POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT DÜNYADAN EKONOMİ TÜMÜ
Ölü bulunan İngiliz istihbaratçının eşi konuştu!
Ölü bulunan İngiliz istihbaratçının eşi konuştu!
Kılıçdaroğlu'dan Tank Palet Fabrikası eleştirisi
Kılıçdaroğlu'dan Tank Palet Fabrikası eleştirisi
Beyoğlu'nda kadın turiste demir çubuklu saldırı
Beyoğlu'nda kadın turiste demir çubuklu saldırı
Erdoğan'dan ABD ziyareti öncesi kritik mesajlar!
Erdoğan'dan ABD ziyareti öncesi kritik mesajlar!
Seray Akın Ürkmez
Hayal edin... Tarih kafamızın içerisinde canlanmayı bekliyor!
31 Ekim 2019 Perşembe

İzmir’imizin güzel ilçesi Selçuk tarihi geçmişinin yanısıra kasaba dokusunu koruyuşunun verdiği atmosferle çocukluğumdan beri her gittiğimde huzur bulduğum ayrı keyif aldığım bir yer. Su kemerlerinden, tarihi dokusunu koruyan evlerin olduğu sokaklarına, Artemis Tapınağı’ndan, Efes Antik Kent’ine, İsa Bey Cami’nden, St Jean Kilisesi’ne sayısız kültürel çeşitliliği barındıran özel bir yerleşim yeri.  Hepsini ayrı ayrı anlatmayı çok isterim ama bu yazımda sizlere geçtiğimiz günlerde bir akademisyen arkadaşım ile tekrar ziyaret ettiğim St. Jean kilisesinden biraz bahsetmek istedim. 

Hepinizin mutlaka bir defa gitmiş olduğunu düşündüğüm Selçuğa girişte, kocaman bir tepe üzerinden bizi karşılayan Ayasuluk Kalesi, Efes kadar adına aşina olmasak da çok önemli bir ören yeridir. Kalenin eteklerinde yer alan St. Jean/Aziz Yuhanna Kilisesi ise Hristiyanlık için önemli bir hac merkezidir.  MS 2. yy başında ortaya çıkan bir Hıristiyan geleneğine ve inancına göre Yuhanna (Aziz Yahya) aynı zamanda İsa’nın Havarisi, İncil’in ve Apokalypse’nin yazarıdır. Meryemana ile birlikte Efes’e geldiği kabul edilen Aziz Yuhanna, kendi adı ile anılan incili ile mektuplarını Ayasuluk’ta yazmış ve ölümünden sonra Ayasuluk Tepesi’nin güney yamacına gömülmüştür. Önce kendisi için basit bir mezar anıtı yapılmış ve bu mezarın üzerine MS 5. yy'da ahşap çatılı bir bazilika inşa edilmiştir. MS 6. yy başındaki depremlerde kullanılamaz duruma gelen yapının yerine Bizans İmparatoru Justinianus ve karısı Theodora (527-565) tarafından haç planlı, kubbeli yeni bir yapı yaptırılmıştır 

Efes St. Jean Kilisesi Erken Bizans Dönemi’nden, 1304’teki Türk fethine kadar önemini korumuştur.  Efes’te Artemis Tapınağı’ndan sonra inşa edilmiş en büyük dini yapıdır. Ayasuluk’un Bizans’tan alınması Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından 1304 tarihinde olmuştur. Ayasuluk'un Türkler’in eline geçmesine karşın Bizans kilise örgütü pek zarar görmemiş, 1360-1361 yıllarında deprem sonucu yapı yıkılmıştır.

Günümüzde ise geçirdiği restorasyonlar ile yapıyı gezdiğimiz esnada bize bütününü hayal ettirecek kadar ayaktadır. Vaftizhanesi, hazine odası avlusu, kilise bölümü  ve diğer bölümleri ile gezmekten büyük keyif alacağınızı düşündüğüm St. Jean Kilisesi günümüzde de özel dini seramonilere ev sahipliği yapmaktadır. 

Tarihi bilgilerine değindikten sonra size kilisenin bulunduğu alanın hissettirdiklerinden biraz bahsetmek isterim. Kilise bulunduğu tepenin konumu sebebi ile eşsiz bir manzaraya sahip.  Kilisenin avlusunun olduğu bölümden baktığımızda yüz yıllar boyu Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar ile oluşan ovanın dingin görüntüsü ve belkide benim gibi ova çocuklarının aşina olduğu denizle nehrin kavuşmasının asırlık kokusu ile hoş bir huzur kaplıyor içimizi. Bu manzara eşliğinde, kilisenin biraz yukarısında bulunan ören yerinin kafesinde dinlenebilir, yüzyıllar boyu süren bu alandaki yaşanmışlıkları ve doğal süreci hayal edebilirsiniz. 

?Bu moladan sonra Ayasuluk Kalesi’ne çıkıp Selçuk’un Aydınoğulları ve Osmanlı dönemindeki yerleşim kalıntılarını gezerek ayrı bir atmosferde daha geniş açıyla manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz. 

Yemeği içmeyi seven biri olarak benim her Selçuk gezimde yaptığım iki alışkanlığım söz konusu. Genel algı olarak Selçuk’a giden çöp şiş yese de, Selçuk’ta karışık dedikleri yumurtalı tosttan yemeden, müzenin önündeki çay bahçesinde bir şeyler içmeden dönmem... Size nacizane tavsiyem bunlardır. 

Bir de buradan uzun yıllardır Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Anıtı kazılarını yürüten ve çalışmaları ile bu alanı turizme kazandıran saygı değer hocamız Dr. Mustafa Büyükkolancı’ya emeklerinden dolayı teşekkür etmek isterim. Antik yerleşimleri gezerken onların görülebilecek hale gelme süreçlerinde neler yaşandığını, ne emekler ile bilime ve turizme kazandırıldığını, yaz sıcaklarında arkeologların ve sanat tarihçilerin nasıl emek emek çalıştığını unutmaz, tüm yaşanmışlıkları bu şekilde hayal ederseniz hem siz hem de ben çok mutlu olurum. 
Hayal edin! Her şey kafamızın içerisinde canlanmayı bekliyor. 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 3 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Eralp özkaragüllü 2 Kasım 2019 Cumartesi 07:12

Yumurtalı tost ??

Yorumu oyla      0      0  
Serap 31 Ekim 2019 Perşembe 12:31

Selçuk un tarihi bukadar güzel anlatılamaz harikasın kalemine sağlık

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Fikret İlkiz
Erişimin engellenmesi son çaredir
Gönül Soyoğul
“Şerefsizim, bir cinnet her şeyi halleder!”
Dr. Tuncay Filiz
Hassas bağırsak sendromu hassasiyet gerektirir
Sercan Avcı
Uzlaşı askıda, kutuplaşma kapıda!
Seray Akın Ürkmez
Hayal edin... Tarih kafamızın içerisinde canlanmayı bekliyor!
İlker Ağın
Ucuz mu? Sağlıklı mı? Güvenli mi?
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri