GERÇEKİZMİR - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Eski İl Başkanı ve İzmir Eski Milletvekili Alaattin Yüksel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin geçmişteki 38. Olağan Kurultayı'na yönelik verdiği "mutlak butlan ve ihtiyati tedbir" kararına ve sonrasında yaşanan gelişmelere yönelik açıklamada bulundu.
CHP YARGI SOPASIYLA OYUN DIŞINA BIRAKILMAYA ÇALIŞILIYOR
“Partili ya da partisiz, demokrasiye inanan, ülke yönetiminde vereceği oyla söz ve karar verme hakkını kaybetmek istemeyen herkesin bu hukuksuz sürece karşı durması gerektiğine inanıyorum” diyen Yüksel, CHP’nin yargı sopasıyla oyun dışına bırakılmaya çalışıldığını savundu.
EKONOMİK VE SOSYAL BELİRSİZLİK UYARISI
“Alınan yanlış kararlar yalnızca demokratik kuralları zedelemekle kalmıyor; aynı zamanda yarattığı ekonomik ve sosyal belirsizlikler nedeniyle milyonlarca vatandaşımızın yaşam koşullarını da zorlaştırıyor” diyen Yüksel, ortak bilinç, sağduyu ve dayanışma çağrısı yaptı.
Yüksel’in açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
“Siyasi partiler demokrasinin taşıyıcı kolonlarıdır; kolonları kesilen bir bina nasıl çökerse, siyasi partilerin etkisizleştirildiği bir demokrasinin de ayakta kalması mümkün değildir. Bu nedenle, 2008 yılında bugün iktidarda bulunan AK Parti’nin kapatılmak istenmesine de karşı çıkmıştık.
Bugün de hangi görüşten olursa olsun, partili ya da partisiz, demokrasiye inanan, ülke yönetiminde vereceği oyla söz ve karar verme hakkını kaybetmek istemeyen herkesin bu hukuksuz sürece karşı durması gerektiğine inanıyorum.
2023 yılında yapılan bir kurultay, yüksek yargı organı olan YSK tarafından onaylanmış ve mazbatalar verilmiştir. Anayasa’nın 79. maddesinin emredici hükmü gereği, YSK kararlarına karşı AYM ve AİHM dâhil hiçbir kurum ya da kişi itiraz edemezken; üç yıl sonra ülkemizin kurucu partisi hakkında birinci ve ikinci derece mahkemelerce, kapatılmadan daha ağır sonuçlar doğurabilecek kararlar alınması asla hukuki bir süreç olarak değerlendirilemez ve kabul edilemez.
2024 yılında yapılan yerel seçimlerde birinci parti olan CHP, yargı sopası kullanılarak ve sürekli yapılan müdahalelerle oyun dışı bırakılmaya çalışılmaktadır. Oysa demokrasi rakipsiz oynanan bir oyun değildir. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi, demokratik rejimin temel taşıdır.
Yargı, kuvvetler ayrılığı sisteminin en önemli gücüdür. Ancak bu gücünü, yasama ve yürütmenin yanlış uygulamalarına karşı demokrasinin tüm kurumlarını ve yurttaşların haklarını korumak amacıyla kullanmalıdır.
İş dünyası olarak da her zaman öngörülebilir, adil ve evrensel hukuk normlarının korunması gerektiğini vurguluyoruz. Alınan yanlış kararlar yalnızca demokratik kuralları zedelemekle kalmıyor; aynı zamanda yarattığı ekonomik ve sosyal belirsizlikler nedeniyle milyonlarca vatandaşımızın yaşam koşullarını da zorlaştırıyor.
Yapılması gereken; iktidarıyla, muhalefetiyle ve tüm demokratik kurumlarıyla, bugünümüze ve geleceğimize zarar verecek uygulamalara karşı ortak bir bilinç geliştirmek; barış, sağduyu ve dayanışma duygusuyla hareket etmektir. Ancak bu şekilde demokrasimizi, hukuk devletini ve toplumsal huzurumuzu koruyabiliriz.”