GERÇEKİZMİR - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anneler Günü kapsamında İzmir’in Karşıyaka ilçesinde şehit aileleri ve şehit anneleriyle bir araya geldi.
Programda bir şehit annesi, Dervişoğlu’na “Bir resim çektir, yüzbaşımın yerine senin resmini asacağım” dedi. Bunun üzerine Dervişoğlu şehit annesiyle fotoğraf çektirirken salonda duygu dolu anlar yaşandı.
Duygusal anların yaşandığı buluşmada Dervişoğlu, hem Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de şehit ailelerine yönelik mesajlar verdi.
Programda konuşan Dervişoğlu, organizasyonun gerçekleştirildiği salonun yetersizliğine dikkat çekerek, İzmir’de daha büyük ve nitelikli sosyal alanlara ihtiyaç olduğunu söyledi.
DERVİŞOĞLU'NDAN İZMİR'İ YÖNETENLERE ÇAĞRI
Dervişoğlu "Bir de bu İzmir'i yönetenlerden Allah rızası için, ya bu memleket adına güzel toplantıların yapılacağı salonlar yapmalarını istirham ediyorum. Dar alanlara sıkışıyoruz. Hem gönüllerimizi rahatlatamıyoruz hem de çok iyi niyetlerle başladığımız birtakım programları arzuladığımız gibi bitiremiyoruz. Bu yetersizlik için sizlerden özür diliyorum, beni bağışlayınız lütfen" dedi.
ŞEHİT ANNELERİ İÇİN SONUNA KADAR DİRENECEĞİM
Dervişoğlu konuşmasına annelere yönelik mesajlar vererek devam ederek şunları söyledi: "Şimdi Anneler Günü deriz hep. Gittiğimiz her yerlerde, her yerde de şehit ailelerini, şehit annelerini ziyaret ederiz. Var olasınız, Allah razı olsun hepinizden. Dün yine teşkilat mensuplarımız Kayseri'de, Talas'ta bir şehit ailesi ziyaretinden beni telefonla aradılar. Şehit annemizin benimle görüşmek istediğini söylediler. Ben de memnuniyetle bu beklentiyi karşılayabileceğimi ifade ettim ve annemizle görüştüm. Onun Anneler Günü'nü kutladım. Evladının şehit oluşunun üzerinden 20 yıl geçmiş ama acısı hâlâ taptaze. Bana Türkiye'de olup biten olaylara bağlı olarak dedi ki: 'Oğlum, hatırımız için diren' dedi. Ben de hatırınız için sonuna kadar direneceğim, bunu bilmenizi istiyorum.
ANNELERİMİZ CEFA VE ÇİLEYİ HAK ETMİYOR
Anneler Günü dediğimizde hep annelerimizin; işte cefakâr annelerimiz, vefakâr annelerimiz, çileli annelerimiz diye bahsederiz annelerimizden. Oysa annelerimiz çileyi ve cefayı hak etmiyorlar aslına bakarsanız. Bizim annelerimiz huzuru, refahı, güzellikleri aslında hak ediyorlar. Dolayısıyla cenneti ayaklarının altına verdiğimiz o güzel annelerimizin bundan sonra artık çektikleri çilelerle, cefalarla, ezalarla tanımlanmasını istemiyorum. Ve size bir evladınız olarak, sizin bir kardeşiniz olarak annelerimize, kadınlarımıza güzel günleri vadetmenin de ötesinde, güzel günler taahhüt etmenin de ötesinde sevgiyi, saygıyı ve kucaklaşmayı vadediyorum. Her zaman yanınızda olacağımın bilinmesini istiyorum.
KADINLAR İÇİN HAYATIN NE OLDUĞUNU BİLİYORUM
Türkiye'nin hangi şartlarda olduğunu biliyorsunuz. Böylesine güzel bir günü siyasi bir söylemle, değer itibarıyla aşağıya çekme arzusunda değilim. Ama yaşadıklarınızı biliyorum. Kadınlar için hayatın ne olduğunu biliyorum, ne tür zorluklar içerdiğini biliyorum. Güvensizlik ortamında hangi kaygılarla yaşadıklarını biliyorum. Sadece kendiniz için değil, evlatlarınız için de büyük kaygılar yaşıyorsunuz; onun da farkındayım. Ayrıca herkesin de bunun farkında olmasını temenni ediyorum. Bugün annelerimiz çocuklarının geleceklerine dair ciddi bir umutsuzluk içerisinde. Oysa bu ülkenin imkanları, kaynakları, potansiyeli yönüyle bunu hak etmediğini görüyorum.
SEVGİSİZ BİR TOPLUMA DÖNÜŞTÜRÜLDÜK
Bütün bu olumsuzlukların aşılabilmesi için değerlerimizin ortak bir bakış açısıyla kucaklanmaya ihtiyaç duyduğunu da her fırsatta dile getiriyorum. Sevgisiz bir topluma dönüştürüldük, mutsuz bir topluma dönüştürüldük. Sokaklarda gezerken insanlarımız kaygıyla dolaşıyor, güvenliklerinden endişe ediyorlar ve ayrıca sadece kendi güvenliklerinden değil, geleceklerinden de endişe ediyorlar. Ben size Türkiye'nin aşılamayacak bir sorunu olmadığını anlatmaya geldim. Bakın, bütün bu günler mutlak surette aşılması gereken günlerdir. Bütün bu ekonomik krizler, adalet krizi, işte üretim krizi, liyakat krizi; bütün bunların esas itibarıyla kaynağı Türkiye'nin 2018'den beri mahkûm edildiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sonuçlarıdır.
Evlatlarınızı okutuyorsunuz. Bütün imkanlarınızı evlatlarınızın eğitimini uygun ve evladınıza layık bir biçimde yaşama geçirebilmek için her türlü çabayı sarf ediyorsunuz. Çocuklarınız mühendis oluyor, çocuklarınız işte doktor oluyor, çocuklarınız öğretmen oluyor, atanamıyor ve dolayısıyla 6 milyon gencimiz şu anda hem istihdamın dışında hem de mesleklerini icra edemiyorlar. Bunun sebebi bu ülkede liyakatsizliği adaletin temeline bir dinamit gibi oturtan mülakat sistemidir. Bu ülkeyi yönetenler her seçim esnasında mülakatı kaldıracaklarına dair vaatlerini sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmışlardır. Açıkça söylüyorum, sizin bir evladınız, sizin bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Devleti yönetmek üzere devletin şayet bir ucundan tutmaya muvaffak olabilirsek, liyakatsizliğin sebebi olan bu mülakat sistemini mutlak surette ya kaldıracağım ya kaldırtacağım, bundan emin olabilirsiniz.
Ve gittiğim her yerde Türkiye'nin bu temel meseleleriyle alakalı olarak da görüş ve düşüncelerimi paylaşacağım. Genel Başkan Yardımcılarımız, Genel İdare Kurulu üyelerimiz, il ve ilçe başkanlarımız Türkiye'nin her yerinde sahadayız. Çiftçinin derdini tarlasında, çalışan emekçinin derdini çalıştığı fabrikadaki iş tezgahlarında, öğrencinin derdini üniversitelerde, sanayicinin derdini yine onun fabrikasında, esnafın derdini dükkanında dinlemeye çaba sarf ediyoruz. Ama gencin derdini, evladın derdini, yetiştirdiğiniz yavruların derdini en iyi sizler biliyorsunuz. Ve dertleriniz baskılanıyor. Pazaryerlerini dolaşıyorum; emeklinin durumu nedir, alışveriş yapabilme imkan, kabiliyet ve kapasitesi nedir? 20.000 lirayla bu memlekette pazar alışverişi yapmak, ayda dört defa pazara çıkabilmek bile mümkün değil. Sabit gelirlinin, dar ve sabit gelirlinin hayatını idame ettirebilmesi mümkün değil. Asgari ücretle geçinilmesi mümkün değil. Şehit ailelerinin derdi zaten Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Meclis kürsülerinde tarafımızdan her hafta neredeyse dile getiriliyor.
BİR KİŞİYİ GÖNDERECEKSİNİZ HER ŞEY DEĞİŞECEK
Emin olunuz ki size imkansız bu ülkenin bu dertleri bitmez diye anlatıyorlar ve umutsuzluğa sevk etmek istiyorlar ama bilin ki çok kolaydır. Bir şeyin değiştirilmesi lazım. O bir şey değiştiğinde inanın ki Türkiye'de her şey değişecektir ama her şey. Bir kişiyi göndereceksiniz, doğru kişiyi getireceksiniz. Bütün mesele budur.
Ben hepinizin Anneler Günü'nü tekrar tebrik ediyorum. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler. Aslında her başarılı erkeğin arkasında kadınlar ordusu vardır. Ben eşimin de Anneler Günü'nü kutlarım. O da gerçekten yani çileyle, cefayla tarif edilirse hakikaten çileyle, cefayla hem ailemizi var etti hem de beni ayakta tutmaya muvaffak oldu.
Ama o bana desteğiyle, salt kendi desteğiyle yetmiyor; sizlerin desteğini istiyorum. Her birinizden benim için ayrı ayrı annelik istiyorum. Her birinizden şahsım için, benim için, benim adıma, her birinizden ayrı ayrı kardeşlik istiyorum. Her birinizden destek istiyorum. Kadının eli değmezse bu ülkeye bu ülkenin geleceğini kurtarabilmek asla mümkün değildir. Erkekler bana darılmasınlar. Diyorlar ki: 'Başkanım böyle dışarıdan bakıldığında sen biraz sert görüntülü bir adamsın, son zamanlarda biraz müşfik hale geldin.' Hayır, ben eskiden beri de böyleydim. Benim bu dünyada bir tek kız evladım var. O sebeple hem siyasette hem ticarette hem ekonomi alanında hem sosyal hayatta kadınların mutlaka güçlendirilmesi lazım. Çünkü kadınlar yine söylüyorum erkekler gücenmesin erkeklere yani bizlere oranla çok daha dirençliler. Çok daha büyük bir mücadele azmine sahipler.
O sebeple hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum. Ve benden dostluğunuzu, kardeşliğinizi, sevginizi, dualarınızı esirgemeyeceğinize de inanıyorum."
ŞEHİT ANNESİ İLE DUYGULANDIRAN DİYALOG
Programın sonunda ise duygusal anlar yaşandı. Bir şehit annesi, Dervişoğlu’na “Bir resim çektir, şehit evladımın yerine senin resmini asacağım” dedi. Bunun üzerine Dervişoğlu şehit annesiyle fotoğraf çektirirken salonda duygu dolu anlar yaşandı.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri