Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel yönetimlerin kültür politikalarında sürdürülebilir ve kalıcı projelere yönelmesi gerektiğini söyledi.
Kültür politikalarının belediye başkanlarının kişisel tercihlerine göre şekillenmemesi gerektiğini ifade eden Aras, festival organizasyonları ve konser harcamalarına ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Festival ve etkinlik organizasyonlarına ilişkin “Çeşme’de tuttu diye herkes ot festivali peşinde” diyen Aras konuşmasının tamamında şunları söyledi:
"Artık ulusal politikalar halkın ihtiyaçlarını yeteri kadar karşılayamıyor. Genel geçer politikalar, popülist yaklaşımlar; özellikle hükümetlerin sadece ülkemizde değil, tüm dünyada hükümetlerin toptancı yaklaşımları, popülist yaklaşımları, siyasi hedeflerle kurulan politikalar, kentlerin ihtiyaçlarını karşılayamadığı gibi çoğu zaman zarar da verebiliyor. Kentler kendi politikalarını oluşturmak zorunda, hangi ölçekte olursa olsun. Çünkü her kentin kendine göre ayrı dinamikleri var. Yani toptancı bir yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez. Biz o yüzden yerel yönetimin güçlendirilmesini, kendi kararlarını alabilmesini hep savunuyoruz. Bugün serzenişlerimiz bu yüzden. Genel olarak yerel yönetimlerin her konuda kendi kararlarını alabilmesinin öne çıkmalı diyoruz. Finansman yeteneğinin, kapasitesinin arttırılması gerektiğini her zaman, her platformda söylüyoruz.
Çünkü tüm alanlarda, şehir planlamasından tutun bugün mimariye kadar, kültür sanat ve sosyal tüm politikalara, hepsine kadar kentler kendi yollarını çizebilmeli. Onlara bir şey dayatılmamalı ve gerekli imkanlar kentlere sağlanmalı. Eğer demokratik bir ülkede yaşamak istiyorsak tabii ki. Çünkü demokrasi kentlerde ancak başlar, oralarda yaşanır, uygulanır ve ülke sathına yayılır. Buralarda aslında çok büyük bir tarihi birikim var, bilgi var, bellek var. Biz bütün politikalarımızı işte bu belleğe, bu temele oturtarak aslında oluşturmamız gerekiyor.
KÜLTÜRÜN İÇİNE SİYASET KARIŞTIRILMAZ
Yerel yönetimler, kentin ortak ihtiyaçlarını karşılayan halkın büyük çoğunluğunun desteğiyle seçilen ve güvendiği, kendini yakın bulduğu karar verici demokrasinin de ilk basamağı. Kentin demokratik katılım süreçlerinin yaşandığı ilk basamak. Biz bunu ancak yerel yönetimler yani belediyeler eliyle bir araya getirip yönetebiliriz. Yani günlük siyasi tartışmalardan uzak, biz de uzak durmalıyız bu arada. Özellikle kültürde siyasetle ilgili neyi tartışacağız yani? Kültür kültürdür yani. Kültürün içine siyaset karıştırılamaz.
Bir kültür politikasını hep birlikte, bütün paydaşlarla; sadece belediye değil, belediye dediğim gibi liderlik yapabilir ama üniversite, özellikle akademi bu işin bir parçası olmak zorunda. Arkasından merkezi hükümetin ilgili bakanlığı ve taşradaki temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, konuyla ilgili sivil toplum kuruluşları yine bu işin bir parçası kesinlikle olmalı.
BELEDİYE BAŞKANLARININ UFKUNA GÖRE KÜLTÜR POLİTİKASI BELİRLİYORUZ
İlk önce bana göre gerekli olan bu. Çünkü öbür türlü biz belediye başkanının ufkuna göre kültür politikası belirliyoruz. Ahmet geliyor, Ahmet klasik müzik seviyor, senfoniye yatırım yapıyor. Mehmet geliyor, Mehmet Türk Halk Müziği seviyor, oraya yatırım yapıyor. Yani belediye başkanının ufkuna göre, o kısacık beş yıllık süreye göre biz kültürel politikaları, kent kültür faaliyetlerini belirliyoruz. Getiriyor benim Kültür Daire Başkanı bana soruyor: 'Başkanım kimi çıkartalım 19 Mayıs'ta? Şimdi ben Çakal'ı seviyorum, yani belki ben rap seviyorum, değil mi? Hip hop seviyorum yani, kafa buraya gidiyor. Böyle olmaz.
ÇEŞME'DE TUTTU YA HERKES OT FESTİVALİ PEŞİNDE
Bana akşama kadar onlarca dernek ulaşıyor, diyor ki: 'Başkanım işte ben Hıdırellez şenliği yapacağım.' Öbürü diyor: 'Başkanım ben kuzu göbeği festivali yapacağım.' Biri diyor: 'Ot festivali yapacağım.' İşte hani Çeşme'de tuttu ya, herkes ot festivali peşinde. Bir de çok orada böyle kopya işler de oluyor. Başarılı bir iş varsa hemen alalım, bizim kente uyarlayalım. Ha, bir de bu işleri yapanların bir de rant beklentileri de oluyor acaba?
KONSER SORUŞTURMASI ÇIKIŞI: 2 SAAT İÇİN 5 MİLYON HARCIYORUZ
Belediyeler tabii ki sivil topluma da destek olmak durumunda burada; onu söylerken yanlış anlaşılmasın 'art niyet' derken. Ama aynı zamanda da neye ne kadar alan açılmalı, ne kadar destek olunmalı, yapılan işin kente ne faydası var bunların ölçülmesi gerekiyor. Bazen gerçekten üç kişi için, beş kişi için, kimsenin katılmadığı etkinliklere milyonlarca lira para harcanabiliyor. Yazık günah oluyor bunlara. İki saat için, bir saat için bir konser düzenliyoruz... Bir ara furya oldu hatta işte soruşturmalar falan çıktı bir sürü meseleler. Bir konsere artık günümüzde genel geçer bir sanatçı bugün 50 bin dolardan aşağı çıkmıyor arkadaşlar kaşesi sadece. Ses, sahne, ışık dediğiniz zaman 100 bin dolara ulaşır en az bir konserin maliyeti. İki saat için 5,5 milyon lira, 5 milyon lira para harcıyoruz, düşünün. Yani önemli de bir karar. Neden o 5 milyon lira belki bir kültür politikası oluşturma, kalıcı, sürdürülebilir bir politika oluşturma konusunda çok iyi niyetli bir ekibe çok büyük bir kaynak yaratabilir."
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri