AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen 4’üncü dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 12’si emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
DHA'daki habere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler olmak üzere 4 ana başlık altında inceleme yürütüldü.
Bu kapsamda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 27 Temmuz Pazartesi günü sabah saatlerinde düzenlenen 4’üncü dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Pazartesi günü gözaltına alınan 13 şüpheliden 12’si emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından bu sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.
BAŞARAN DAHİL 7 KİŞİ TUTUKLANDI
AHBAP soruşturması kapsamında Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 4’üncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüphelinin emniyet ve savcılıktaki işlemleri tamamlandı. Soruşturma kapsamında Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Mahkeme, Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek’in tutuklanmasına, 6 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.
KONUT VE KONTEYNER ALIMLARI İNCELENDİ
Soruşturmada, AHBAP Derneği’nin 2023 yılında konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında işlem başlatıldı. Bu kapsamda Ayhan D., Nejdet K., Murat Y., Ayhan Ç. ile derneğin satın alma müdürü Deniz Ş. hakkında işlem başlatıldı.
TAŞINMAZ DEVİRLERİ VE ÇEKLER İNCELEMEYE ALINDI
Diğer yandan soruşturma kapsamında bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Yeliz K.’ye çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi. Taşınmaz devirleriyle bağlantılı olarak Hüseyin B., Recep D., Emre S., Faruk K. ve Orhan İ. hakkında işlem başlatıldı. Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri de incelenirken, çekleri devraldığı belirlenen Sibel K. ile Muhammed Ali Y. hakkında da işlem yapıldı.
HALUK LEVENT İLE MALİ İLİŞKİLERİ İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında ayrıca Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi.
SAVCILIK İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
'KIZIMIN ADINI KULLANARAK DUYGUSAL İSTİSMAR SÜRECİ YÜRÜTTÜ'
Hüseyin Başaran ifadesinde, "Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon'da otelin lobisinde tanışmıştık. Sonra 4 sene boyunca kendisini hiç görmedim. Bende telefonu dahi yoktur. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştık. Bana daire satın almak istediğini söyledi. Bende tamam dedim. 2 gün sonra Göktürk'te bulunan satış ofisime geldi burada görüştük.
Daireleri gezdi sonra ayrıldı. 2 gün sonra tekrar geldi. Toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını, benden de daire satın almak istediğini söyledi. Bir bartel havuzu oluşturduğunu ve yurt dışından fonlar geldikçe satın aldığı dairelerin parasını ödeyeceğini söyledi.
Bana Yeliz Kaya'yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttı. Dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söyledi. Biz 4-5 gün içerisinde 3 veya 4 taşınmaz devrettik. Karşılığında herhangi bir para almadık. Vadeli senetler aldık. Hatta bir miktar parayı vadesi gelmeden ödeyince güven sağladı. Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü.
Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire, 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği'nin kefil olduğu senet yoktur. Ayrıca dekontlarda da sunduğum gibi çok cüzi ödemeler yaptı" dedi.
'TAŞINMAZLARIN ESİN'E DEVREDİLECEĞİNİ BİLMİYORDUM'
Başaran, "Esin Önder Çağlayan'ı tanımıyorum. Daha sonra kendisini ve şirketlerini araştırdım. Güçlü şirketler olduğunu öğrendim. Benim bir savunma sanayi şirketim yoktur. Sadece özel jet bakım hangarımızın bünyesinde olduğu MC havacılık şirketini ARCA havacılığa sattık. Sahibini bu vesileyle tanıdım.
Benim bu 22 adet taşınmazın Esin Önder Çağlayan'a devredileceğinden haberim yoktur. Bu 22 taşınmazda ipotek yoktu. Zaten fon gelebilmesi için ipoteksiz olması gerektiğini söylemişti. Organize sanayi bölgesinde bulunan taşınmazın 'Globus' isimli şirkete devredileceğini Yeliz Kaya'ya devredilmeden önce öğrenmiştim ama ben 'Globus' şirketini halen Haluk Levent'in bahsettiği bartel sisteminin bir parçası olarak düşünüyordum.
Bu 22 taşınmaz üzerinde şu anda ciddi ipotekler vardır. Globus ve Kanat şirketleri veya Esin Önder Çağlayan bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çekmişlerdir" dedi.
'DEVRETTİĞİMİZ TAŞINMAZLARIN PARASINI ALAMADIK'
Başaran, "Haluk Levent bir gün bana Amerika'da bir iş insanından bahsetti. Bu kişiye tekne satabileceğimizi söyledi. Ben de buradan komisyonumu alırım dedi. Sonra bizden bir takım belgeler istediler, verdik ses seda çıkmadı.
Ayrıca bana kendisi için bir jet satın almak istediğini söyledi. Benim jetimin satılık olduğunu bir şekilde öğrenmiş. Bana bir protokol getirdi. Sonra satış gerçekleşmedi. Protokole imza attım ama satış tabi ki gerçekleşmedi. Ayrıca biz alıcısı Yeliz Kaya olan muhtelif sayıda gayrimenkul satış protokolü de yaptık. Bu protokollerin konusu yaklaşık 100 taşınmazı içermektedir. Devrettiğimiz taşınmaz sayısı 22'dir.
"TILSIMLI GİBİYDİ"
Diğer taşınmazları devretmedik. Devrettiğimiz taşınmazların da parasını alamadık. Yanlış hatırlamıyorsam 2 kere yukarıda bahsettiğim jeti kiralayarak seyahatler yaptı ancak bunların da parasını ödemedi. Haluk Levent ile aramızdaki ilişki 6-7 ay içerisinde bu boyutlara ulaştı. Tılsımlı gibiydi.
Sadece 22 taşınmaz devrettik ama yukarıda bahsedilen protokoller imzalandı. Geniş ölçüde bir ilişki tesis edildi. Benim yurt dışında adıma kayıtlı olan hiç taşınmazım yoktur. Haluk Levent'in yurt dışında taşınmazı olup olmadığını bilmiyorum. Ben derneği de bilmiyorum. Kesinlikle bana yurt dışında bir taşınmaz devretmemiştir. Yurt dışında herhangi bir ticari ilişkimiz de olmadı" dedi.
BAŞARAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı.
Başaran ifadesinde Haluk Levent'in anlattığı barter havuzu sisteminden bahsederek " Bu fonlardaki paraların 6 ay-9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini ama fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini söyledi. Daha sonra yaptıracağı yardımların da bu barter havuzundan karşılanacağını söyledi.
Barter Havuzu sistemi şu şekilde işlemekte; örneğin bir yurt yaptırılacağı zaman bunun bedelinin bir taşınmaz olarak ödenmesidir. Bu sistemin benimle bir alakası bulunmamakla birlikte Haluk Levent’in kullandığı sistemin bu olduğunu kendisi bize anlattı" diye konuştu.
'TAŞINMAZLARIN BARTER HAVUZUNDA TOPLANMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ'
Hüseyin Başaran ifadesine, "Haluk Levent ile 4 yıl önce Trabzon'da otelde tanıştık. Daha sonra şubat 2026 yılında Göktürk'teki bir balıkçıda misafirlerimi yemek yemeye götürmüştüm. Haluk Levent de orada başka bir masada oturuyordu beni görünce yanıma geldi ve ayaküstü konuştuk.
'Senin inşaatın önünden devamlı geçiyorum bir çay içmeye sana gelmek isterim' dedi. Bunun üzerine hatırladığım kadarıyla 2026 yılının Şubat ayları başında Göktürk’teki inşaatımıza geldi ve dairelere bakmak istediğini söyledi. Daireleri gezdikten sonra tekrar yanıma geldi ve fiyatları sordu. Daha sonra deprem bölgesinde yapmış olduğu yardımlardan başlayarak kendi yardımlarını anlatmaya başladı.
Yurtdışındaki yani Amerika, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler'den (BM) yardım fonlarından bahsetti ve bana Amerika'daki BM Genel Sekreter Yardımcısının beraber resimlerini ve gitar çalarkenki videosunu gösterdi. Bu kişilerin kendisine çok güvendiğini çeşitli zamanlarda deprem bölgesi için fonlar yolladığını söyledi ve bunun gibi birçok fonlarına dair video ve resimler gösterdi. Ben de bu resim ve videoları görünce durumu ciddiye aldım. Bu fonlardaki paraların 6 ay-9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini ama fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini söyledi.
Daha sonra yaptıracağı yardımların da bu barter havuzundan karşılanacağını söyledi. Barter Havuzu sistemi şu şekilde işlemekte; örneğin bir yurt yaptırılacağı zaman bunun bedelinin bir taşınmaz olarak ödenmesidir. Bu sistemin benimle bir alakası bulunmamakla birlikte Haluk Levent’in kullandığı sistemin bu olduğunu kendisi bize anlattı" dedi.
'TOPLAM 22 ADET TAŞINMAZ SATIŞI YAPTIK'
Başaran, "Öncelikle benden taşınmaz satın almak istediğini, bu taşınmazlarla fon alacağını, bu fonların 4-5 ay sonra geleceğini söylediği için vadeli olarak ödeme yapacağını belirtti.
Benden almak istediği taşınmazlar normalde de satışa sunulmuş olan taşınmazlardır sadece sağladığı güven sonucunda bu taşınmazların ödemesinin vadeli olacağı kısmını kabul etmiş oldum. Çünkü normalde ben peşin satışlar yapmaktayım. Daha sonra yine aynı satış ofisine asistanı olduğunu söylediği Yeliz Kaya ile geldi.
3 Şubat günü yapılan protokolle toplamda 602 milyon lira karşılığında 4 adet taşınmazın Yeliz Kaya üzerine devredilmesini söyledi. Bunun sebebinin de yurtdışından gelecek olan fonların yetkilisinin Yeliz Kaya olduğunu söyledi; biz de devrettik.
Daha sonra senetlerin vadesinin günü gelmeden Yeliz Kaya isimli kişinin hesabından ilk ödemenin küçük bir kısmı erken yapıldı. Bu ödemenin erken yapılmış olması dahi bende ayrıca bir güven oluşturdu. Tüm bu süreçlerden sonra da yine ofisime gelerek başka taşınmazlar da almak istediğini bunların da yine vadeli olmasını istediğini fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini söyledi.
2026 Şubat ayından itibaren Nisan sonuna kadar toplamda 22 adet taşınmaz satışı yaptık. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya isimli kişiye devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı ancak karşılığında sadece 4 ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira ödeme aldım.
Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların bedelleri rayiçlere uygundur. Hepsi incelenebilir. Başaran fındık fabrikasına normalde 12 milyon dolar istenirken 7 milyon dolara Yeliz Kaya'ya devrettik." dedi.
'SON SATIŞLA BİRLİKTE BİZİ OYALAMAYA BAŞLADI'
Başaran ifadesinin devamında, "Son satışla birlikte ödemelerin günü yaklaştıkça bizi oyalamaya başladı ve ödemeleri yapmadı. Bu ödemeler konusunda kendisiyle iletişim kurmaya çalıştım fakat telefonlarıma çıkmamaya başladı. Sonuç olarak ben de artık şüphelenmeye ve durumu araştırmaya başladım.
Araştırmalarım sonucunda tapu kayıtlarını incelettiğimizde Yeliz Kaya'nın 1-2 gün içerisinde Ankara'daki Esin Önder Çağlayan isimli kişiye veya bu kişinin sahibi olduğu bir şirkete devredildiğini daha ötesi onların da hemen yüksek miktarlarda kredi için başvurduğunu ve tüm taşınmazlara ipotek konulduğunu gördük. Ben Esin Önder Çağlayan isimli kişiyi hiç tanımıyorum.
4 ayrı işlemde yapılan ödemelerin 3'ü Yeliz Kaya isimli kişiden gelirken son ödeme Esin Önder Çağlayan'ın sahibi olduğu şirketten Yeliz Kaya adına daire satış bedeli işlem açıklamasıyla yapıldı. Bu da zaten bu 3 kişinin birlikte hareket ettiğini göstermektedir" diye konuştu.
'AHBAP DERNEĞİ’NE HİÇ BAĞIŞTA BULUNMADIM'
Başaran ifadesinin sonunda, "Ben Ahbap Derneği'ne hiç bağışta bulunmadım, deprem zamanında kendi şirketim üzerinden TIR'larla resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulundum. Ben kendim deprem zamanı zaten oradaki depremzedeleri kendi otelimde aylarca misafir ettim. Bunları şahsen yaptım Ahbap Derneği veya başka bir kurum veya kişi aracı kılınmaksızın yapıldı.
Taşınmazlara dair tüm işlemler hakkında savcılığa şikayette bulundum ayrıca tedbir talepli hukuk davası açtım ve bu tedbirler tapulara konuldu. Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım. Ben sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı da alamadım bu konuda mağdur edilen de benim" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Holding CEO'su Başaran'ın, soruşturmanın ilk aşamasında "müşteki" olarak yer aldığı belirtilmişti.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri