlık sevgili arkadaşım, meslektaşım… Defteri kapattın, ‘yeni bir aşk’ seni bekliyordur umarım, dilerim…”

İşte o gün kendime bir söz vermiştim, ‘kapkara değilse de kara bir yıl olacağı besbelli. Derin derin çektiğin nefesleri daha ilk günden tüketme, tüketilmesine izin verme. Hani göçük altında kalanlara öğretildiği gibi, nefesini idareli kullan, konuşma, hiç durmadan bağırma, oksijenini idareli kullan ki, yaşayasın, daha ilk saatten dört kolluya binmeyesin!”

Sözümü tutuyorum, yılın ilk yazısını aşka, sevgili Sercan Avcı’nın Aşk bu, herkese şanslı değil, kimilerinin hikayesi hep yarım Ben de onlardan biriyim diyerek kaleme aldığı şiirlerine ayırıyorum.

‘Kadın mezbahası’na dönmüş bir ülkede, bir kadından ayrılmanın acısını şiirden çıkaran bir adam… Bilinir ki şiir her zaman, başka okumalara ve yorumlara da açık bir türdür; beğenir ya da beğenmezsiniz. Ama kalbinin acısını, tamamlanmamış aşkını, daktiloyla başlayıp bilgisayarla sökmüş lale devrinden kalmış bir adamın naifliğine gülümseyerek karşılık verirsiniz. Ya da böyle yazarsınız işte.

Sadece hikayesi yarım kalanlara değil, aşkla acı sınavlar vermiş herkese dokunduğu için ‘aşk olsun çocuk’ diyerek; hepinize umudunu artıracak bir yol dileyerek… 

Ben seni Buca gibi sevdim

Tüm yollar tıkalıydı

Ben yine de sana geldim!

 

Ben seni Çeşme gibi sevdim

Güneşim de sendin

Denizim de rüzgarım da.

 

Ben seni Konak gibi sevdim

Kalbimin, ömrümün

En orta yerine koydum.

 

Ben seni Seferihisar gibi sevdim

Sakince, yavaşça

Her anın kıymetini bilerek.

 

Ben seni Aliağa gibi sevdim

Limanımdın sen benim

Ben hep sana sığındım

 

Ben seni Karşıyaka gibi sevdim

Sokağımdın, evimdin

Odamdın

 

Ben seni İzmir gibi sevdim

Hesapsızca, özgürce

Sabah boyozun tadında

Akşam anason kokusunda…” (*)

(*) Daktiloda Yazılmış Aşk, Sercan Avcı/Postiga yayınları

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Halil tataş 14 Ocak 2021 Perşembe 10:43

Zevkle okudum kardeşim ben gerçek dostları gerçekten çok sevdim saydım ve onları tanımaktan mutluyum sizler gibi selamlar

Yorumu oyla      0      0  
Sevil Soydanbay 10 Ocak 2021 Pazar 17:39

İzmir''e güzelleme şiirinize Cahit Külebi''den. İzmir''in denizi kız, kızı deniz kokar.Sokakları hem kız hem deniz kokar.

Yorumu oyla      0      0  
Zülal İPEKPULA 10 Ocak 2021 Pazar 12:06

Aşk ,Maarifli Duvar Takvimi ancak bu kadar güzel anlatılır,annen 90 yaşında ona götürdüğümüz hiç bir takvimin yüzüne bakmazdı illa ki Maarif Takvimi isterdi,ne güzel yaşadık nasıl bir gençlik geçirdik hepsi muhteşemdi.??????????????????

Yorumu oyla      0      0  
Düriye Ayyıldız 7 Ocak 2021 Perşembe 19:41

Teşekkürler arkadaşım...Yazınla yine bir sürü şey çağrıştırıp yine bir sürü şey ekledin beleğime, yüreğime...Bir de Sercan Avcı şiiriyle tanıştırdın ya... Ben bu şiiri, sevdiğim şiirler "gibi sevdim"...

Yorumu oyla      0      0  
Şerif Özsakarya 7 Ocak 2021 Perşembe 14:05

Kaleminize sağlık. Sercan beyin kitabını henüz almadım, eminim ki harikadır. Sevgili ön yargımın sayesinde seçtiğim yazarların kitapları beni bugüne kadar yanıltmadı yine öyle olacaktır. Zira bu defa sevgili ön yargımın bir de sevdiğim, inandığım bir gazeteci önermesiyle destek bulması var. Yazılarınızı merakla bekler olduk artık, arayı fazla açmayalım lütfen.Saygıyla, iyi çalışmalar.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Fikret İlkiz
Üniversitemizde kayyum rektör istemiyoruz
Sercan Avcı
Deniz Yücel’in bol krizli- mesafeli sınavı!
Gönül Soyoğul
Medya, cambazlık mı?
İlker Ağın
Tarım bayram mı?
Dr. Tuncay Filiz
Demir eksikliği her yaşın sorunudur
Taha Okan
HDP kullanılarak CHP'ye tuzak mı kuruluyor?
Seray Akın Ürkmez
İnsanın son mülkü
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri