İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik mali soruşturma kapsamında hazırlanan 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 106’sı tutuklu 402 sanıklı davanın ikinci celsesi bugün Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda görülüyor.
Bugünkü duruşmada yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin özeti okundu. Mahkeme Başkanı nisan ayının sonunda bir ara karar verilerek tutukluluk değerlendirilmesi yapılacağını açıkladı. Duruşma, sanıkların savunmalarının alınması ile devam ediyor.
14:50 | ÖZGÜR ÖZEL DURUŞMAYA GELDİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de gerçekleştirdiği partisinin grup toplantısının ardından duruşma salonuna geldi.
14:40 | AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPIYOR
Mahkeme Başkanı'nın konuşmasının ardından Aykut Erdoğdu, savunmasına başladı. Tutuklu Erdoğdu, kürsüye gelerek, savunma yapmaya kimlik tespitiyle birlikte başladı.
Tutuklu eski CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, şunları söyledi:
“Savunma hakkımız kısıtlandı. 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. O hücrede tek başımayım, her çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum. Saygımdan ceketimin önünü kapamak istiyorum ama ceketimin önünü kapatamıyorum çünkü ceketim olmuyor. Yeni kıyafet temin etmek çok zor. Öyle bir koşulda yaşıyoruz ki… Duruşmaya bir ay kala bana haftada 2 saat bilgisayar kullanma hakkı verildi. 8 saatte 4 bin sayfalık iddianameyi nasıl okuyayım?
10 aydır hücredeyim, bir baktım ismim ilk sırada? Savunmamı göstereyim... Az önce aldığım el notları… Bunu bir tespit olarak alın. Ertan Yıldız’ın ifadesi, Sertan Aydın’ın ifadesi, baz kayıtları ve banka dekontu… 4 delille hakkımda bir iddianame hazırlanmış. İçerde bir şahıs, çıkmak istiyor. Öyle yapıyor böyle yapıyor, bir ifadesiyle içerden çıkıyor. ‘Etkin pişmanlık’ diyorsunuz. Bunun neresi pişmanlık? Bu delillere biri tutuklanır mı? Ben tutuklandım. 10 aydır da hücredeyim.
"BİR TANE DELİL GÖSTERİN"
Vallahi anlatılan yalan. Ben para mara taşımadım, çanta falan almadım. Bana somut delil gösterin açıklayayım…. Neye nasıl cevap vereyim? Şu iddianameye nasıl cevap vereyim? Baz kayıtlarına göre 256 metre yaklaşmışım. 256 metreden o parayı nasıl alayım? Ben hüküm giydim, cezamı çektim, 10 aydır bir hücrede tek başımayım. Ben kesin hükümlüymüşüm gibi… Olur mu bu ya? Bir tane delil gösterin. Kim buna inanır, makul bir akıl buna inanır mı? Olur mu böyle şey?
Ben 10 aydır hapisteyim; şahsiyetim, kişiliğim, bütün geçmişim lekelendi. TRT beni suçlu gösterdi… Yazık günah değil mi? Ben suçlu değilim. Ben AKP milletvekili, genel başkan yardımcısı olsam, aynı iddialar olsa ben tutuklanır mıydım? Herkes ‘hayır’ diyor. Demek ki kanun önünde eşitlik yok.
(İmamoğlu’nu göstererek) Şu beyefendi cumhurbaşkanı adayı olmasa biz buraya gelir miydik? Gelmezdik. Müstakbel cumhurbaşkanı olarak görülüyordu, hepimizi aldınız getirdiniz. Bu görüntü günah ya. Kanun önünde eşitlik yoksa, adalet yoktur. Biz sizden adalet bekliyoruz. Adalet özünde eşitliktir. Ben AKP’li olsam burada olmayacaksam adalet var mı? Adalet yoksa hukuk devleti var mı? Bir meczubun ifadesiyle ben 10 ay hapis yattım.
"EŞİM DUYMASIN AMA BİR SÜRÜ HASTALIĞIM VAR"
Bir milletin iradesine ‘sen İmamoğlu’nu seçemezsin’ diyorsunuz. ‘Seçemezsiniz’ dediğiniz an iradem elimden gidiyor…. Türk milleti adına ‘sen bunu seçemezsin’ dediğin zaman nerede demokrasi? Demokrasi yok. Ertan Yıldız’ın ifadesi ile bir milletvekilini tutukladılar. Öyle bir karar verin ki ‘haddimizi bilelim yargı var’ densin. Türk milleti bunu bekliyor sizden. En önemli davada karar vereceksiniz. Türk milletinin kaderi benden çok daha önemli.
Eşim duymasın ama bir sürü hastalığım var. Bir milletvekiline kelepçe takılmasın diye hastaneye gitmiyorum. MASAK’ı biz kurduk… Ben yüce divan dosyalarını yazdım… ben siyasete girdim, 100 milyarın üzerindeki yolsuzluğu tek başıma açıkladım. Bakanların en çekindiği vekil bendim. Hayatım boyunca rüşvet şüphesi olan hiçbir işin yanından geçmedim.”
"12 SEZONLUK DİZİ BİLE YAZABİLİR"
Mahkeme Başkanı: “Ertan Yıldız ile aranızda ne gibi bir husumet var?” diye sordu. Erdoğdu, “Ertan Yıldız birkaç bakanın uçağına binmiş, bunu başkanla paylaştım… Bununla ilgili” diye yanıt verdi.
Mahkeme Başkanı, “Ertan Yıldız’ın 1 milyon dolarlık para çantası” iddiasını aktardı, “Nasıl bu kadar ayrıntılı olabilir?” diye sordu. Erdoğdu ise gülerek, “Hapisten çıkmak isteyen birisi 12 sezonluk dizi bile yazabilir” dedi.
14:20 | NİSAN SONUNDA ARA KARAR
CHP’li Aykut Erdoğdu’nun savunmasından önce Mahkeme Başkanı, duruşmaların nasıl devam edeceğini de açıkladı.
Buna göre, her tutuklu sanığın ardından avukatları da savunma yapacak. Gelecek hafta arefe gününe kadar (19 Mart) duruşmalar devam edecek.
Nisan sonunda bir ara karar verilerek tutukluluk değerlendirmesi yapılacak.
14:10 | "YAPAY ZEKA" TARTIŞMASI
Usule ilişkin itirazlar sırasında söz alan sanık avukatı Ali Rıza Dizdar, mahkemenin hazırladığı tensip zaptında bazı kısımların yapay zeka ile yazıldığını savundu.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti Başkanı, “Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum”diye yanıt verdi.
14:00 | AVUKATLARDAN "SAVUNMAYA GEÇİLEMEZ" İTİRAZI
Avukatlar usule ilişkin talepleri almadığı, sadece reddi hakim taleplerini aldığı ve kimlik tespiti yapmadığı için heyetin savunmaya geçemeyeceğini söylüyor.
Mahkeme Başkanı ise savunmaya geçmek istediğini söyledi. Avukatların itirazı sürüyor.
13:40 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI
Ekrem İmamoğlu bir kez daha duruşma salonuna geldi. Mahkeme heyeti geldi, duruşma başladı.
İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.
12:20 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
İmamoğlu'nun konuşmasının ardından duruşmaya saat 13:30'a kadar ara verildi.
12:00 | İMAMOĞLU SÖZ ALDI: MESELENİN ÖZÜ SİYASETTİR
İBB Davası'nda sanık yoklamasının ve iddianame özetinin yarım saat okunmasının ardından savunmaların başlamasına karar verildi. İlk savunmayı, Aykut Erdoğdu yapacak.
İmamoğlu, savunmalardan önce savunma sırası hakkındaki talebini mahkemeye iletmek için kürsüye geldi.
Aykut Erdoğdu’nun savunmasından önce söz alan Ekrem İmamoğlu şunları söyledi:
“Her satırda ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Burada Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davalarından birisi başlatılıyor. ‘Sizi dinlemiyorum’ ya da ‘Söz hakkı vermiyorum’ demenizin uygun olmadığını düşünüyorum. İddianame bana göre yok hükmündedir, tümüyle kusurlu, şaibeli, suçludur. Bunlar gün gelince yargılanacak, konuşulacak.
Siz buradaki her arkadaşım adına adil davranmak ve karar vermekle yükümlü olan kutsal bir görev yapıyorsunuz. 15.5 milyon insanın oy kullanarak Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediği bir kişiyi, kamuoyunda yüzde 70’e yakın ‘siyasi dava’ olduğuna dair takdirin olduğu bir yerde, ‘sizi dinlemiyorum’ demek meşruiyet, güven sorunu yaşatır. ‘Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum’ demeniz size sorun yaratır.
Ben 3 bin yılla yargılanıyorum. Lütfettiniz savunma hakkını verdiğiniz için teşekkürler!
İddianamenin başından itibaren ortaya konan net bir tavır var. ‘Ekrem İmamoğlu İstanbul’u, Türkiye’yi, CHP’yi ele geçirmek, sonra da her şeyi yönetmek’ vesaire vesaire… Meselenin özü siyasettir. Siyasi dava bugün başlamamıştır. 2019 yılında seçim iptal edilmeden önce bu ülkenin cumhurbaşkanı, ‘13 bin oyla kimse seçimi kazanacağını zannetmesin’ demiştir ve seçimi iptal etmiştir. 2024’te seçim iptal eden anlayış şekil değiştirdi…
"BU GERGİNLİKLE BU SÜREÇ YÜRÜTÜLEMEZ"
Siyasi kararla, siyasi bir görevden, o başsavcı görünümlü siyasetçi İstanbul’a gelmiş, görevini tamamlamış… Bu operasyon, bu iş başından beri siyasidir. ‘Duruşma Televizyondan canlı yayınlansın’ dediğimizde devletin en başındakinden, İstanbul’daki başsavcı görünümlü siyasetçiye kadar ‘tabi yayınlayalım’ dediği yerde mesele; etrafta jammerların gezdiği, bu haldeki duruma geldi. Bu gerginlikle bu süreç yürütülemez. Adil yargılanma benim hakkımdır.
Ne için burada olduğunu bilmeyen onlarca arkadaşımız var. Daha dün hastaneden çıkan insan var… Kimi neyle test ediyorsunuz? Bu olmaz. Adı iftiranamedir. Baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Buraya geliş amacım kürsüyü işgal etmek değil. Biz nezaketli insanlarız. Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım.
Cumhurbaşkanı adayı burada konuşmazsa, dünya bizi izliyor, bu olmaz. Siz bana 15-20 dakika söz hakkı vermekle hiçbir şey kaybetmezsiniz. Karar zaten ömür boyu sizinle gelecek. Geçmişte olduğu gibi. Lütfen yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Bu davanın her sayfası İmamoğlu… Ben en başta da en sonda da konuşurum… Sizin bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk veya en son dinlemeyi, arada bile dinlemeniz gerekir. Siz yine en son bildiğiniz kararı vereceksiniz.
Başsavcı görünümlü siyasetçi buna kalktı ‘asrın yolsuzluğu’ dedi. Bizi dinlemezseniz olmaz, kurban olurum… ‘Asrın yolsuzu’ dedi bize… Böyle bir asrın arsızlığı olur mu? Mahkeme bir kişinin kendini en çok güvende hissettiği yerdir. Ben askerin, bayrağın kıymetini bilirim. Bizi neden karşı karşıya getiriyorsunuz?”
"BAKIN ETRAFIMIZ ATEŞ TOPU"
Mahkeme Başkanı araya girerek, “Ekrem bey tamamlayalım. Talebi alalım lütfen “ dedi.
İmamoğlu şöyle devam etti:
“Sayın hakim sabır gösterin. 12 yıl yargılayacaksınız bizi… Bunu iddia makamı diyor. Bırakın jandarma arkadaşlarımızı görevini başka yerde yapsın, biz saygın bir şekilde süreci burada yürütelim. Yapmayın… 2026 yılındayız. Bakın etrafımız ateş topu. Savaş tepemizden dönüyor. Mübarek Ramazan ayındayız. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı vardır, yurtta sulh cihanda sulh. O barış; adil, eşit, özgür biçimde mücadele ile sağlanır.
Sayın Erdoğan değil mi ki 90’ı yıllarda yargılandı. 1 gün gözaltına alınmadı, tutuklanmadı. Ben 1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Arkadaşlarımla 1 yıl sonra ilk kez burada sarıldım. Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi yan tarafa duruşma salonu yapıyormuş. 1 seneye bitmez… Bu iddianame 110 odalı sarayda mı yazıldı yoksa adliyede mi emin değilim. Benim canım genel başkanım sayın Özgür Özel’e ‘şahıs’ diye hitap ediyor. Şahıs olmak kötü bir şey değildir. Yeter ki şahıs ol, birey ol. Ama emir kuluysanız, Allah memleketi ve Türk yargısını ondan korusun.
Burada 107 arkadaşım savunma yapacak. Savunma sırasının dahi tutarsız olduğunu düşünüyorum. Aralarda Ekrem İmamoğlu’nun yorumlarına ihtiyacınız olacağını düşünüyorum. Her arkadaşım öyle bir savunma yapacak ki çöp niteliğindeki iftiranamenin tek sayfasının değeri kalmayacak. İmamoğlu’nun, bunun bir yargılama olması için çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Sağınızdaki üyenin nasıl şakalaşıp işaretleştiğini gördüm. Bunu düzeltmekle hükümlüsünüz. Avukatlarla sağlıklı istişare zemini oluşturun lütfen.
"ARKADAŞIMLARIMI EVİNE YOLLAYIN"
Burada sizin onlara vereceğiniz prensipler, yüce Türk yargısı için tarihe geçecek. Bana fırsat verdiniz, teşekkür ederim. Kusurum olduysa affola. Diyalog olmadan bu süreç yürütülemez. Ramazan ayında evim basıldı ve yine Ramazan ayında burada duruşma yapıyoruz. Bize bu cennet vatanda yaşatılanlara bakın. Ramazan ayındayız, bayram geliyor. Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Sistemin derdi benimle. Savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Çoklu söz alma hakkımı takdirinize sunuyorum. Allah bu memleketi emir kulu olanlardan korusun.”
11:50 | ÖZET OKUNMASI BİTTİ
3 bin 900 sayfalık iddianamenin özeti, 30 dakika boyunca okunmasının ardından sonlandı.
11:30 | İMAMOĞLU İLE PEHLİVAN KONUŞUYOR
İmamoğlu iddianame özetini dinlerken elindeki notları okuyor. Zaman zaman da yanında oturan tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ile konuşuyor.
İmamoğlu, iddianame özetini dinlerken, İBB’ye bağlı iştiraklere “kendi adamını yerleştirdiği” kısım okunurken, duruşma savcısına bakarak tebessüm etti.
11:20 | İDDİANAMENİN ÖZETİ OKUNUYOR
Yoklama tamamlandı.
İddianamenin özeti, duruşma savcısı tarafından sanıkların önünde okunuyor.
11: 10 | SANIK YOKLAMASI BAŞLADI
İmamoğlu'nun önündeki sandalyelerin kaldırılmasının ardından duruşmada sanık yoklaması başladı.
11: 00 | İMAMOĞLU: BENDEN KORKMAYIN
Ekrem İmamoğlu’nun, önüne ekstra sandalye ve jandarma konmasına yönelik itirazları devam ediyor:
Hakim: “Kanun çok açık. Ben böyle bir düzen belirledim. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı.”
İmamoğlu: “Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı. Boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Buraya jandarma yığarak boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat aldınız?”
Hakim: “Kimseden talimat almadık.”
İmamoğlu: “Yüce Türk yargısını temsil edeceksiniz bizim de hakkımızı korumakla yükümlüsünüz. Benden korkmayın. Ben seni korumaya geldim.”
Hakim: “Bizim kimseden korktuğumuz yok. Korumanıza ihtiyacımız yok. Bizim yargılamaya niyetimiz var dünden beri sizin yüzünüzden yargılama yapamıyoruz.”
İmamoğlu: "Benim önüme neden sandalye koyuyorsunuz? Belki duruşma sırasında avukatlarımla görüşmem gerekecek."
Hakim: "Duruşma salonunda istediğiniz gibi gezemezsiniz."
İmamoğlu: "Ben Ergenekon'u, Balyoz'u ve FETÖ davalarını izledim. Hepsinde olduğu gibi, sanıklar duruşma sırasında avukatlarıyla görüşebilir."
Avukatlar da, “Görevinizi kötüye kullanıyorsunuz” diyerek hakime itiraz ediyor.
İmamoğlu kürsüye gelip konuşmak istiyor ancak çevresindeki jandarmalar önüne geçerek izin vermiyor. Jandarmalar İmamoğlu’nun etrafında çember oluşturmuş durumda. Mahkeme Başkanı, jandarmalara yerine oturması talimatı verdi.
Ayrıca İmamoğlu’nun önündeki sandalyelerin kaldırılmasını istedi.
10:50 | İMAMOĞLU İLE HAKİM ARASINDA TARTIŞMA
Mahkeme Heyeti mahkemeye geldi. “Ekrem Başkan” sloganları atılıyor. İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında bir tartışma çıktı.
Salonda düzeni sağlayan jandarma, koridor kenarında oturan İmamoğlu'nun önüne ekstra bir sandalye koymak istedi. İmamoğlu bunu kabul etmedi ve tepki gösterdi. Ayağa kalkan İmamoğlu, hakimle tartıştı.
Mahkeme Başkanı, “Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Bu kürsüye söz hakkı verdiğimiz kişi gelecek” dedi.
10:40 | İMAMOĞLU SALONA GETİRİLDİ
Ekrem İmamoğlu salona getirildi. “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları atıldı.
İmamoğlu dün olduğu gibi bugün de elindeki “Millete Emanet” adlı kitap ile izleyicileri selamladı.
İlk gün Mehmet Pehlivan ile ayrı noktalarda oturan Ekrem İmamoğlu, bugün sanık bölümünde avukatı Mehmet Pehlivan ile yan yana oturuyor.
10:30 | "BARO SUSMADI, SUSMAYACAK" SLOGANI ATILDI
İBB davası kapsamında tutuklu olan sanıklar da parça parça salona getirilmeye başladı. Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık duruşma salonuna geldiğinde yoğun alkış desteğiyle karşılandı.
Soruşturma kapsamında tutuklu olan, Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın salona getirilmesi üzerine avukatlar, "Baro susmadı, susmayacak” diye slogan attı.
10:20 | HASAN VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMAYA GELDİ
Tutuksuz sanıklar ile avukatlar mahkeme salonuna giriş yaptı. Saat 10:00 itibarıyla başlaması planlanan duruşma henüz başlamadı. Tutuklu sanıklar da salona getirilmedi.
Soruşturma kapsamında tutuksuz sanık olan İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu duruşmaya geldi.
10:10 | AVUKATLAR SALONA ALINMAYA BAŞLADI
TBB Başkanı Erinç Sağkan, kimlik kontrolü olmayacağını, salona önce sanık avukatlarının daha sonra diğer avukatların da alınacağını açıkladı. Avukatlar salona alınmaya başladı.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatlara yapılmak istenen uygulamaya tepki gösterdi.
Tanal, "Anayasanın hükümlerini ihlal ettiler. Burada biri yargılanacaksa bu kapıları avukatlar üzerine kapatan zihniyetin yargılanması lazım. Bu anayasayı ihlal suçudur. Ergenekon'da yaşanan aynı olayı yaşayacağız. Kimse hukukun üstünde değildir. Avukatsız yargılama, yargılama değildir. Otoriter rejim uygulaması, Hitler uygulamasında da bu uygulama vardı. Yassıada uygulamaları ne ise bugünkü uygulama aynı zihniyettir" ifadelerini kullandı.
09:45 | AVUKATLAR PROTESTO ETTİ
Avukatlar, mahkeme salonunun kapılarına vurarak durumu protesto etti.
09:40 | AVUKAT SINIRLAMASI İDDİASI
Mahkeme heyetinin, avukat sınırlamasını uygulamaya çalıştığı öne sürüldü. Avukatların listeye bakarak alınacağı iddia edildi.
Eğer kriz çözülmezse avukatlar protesto amaçlı duruşmaya girmemeyi düşünüyor. Krizin çözümü için Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, mahkeme heyetiyle görüşmeye gitti.
09:30 | AVUKATLAR İLE MÜBAŞİR ARASINDA TARTIŞMA
İkinci gün öncesi, mübaşirin avukatlardan kimlik kartı istemesi üzerine CHP'li hukukçu milletvekilleri ve sanık avukatları ile mübaşir arasında tartışma çıktı.
İLK GÜN NELER YAŞANDI?
İBB davasının ilk celsesi dün yine Silivri'de görüldü. Ekrem İmamoğlu'nun söz almasını reddeden Mahkeme Başkanı'nın İmamoğlu'na hitaben 'sen' diye seslenmesi salonda gerginliğe neden oldu.
Öte yandan, avukatlara verilmeyen ifade listesinin 'yandaş gazetelere' verildiği tepkisinin ardından Mahkeme Başkanı salonu terk ederek, salonun boşaltılmasını istedi. Bu sırada CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve milletvekilleri salonu terk etmedi.
Duruşmaya verilen aranın ardından davanın görülmesine yeniden devam edildi. Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu birçok kişinin avukatları 'reddi hakim' talebinde bulundu ancak bu talep reddedildi.
Mahkemede ayrıca 'duruşma usule uygun başlamadı' tartışmaları yaşandı.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri