POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT DÜNYADAN EKONOMİ TÜMÜ
Alkollü sürücü dehşeti! Durağa daldı: 3 ölü
Alkollü sürücü dehşeti! Durağa daldı: 3 ölü
AK Parti'li Yavuz'dan 'arabuluculuk sınavı' yanıtı!
AK Parti'li Yavuz'dan 'arabuluculuk sınavı' yanıtı!
Son yılların en büyük sahte içki operasyonu!
Son yılların en büyük sahte içki operasyonu!
Ankara'dan ABD'deki yaptırım hazırlığına tepki!
Ankara'dan ABD'deki yaptırım hazırlığına tepki!
Gönül Soyoğul
Ne çok ‘keşke’si var bu kentin, ah!
17 Temmuz 2019 Çarşamba

Tam da Calvino’nun ‘Görünmez Kentler’ini yeniden karıştırır, altı çizilmiş satırları, kenarlarına alınmış notları gözden geçirip İzmir’le kurduğum bağları hatırlamaya… Bu kentin ‘ah ne çok keşkesi olduğu’ üzerine zihnimde kederli yolculuklara çıktığım bir güne denk geldi teklif.

Artık bana nerede olduğumuzu hatırlatacak izler arar olduğumdan mı…  Kentin hafızası olan yerleri bölük pörçük bildiğimi, kimilerinin hafızamdan silinmeye başladığını panikleyerek fark ettiğimden mi ? Bir dosttan gelen ‘Basmane turu’ teklifine coşkuyla atlayıverdim. Planlanmış bir sürü rutin işi, yazılacak yazıyı, akşam yemeğe gelecek misafirleri, ötesini berisini  düşünmeden, duyduğum heyecana da şaşarak… koşarak gittim.

“Calvino için kentler anıların, arzuların ve bunun gibi çoğaltılabilecek birçok şeyin bir araya gelmesidir. Anıların ve arzuların da takas edildiği yerlerdir. Calvino’nun masalımsı, büyülü, gizli, ince, ütopik ve görünmeyen kentlerinde biz de onun rüya alemine girer, aynı yolculuğu yaparız” diyen bir yazarın bu kışkırtıcı anlatımı mıydı beni tetikleyen?

Yoksa Calvino’nun  “Bugün kent kavramı bizim için ne anlama geliyor? Onları kent olarak yaşamanın gittikçe zorlaştığı şu günlerde, kentlere, son bir aşk şiiri gibi bir şey yazdığımı düşünüyorum. Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya“ satırları mı?

Zihnimde; yeni bir kent kuran Kubilay Han ile kent kent dolaşan Marco Polo’nun söyleşisi , bilim ve masalın iç içe geçtiği Görünmez Kentler kitabı… Yanımda sıcacık dostlar… Önümüzde, geçmişle bugün arasındaki zamanı inanılmaz akıcılık ve sahicilikle anlatan mihmandarımız, rehberimiz, arkadaşımız Teodora Hacudi.

Neye sahip olup neleri kaybettiğimizin/kaybetmekte olduğumuzun sokaklarında gezdik saatlerce. Üzerimizdeki akıllı telefonlar on bin adımı geçtiğimizi gösteriyordu geziyi sonlandırdığımızda ama… Kahvehaneleri, meyhaneleri, sebilleri, hamamları, çarşısı, spor kulübü, camileri, kiliseleri, gar ve otelleriyle, kentin ilk mahallelerine ev sahipliği yapan… Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, Rum, Türk, Ermeni… Bu birlikteliği sergileyen çeşitlilikteki mimari dokusunun izleri, yıkılmaya ramak kalmış kimi yapıları, restore edilip canlandırılmış, yeniden hayata kazandırılmış binaları, kıvrımlı, kimi zaman daralıp kimi zaman çıkmaza varan sokakları, yokuşları, inanılmaz bir yaşam çeşitliliği saklayan kortejolarıyla… Bu müthiş birikimin/ zenginliğin ortasında yaşanan yoksulluğun zihnimdeki adımlarıysa, devam ediyor halâ, yazarken de… 

Sevgili Haluk Tekeli, sormakta haklı:
“Avlunun ortasında bir ağaç, bağımsız odalarda konaklayanlar bu kez siyah derili Kongolu gençler. Kadınlı erkekli dolaşıyorlar, hepsi çok genç, çocuklar ve hamile kadınlar da var. Kortejoda soğuk duş 10 TL, sıcak duş 15 TL yaşamaya çalışıyorlar. Avluda yeni doğmuş kediler cılız, anneleri daha da cılız. Göç edenlerin rengi değişiyor, inancı değişiyor, dilleri değişiyor, kültürleri değişiyor, ama "Kortejo" yaşamı devam ediyor. Büyük bir tarihsel, kültürel mirasın nasıl çöktüğünü; istenmeyenlerin, dezavantajlı grupların alternatif yaşam mekanlarının nasıl oluştuğuna tanıklık ediyorsunuz kentin orta yerinde. İzmir dendiğinde gerçekte burası da içinde olduğu halde kentin dışında kalmış bu aykırı yaşamı, bu tarihsel miras üzerine yeniden düşünmeden nasıl bir İzmir olacağız?”

Ve ah! Elbette. Bir de kediler… Her renk ve boyda, dünyanın yoksul yerlerinden kopup gelen Afganlılar, Afrikalılar ve dahasıyla, yoksulluğu paylaşan, umudu bilmeyen, gözlerinden keder ve irin akan, bir deri bir kemik kediler…

“Merak etme minik fare

Bir sen değilsin hayalleri suya düşen.

En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider...

Ve vadedilen mutluluktan geriye

Acı ve keder kalır.” (.) dizeleri de ekleniyor heybeme, sıcak ve nemden tişörtün yapıştığı sırtıma…

Kemeraltı’nda tarihi hanlardan birinde susuzluğumuzu ve açlığımızı dindirirken, her birimizin yüzünde yolculuğumuzun izleri vardı terle karışık… Her ne kadar gezi süresince ara verdiğimiz telefonlarımıza dönmüş, ardı ardına sıralanmış Kültürpark’la ilgili tartışmaların, can sıkıcı gelişmelerin mesajlarına gömülmüş görünsek de…  Mirasyedi yöneticilerin yıllar boyu biriktirdikleri hataları, günahlarıyla boynunu bükmüş Basmane’yi… Yıllar önce hayal edilip cennet bir vaha olarak yaratılmış Kültürpark gibi bir mirası korumak için elimizden geleni yapmak üzere sessizce mutabakata varmış “yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan rüya"ya inanmış insanlardık halâ…

Kaderinden kaçmaya çalışan Oidipus, Thebai’ye geldiğinde Sfenks’in kentin kapısını tuttuğunu görür. Sfenks, içeri girmek isteyenlere, cevabı “insan” olan soruyu sormakta ve bilemeyenleri öldürmektedir. Oidipus cevabı bilerek kenti canavardan kurtarır. Calvino’nun her birinin mekanı da kişisi de kendisi olan masal kentleri de bize bu soruyu soruyor ya da bu cevabı veriyor:

“…Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır.

Ya da onun sana sorduğu ve ille de yanıtlamanı beklediği sorudur, tıpkı Thebai’nin Sfenks’in ağzından sorduğu soru gibi.” (..)

Belki de Sayın Tunç Soyer’in nezdinde bu kentin yöneticilerinin işe, bu sorularla başlaması, hepimizin hayrınadır… Ve elbet kentin…  Korunmayı bekleyen/hak eden muazzam mirasların… Anılarımızın…

(. )John Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar adlı kitabının ismine ilham veren Robert Burns şiirinden…

(..) Görünmez Kentler’den

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 7 yorum var, 7 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Necla Doksanyedi 18 Temmuz 2019 Perşembe 11:39

Yüreğine, bilgine, anlatımına, kalemine sağlık Gönül''cüm. İyi ki yazmışsın, çok güzel yazmışsın. İçimiz acıyarak bakıyoruz geçmişimize. Yaşanmışlıklarımızın yüzünü gülümsetecek dokunuşlara çok ihtiyacımız var.

Yorumu oyla      0      0  
Sancar Maruflu 18 Temmuz 2019 Perşembe 04:05

Gönül Soyoğul, yıllar hiç boşa geçmemiş. Çok güzel yazmışsın. Doğru görüşlere ne deriz ki? Maalesef hepimizin suçları var. Biz ALYANAK döneminde Hamdi ASENA ile birlikte yonetimdeydik. Çok iyi işler yapmistik. Dahası da olacaktı. Mendebur 12 Eylül Darbesi oldu. Herşey durdu. Hepimiz darmadağınık olduk. S eksenli yıllardan itibaren arabesk plak çalmaya başladı. Kültürpark ta bugünlere gelindi maalesef... Ne diyelim, ; Başımız Sağolsun.... Selam ve Sevgiler olsun. Sancar maruflu

Yorumu oyla      0      0  
Tuncay Filiz 17 Temmuz 2019 Çarşamba 19:16

Zamanın inançlı evlatları ile mekanın kararlı sakinleri arasında çatışmaya ayna olmuş Gönül’den izlenimler??

Yorumu oyla      0      0  
Gönül soyoğul 17 Temmuz 2019 Çarşamba 14:41

Feyzi Hepşankal, sevgil kadim dost, o güzel yüreğinden öpüyorum...

Yorumu oyla      0      0  
Feyzi Hepşenkal 17 Temmuz 2019 Çarşamba 13:40

Yüreğimi eze eze yazmışsın Gönül.

Yorumu oyla      0      0  
gönül soyoğul 17 Temmuz 2019 Çarşamba 12:51

Sevgili Başkan, bu soruyu çok kısa bir süre tedrisatımdan geçmiş öğrencim olmuş Birsen Ülkü'ye sorsanız :) Sevgi ve saygılarımla, teşekkürlerimle...

Yorumu oyla      0      0  
Hakkı Ülkü 17 Temmuz 2019 Çarşamba 09:55

Gönül hocam, sizin rahle-i tedrisatınızdan geçip de edebiyatı sevmeyen öğrenciniz oldu mu hiç?

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Seray Akın Ürkmez
Bir bilet kes Anadolu'ya!
Fikret İlkiz
Şiddetin yaşamı infazı
Dr. Tuncay Filiz
Dik dur, boyun eğme!
Gönül Soyoğul
İduğ’u dinleyip Büyükerşen’i hatırlamak…
Sercan Avcı
Sandığın ‘Z raporu' ve potansiyel adaylar!
İlker Ağın
Ucuz mu? Sağlıklı mı? Güvenli mi?
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri