POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT DÜNYADAN EKONOMİ TÜMÜ
TTB davasında karar: Merkez Konseyi görevden alındı
TTB davasında karar: Merkez Konseyi görevden alındı
Erdoğan'dan yerel seçim mesajları!
Erdoğan'dan yerel seçim mesajları!
İmamoğlu'nun 'ihaleye fesat' davasına erteleme!
İmamoğlu'nun 'ihaleye fesat' davasına erteleme!
Erdem Gül hakkında hapis cezası istemi!
Erdem Gül hakkında hapis cezası istemi!
İlker Ağın
Damızlık mı kasaplık mı?
11 Eylül 2023 Pazartesi

Enflasyon baskısıyla alım gücü ve tüketicinin göreceli olarak geliri hızla düşerken en temel ihtiyacımız olan beslenmeye gelirimizden ayırdığımız pay da aynı hızla yükseliyor. Et ve süt fiyatları da, beslenmede vazgeçilmezimiz olan hayvansal gıdaların soframızdaki miktarındaki belirleyici unsur. 
Bu güne dek genelde tarımın gerek bitkisel üretim, gerek hayvansal üretim gerekse birbirlerini tamamlayan bu iki üretim ayağının ilişkileri üzerine kalemim yettiğince yazdım, yazacağım da. 
Bu yazımda hayvansal üretimin, sonucu belirleyici sorunlarından birine değineyim istedim.
Sadece et ithalatına değil tarımsal ürünlerin genel anlamda ithalatına karşı tutumumu yazılarımı izleyenler çok iyi biliyor. Tüketici açısından baktığımızda ithalat ( kırmız et ithalatı) fiyatları anlık olarak ucuzlatıyor gibi görünse de bir sonraki aşamada maliyeti daha da ağırlaşan bir sonuç doğuruyor.  Son  günlerde gazetelerde et ithalatı ile ilgili bir habere  rastlamamış olsak da durum bana göre hiç de öyle değil. Neden değil?
2022 yılında ülkemize 40 bin baş damızlık düve ithalat yoluyla girmiş. Temmuz ayı sonu itibariyle de 2023 yılında bu sayı yaklaşık 17 bin baş.  Hayvan başına, işletmeye maliyet ise hayvanın ırkına ve menşeine bağlı olarak değişmekle birlikte 2700-3000 Avro arası ki bu günkü zirve yapmış kurlarla yaklaşık 78 -87 bin TL diyebiliriz.
2020 yılı boyunca 2,30-TL / litre olan süt fiyatı karşısında üretici, o güzelim ineklerini en verimli dönemlerinde kesimhanelere göndermek zorunda kaldı. Bunun elbette bir karşılığı olacaktı ve 2021 yılına litresi 2,80- TL den başlayan süt fiyatı, yılın sonunda 4,70-TL ye ve 2022 sonunda da 8,50-TL ye ulaştı. Şu an itibariyle süt sanayicisi litresi 12,00- TL nin altında süte ulaşamıyor. Üretici tarafında ise ülkedeki enflasyonist ortamda maliyetler, kazanılan para ve bu işin ne kadar sürdürülebilir olduğu da belki ayrı bir yazının konusu olabilir. Ama bu gün için sütün litre maliyetinin de  11- TL nin altında olmadığını söylemeliyiz. 
Gelelim sütün kaynağı damızlık ineklerimizin durumuna. Ama önce et fiyatlarına da bir bakmamız gerekiyor. Bu gün raflarda kemiksiz 400- TL nin pek altında göremediğimiz dana etinin etin kesim ya da karkas fiyatları 230-235-TL / kg arasında. Bu yılın başında ise 125-130 Tl / kg arasında idi. 2023 başında Avronun 20-TL olduğu notu da burada dursun. 2022 yılı başında ise kesim fiyatları 60-TL / kg  iken Avro da 15- TL civarında imiş.
Bu kadar rakama neden mi boğulduk? Hani şu gözümüz gibi bakmamız gereken ve etin de kaynağı süt ineklerimiz var ya, onların aslında para karşılığını biraz anlamaya çalışalım diye. 
Kültür ırkı yetişkin bir inekten yaklaşık 300-kg karkas çıktığı ve dana fiyatına göre %10 kadar daha az fiyatlandığını düşünürsek bu gün için bir ineğin et değeri en az 70 bin TL yani 2400 Avrodan fazla. İthal ettiğimiz düvelerin en az 4 aylık gebe olduğunu ve yeni doğan bir buzağının da en az 12 bin TL olduğunu eklersek damızlık yetiştirmek yerine ithalatın bu kurlara rağmen cazip kaldığını söylemek yanlış olmaz. Tartışmalı hayvan varlığı rakamlarımıza ( küpe sayısı mı, hayvan sayısı mı meselesi) , ithalatın üretim önündeki engellerinin yanı sıra hastalıkların taşınması riskini de eklediğimizde besleme ve maliyetin ötesinde başka sıkıntılarında uzun olmayan bir vadede kapımızı çalacağı çok açık. 
Et fiyatları biraz yükselmeye görsün, mevcut inekler doğru kesime. Nasıl olsa kesim fiyatına hayvanımız gençleşiyor. Ne güzel değil mi?
 Yine üretmek yerine ithalat. Hesapsızca, ne pahasına olursa olsun. 

Ama daha can alıcı bir başka soru var. Damızlık süt ineklerinin kesimi yasak.  Peki nasıl oluyor da bu fabrika gibi hayvanlar bu kadar kolay bıçağa gidiyor? Kesim koşulu, damızlık niteliğinden çıkmış olmasını  ( mastitis, kör meme, kısırlık v.s ) belgeleyen bir veteriner hekim raporu. Görünen o ki bu rapora ulaşmak da hiç zor değil. 
Tarım Bakanlığının, yazdığını yapması, damızlık dişi hayvanlarımızın bu şekilde harcanmasının önüne geçmesi gerekiyor. Ya da daha başka bir ifade ile etkin kamu denetimi şart. Aslında her anlamda her yerde.  Yazdığımızı yapmayacaksak neden yazıyoruz?
Sofralarımızda daha çok hayvansal protein mi görmek istiyoruz? Öyle ise nasıl olacak bu işler?

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Sercan Avcı
MYK, İzmir ve Soyer
İlker Ağın
Atatürk ve tarım
Seray Akın
Otomobilin neyi eksik? Onun da tarihi var...
Fikret İlkiz
Yargıç dertlenmesi ve etik
Dr. Tuncay Filiz
Hipertansiyon
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri