POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT RESMİ REKLAM TÜMÜ
Bakan Uraloğlu'ndan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması
Bakan Uraloğlu'ndan 'Hürmüz Boğazı' açıklaması
Özgür Özel'den Gülistan Doku'nun ailesine ziyaret
Özgür Özel'den Gülistan Doku'nun ailesine ziyaret
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Havai fişek fabrikasındaki patlamadan acı haber!
Havai fişek fabrikasındaki patlamadan acı haber!
26 Haziran 2026 Cuma - 16:39

Eğitim-Sen İzmir'den yıl sonu raporu: Yapısal kriz!

İzmir’de 720 binden fazla öğrencinin karne almasıyla 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona erdi. Dönem sonu nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Eğitim-Sen İzmir Şubeleri; derslik yetersizliğinden hijyen sorunlarına, öğretmenlerin ekonomik sıkıntılarından liyakat eksikliğine kadar pek çok alanda eğitimin geriye gittiğini savundu. Açıklamada, yaşanan sorunların geçici aksaklıklar olmadığı, yapısal bir krize dönüştüğü ifade edildi.

Eğitim-Sen İzmir den yıl sonu raporu: Yapısal kriz!

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İzmir Şubeleri, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesi nedeniyle "İzmir İli 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Değerlendirmeleri" başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı.

İzmir genelinde ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim gören yaklaşık 720 binden fazla öğrencinin karne alarak dönemi tamamladığı belirtilen açıklamada; eğitim sisteminin piyasacı ve bilimsellikten uzak politikalarla yapısal bir krize dönüştüğü ileri sürüldü.

Eğitim-Sen İzmir Şubeleri tarafından yayımlanan açıklama metninin tamamı şu şekilde: 

"Öğrenciler İçin Dönem Hangi Koşullarda Tamamlandı?"

"Eğitim sistemi öğrenciler açısından giderek daha fazla eşitsizlik üreten bir yapıya dönüşmüştür. Eğitimin kamusal bir hak olması anlayışının terk edilmiş olmasının bir sonucu olarak üst gelir gruplarının, Milli Eğitim Bakanı dahil kamu yöneticilerinin çocukları özel okullarda, kolejlerde eğitimlerini her türden olanaklara sahip olarak sürdürürken, özel okullarda çocuklarına eğitim aldırma imkanına sahip olmayan alt gelir gruplarından yurttaşlar, sağlık, beslenme hatta yaşam hakkının göz ardı edildiği ortamlarda eğitim hakkına ulaşmaya çalışmaktadır. Ülke genelinde olduğu gibi İzmir'de de kamu okullarının büyük bölümünde yoksulluk ve yoksunluk bu öğretim yılında da devam etmektedir.

*Öğrencilerin, velilerin bütün taleplerine rağmen bir öğün yemek, temiz su ihtiyacının giderilmesi doğrultusunda bu eğitim öğretim yılında da herhangi bir somut adım atılmamıştır.

-Okul kantinleri yetersiz, denetimsiz sağlıklı beslenme koşulları taşımayan ürünler piyasadan daha pahalıya satılmaktadır. Çay, su tost gibi öğrencilerin çok tükettiği ürünler dışarıdan daha ucuza alınabilmektedir.

-Okullarımızın yarısından fazlasının dersliklerinde klima bulunmakta, Nisan ayından başlayarak iki aydan daha fazla süre öğrencilerimiz kalabalık sınıflarda, terleyerek derslerini takip etmekte güçlük çekmektedir.

-2010 yılında uygulamaya konulan FATİH projesi kapsamında dersliklere konulan akıllı tahtalar geçen 16 yıl içinde herhangi bir yenileme yapılmadığı için adeta duvarda asılı birer hurda yığınına dönüşmüştür.

-Dersliklerin çoğunluğu masa ve sıraları kırık dökük, pencerelerinde perde bulunmayan yetersizlikler içindedir.

-Öğrenci tuvaletlerinin hemen hemen tamamına yakınında temizlik için gerekli sabun, kâğıt gibi malzemeler bulunmamaktadır.

-Depremde hasar görmüş olması veya depreme dayanıksız olduğunun tespit edilmesi nedeniyle yıkılan okulların yapımının yavaş seyretmesi nedeniyle çoğu okulun yapımı tamamlanmamış, birden çok okul aynı binada, yetersizlikler içerisinde eğitim öğretim yılını tamamlamıştır. Birinci yarıyıl raporumuzda belirttiğimiz ve örneklerini de verdiğimiz gibi koridorların derslik olarak kullanıldığı okullarımız bulunmaktadır.

-Yeterli personel olmaması nedeniyle, okul bahçelerinin, koridorlarının, dersliklerinin ve tuvaletlerinin temizliği yapılamamaktadır ve öğrenciler hijyenik koşulları elverişsiz ortamlarda eğitim öğretim yılını tamamlamışlardır.

-Maarif modeli müfredat değişikliği kapsamında gerçekleştirilen bazı uygulamalar, öğrenciler, öğretmenler, veliler arasında ayrımcılığa yol açmıştır. Örneğin Ramazan ayı etkinlikleri genelgesi ile okul öncesi eğitim kademelerinden başlayarak, ilk, orta ve lise eğitimi kademelerinde yapılan uygulamalar, oruç tutanlar tutmayanlar, dindar olanlar olmayanlar şeklinde okullarda ayrımcılığı derinleştirecek şekilde gerçekleşmiştir. Sağlıklı ve dengeli beslenmeleri doğrultusunda adım atılmayan, temiz içme suyuna ulaşımı sağlanmayan, hijyenik olmayan, fiziki altyapısı yetersiz ortamlarda eğitimlerini sürdürmek zorunda kalan öğrencilerimiz üstüne bir de ayrımcılıkla karşı karşıya bırakılmışlardır.

-İl genelinde pansiyonlu okullardan özellikle merkez ilçelerde bulunanları kapasiteleri yetersizdir. Örneğin İzmir Atatürk lisesi pansiyonunda kapasitenin yeterli olmaması nedeniyle Torbalıdan, Aliağa'dan, Manisa'dan öğrencilerimiz sabah saatlerindeki derslerine yetişmeye çalışmaktadır. Bu durum, öğrencileri ekonomik açıdan zorladığı gibi, zaman kaybına ve yol yorgunluğuna da neden olmaktadır.

-Fırsat eşitliği olmaması nedeniyle özellikle alt gelir gruplarından ailelerin çocukları sayıları sürekli artan MESEM lerde çocuk emeği sömürüsüne maruz kalmaktadır. İzmir'de, 9. sınıf seviyesinden başlayarak, giderek artan sayıda öğrenci MESEM'lere yönelmektedir. Ekonomik zorluklar içindeki ailelerin çocukları Kuralsız ve denetimsiz bir şekilde erken yaşta piyasanın ucuz iş gücü talebini karşılamak üzere ucuz emek piyasasına sürüklenmektedir. Mesleki eğitim adı altında fiilen eğitim hakkı ortadan kaldırılmaktadır."

"Öğretmenlerimiz İçin Dönem Hangi Koşullarda Tamamlandı?"

"2025-2026 eğitim öğretim yılında öğretmenlerin yaşadığı sorunlar daha da ağırlaşmıştır. Norm kadro uygulamaları kapsamında oluşturulan ilçe grupları içinde yapılan yer değişiklikleri adeta sürgüne dönüşmüş, Gaziemir'den Kemalpaşa'ya veya Menderesten Bornova'ya yer değiştirmek zorunda bırakılan öğretmenler bu eğitim öğretim yılında adeta sürgün koşulları yaşamışlardır. Keyfi soruşturmalar sonucunda görev yerleri değiştirilen pek çok öğretmenimizin kendisi yanında eşleri, çocukları için yaşamın sürdürülmesi bir eziyete dönüşmüştür. Artan fiyatlar karşısında eriyen ücretler, öğretmen maaşının yarısına varan kiralar, öğretmenlerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirmiştir.

Milli Eğitime bağlı kurumlarda ve okullarda liyakatten uzak idareci görevlendirmeleri eğitim kurumlarında ciddi bir yönetim krizine yol açmıştır. Eğitim alanında bunca sorun yaşanırken İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü başlıklı afişlerle Milli futbol takımının maçları bahane edilerek 'seccadeni al da gel' afişleriyle sabah saat 06'da Konak Meydanı'nda toplu namaz çağrısı yapan yönetim anlayışı, sorunları çözmek yerine kişisel ikbal kaygılarıyla hareket ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Liyakat değil sadakat ilkesi gözetilerek atanan idarecilerin siyasal iktidarın gücünü arkasında hissederek sergiledikleri keyfi uygulamalar, mobbingin yaygınlaşması öğretmenlerin mesleki motivasyonunu ciddi biçimde zedelemektedir.

Kadrolu çalışan öğretmenlerin yaşadığı bu sorunlar ücretli öğretmenler ve özel sektörde çalışan öğretmenler için daha da katlanılamaz boyutlarda yaşanmaktadır. Özel sektör öğretmenlerinin ve ücretli öğretmenlerin çoğu asgari ücretin altında, ağır koşullarda, izin, sağlık hizmetinden yararlanma gibi pek çok sosyal haklarından mahrum olarak çalışmaktadırlar.

Mevcut durumda Konak ilçesinde 446, Karabağlarda 472, Torbalıda 288, Ödemişte 122, Kiraz ilçesinde 110, Tirede 62, Beydağı ilçesinde 21 ücretli öğretmen çalışmaktadır. Yüzbinlerce öğretmen atama beklerken İzmir ilinin sadece birkaç ilçesinde yüzlerce öğretmenin güvencesiz olarak çalıştırılması da göstermektedir ki, güvencesizlik bir zorunluluk değil siyasal bir tercihtir."

"Sonuç Olarak, Genel Görünüm ve Taleplerimiz"

"2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda ortaya çıkan tablo, sorunların rastlantısal değil, yapısal olduğunu göstermektedir. Eğitim kamusal bir hak olma niteliğini giderek kaybetmekte, geleceğe güven sarsılmakta, güvencesizlik yaygınlaşmaktadır. Öğrenciler arasında eşitsizlikler giderek artmakta buna karşın Millî Eğitim Bakanlığı bu sorunların çözümü yerine piyasanın ihtiyaçlarına göre ve ideolojik doğrultularına göre dönüştürme uygulamalarıyla demokratik, laik bilimsel ilkeler doğrultusunda, öğrencilerin fırsat eşitliğini gözeten kamusal eğitim zeminini hızla ortadan kaldırmaktadır.

Taleplerimiz:

-En kısa sürede bir plan ve program çerçevesinde okulların fiziki yapısı yenilenmelidir.

-Eğitim kamusal bir haktır bu nedenle müfredat ideolojik yönelimlere göre değil, demokratik, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim hakkının gereklerine göre yeniden yapılandırılmalıdır.

-Okullarda, öğrencilerin ruhsal ve bedensel gelişimlerini sağlayacak ortamlar oluşturulmalıdır.

-Eğitim kurumları arasındaki eşitsizlikler giderilmelidir.

-Öğrencilerin bir öğün yemek ve temiz içme suyu ihtiyaçları ücretsiz olarak karşılanmalıdır.

-MESEM uygulaması mesleki eğitim değildir, çocuk emeği sömürüsüne son verilmelidir.

-Eğitim kurumlarına yönetici atamaları sadakat değil liyakat esas alınarak demokratik usullerle yapılmalıdır.

İhtiyaç bulunan tüm alanlara kadrolu ve güvenceli atama yapılmalıdır.

-Keyfi uygulamalar, mobbing, resen atamalar, sürgün uygulamalarına son verilmelidir.

Son söz: Eğitim kamusal bir haktır. Bizler, Eğitim-Sen olarak parasız, bilimsel, laik, anadilinde ve cinsiyet eşitlikçi eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

 
Eşi Selahattin Demirtaş'ın son halini paylaştı
 
Gümrükçü'den halk buluşması
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Eşi Selahattin Demirtaş'ın son halini paylaştı
Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, Demirtaş'ın son fotoğrafını ...
İzmir'e fırtına uyarısı!
İzmir'de yarın sabah saatlerinden itibaren kuzey ve kuzeydoğu yönlerden ...
Tugay'dan gözaltındaki başkanlara destek: Emniyette ailelerle bir araya geldi!
İzmir'de Balçova ve Seferihisar belediyelerine yönelik soruşturmada gözaltına ...
 
İzmir'de change araç baskını: 30 milyonluk vurgun!
İzmir merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda; ağır hasarlı araçların kimlik ...
Binlerce silah parçası ele geçirildi... Ev değil cephanelik!
İzmir'de suç örgütlerine yönelik eş zamanlı operasyonda 38 şüpheli gözaltına ...
Cüneyt Özdemir'in 'gol sevinci' gündem oldu!
2026 Dünya Kupası'na veda eden A Milli Futbol Takımı, son maçında ABD'yi ...
 
Torbacılara darbe: Evden 300 bin hap çıktı!
İzmir'in Buca ilçesinde narkotik operasyonunda polis, 300 bin adet sentetik ...
4 yaşındaki Leyla Aydemir davasında yeni gelişme
Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla ...
İzmir'de 733 bin 305 öğrenci karne aldı
İzmir'de 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin tamamlanmasıyla ...
 
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Sercan Avcı
Kılıçdaroğlu için ‘doğru’, Gümrükçü için ‘yanlış’, Güç için ‘Özel’ tablo!
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye İletiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri