GERÇEKİZMİR - TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi, kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen taşınmaza ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından duyurulan protokol kararına sert tepki gösterdi. Şube, belediyenin TMSF ile masaya oturarak elde ettiği %30'luk payı bir "kazanım" değil, kamu haklarından feragat niteliğinde bir "algı manipülasyonu" ve "kent suçu" olarak nitelendirdi.
"Kamu Arazisi Sermayeye Peşkeş Çekiliyor"
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 10 Eylül 2026 tarihli açıklamasında; 1039 ada 8 parseldeki belirsizlikleri gidermek, Kültürpark’taki geçici holleri kaldırıp yeşil alana katmak ve belediyeye bağımsız bir hizmet binası kazandırmak amacıyla %30'luk kamu payının güvenceye alındığı duyurulmuştu.
ŞPO İzmir Şubesi ise yaptığı yazılı açıklamada, belediyenin 1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tapu iptali istemiyle açtığı davada bilirkişi raporlarının kamu lehine olduğu bir dönemde masadan uzlaşmayla kalkmasını eleştirdi. Sürecin kamu yararına aykırı yürütüldüğünü savunan Şehir Plancıları Odası, şu uyarılarda bulundu:
%70'lik Kayıp: %30'luk paya razı gelinmesinin, alanın %70'ine denk gelen on binlerce metrekarelik kamu arazisinin sermayeye devredilmesi anlamına geldiği vurgulandı.
Altyapı ve Hizmet Yükü: Özel ve ticari kullanımların bölgeye getireceği ulaşım, altyapı ve çevre maliyetlerinin kamuya yükleneceği, buna karşın ticari rantın özel kişilere bırakılacağı ifade edildi.
Tarihi Doku Tehlikede: Basmane gibi tarihi dokuya komşu bir alanda yüksek yoğunluklu yapılaşmaya izin verilmesinin, kentin ulaşımını kilitleyeceği ve tarihi silueti tahrip edeceği belirtildi.
Konak Meydanı ve İdari Hafıza Sorusu
Açıklamada ayrıca, 2020 depremi sonrası yıkılan Konak Meydanı'ndaki Ana Hizmet Binası'nın durumu da gündeme getirildi. Şehir Plancıları Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine şu soruları yöneltti:
Meydanın Terki: İzmirlilerin zihninde idari merkez olarak yer eden Konak Meydanı’ndan çekilmenin kentsel ve sosyolojik gerekçesi nedir?
Plan Çelişkisi: Ağustos 2024’te Konak'taki alan için yapılan Koruma Amaçlı İmar Planı değişikliğinden neden birkaç ay içinde vazgeçilmiştir?
Kamu Kaynağı İsrafı: Konak Meydanı için geçmişte düzenlenen mimari projeler ve etütler için harcanan kamu kaynaklarının hesabı nasıl verilecektir?
Kemeraltı Etkisi: İdari fonksiyonun Konak'tan çekilmesinin, UNESCO adayı Kemeraltı ve tarihi kent merkezinin canlılığı ile esnafına getireceği olumsuz etkiler analiz edilmiş midir?
"Amasız, Fakatsız Kamuya Devredilmeli"
ŞPO İzmir Şubesi, Kültürpark'ın kurtarılması ve finansal risklerden muaf olunması söylemlerinin bir "perdeleme" olduğunu savunarak, tek çözümün alanın tamamının koşulsuz, bedelsiz olarak yeniden kamu mülkiyetine geçirilmesi ve halkın kullanımına sunulması olduğunu bildirdi.
ŞPO İzmir Şubesi'nin açıklamalarında öne sürdüğü bu hukuki ve kentsel çekinceler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu protokole dair tarafların gerekçelerini detaylandırmamı veya konuyla ilgili meclis kararlarını incelememi ister misiniz?
ŞPO İZMİR'İN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞÖYLE:
DEFAATLE YİNELİYORUZ: BASMANE “ÇUKUR”U KAMUYA AİTTİR!
%30’LUK PROTOKOL BİR KAZANIM DEĞİL, KAMUYA AİT OLANDAN VAZGEÇMEKTİR!
İzmir’in merkezinde yer alan ve kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen mülkiyeti kamuya ait alan, on yıllardır süregelen hukuksuzluklar, ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla bir "kent suçu" olarak varlığını sürdürmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 10 Eylül 2026 Perşembe tarihinde kamuoyu ile paylaşılan açıklamalar; alanın tarihsel, hukuki ve kentsel gerçekliğinden kopuk, meşruiyeti olmayan bir "feragat" senaryosunun hayata geçirilmeye çalışıldığını göstermektedir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, 2024 yılı öncesinde alana dair 1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye doğru feshi ve tapu iptali istemiyle açtığı, üstelik bilirkişi raporlarının kamu lehine şekillendiği bilinen davadan geri adım atmaktadır. Kamunun açık mülkiyet hakkı ortadayken, süreci "belirsizlik" bahanesiyle TMSF ile masaya oturarak sonlandırmak ve %30'luk bir paya razı gelmek; alanın %70'inin, yani on binlerce metrekarelik kamu arazisinin sermayeye peşkeş çekilmesinin itirafıdır.
Yürütülen süreç kamu yararı ilkesine açıkça aykırıdır!
Alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş dönemde başlatılmış olan hukuksal süreç kamunun lehine devam ederken; İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2026 tarihli ve 04.207 sayılı kararı ile re’sen onaylanan “İzmir İli, Konak İlçesi, İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği” TMMOB İzmir İl Koordinasyon tarafından yargıya taşınmıştır.
Dava konusu plan değişikliği, alanın tarihsel ve kamusal niteliğini güçlendirmek yerine, yüksek yoğunluklu yapılaşma ve ticari kullanımlara olanak sağlamakta; alanın geçmişteki kamusal niteliğini, devam eden tapu tescil davalarını ve gelecekte kamu mülkiyetine ait bir alan olduğunun mahkeme kararlarına geçmesi durumunu dikkate almaksızın, özel ve ticari kullanımların sürdürülmesine ve güçlendirilmesine imkan tanımaktadır. Bu kararların uygulanması halinde, özel kullanım ve yapılaşma kararlarının oluşturacağı ulaşım, altyapı ve kamu hizmeti ihtiyaçlarının ilerleyen süreçte kamu kaynakları kullanılarak karşılanması gerekecektir. Böylece, alanın özel kullanımlara ve ticari yapılaşmaya açılmasından doğan ekonomik yarar özel kişilere bırakılırken, bu yapılaşmanın yaratacağı ulaşım, altyapı, çevre ve kamu hizmeti maliyetleri kamuya yüklenmiş olacaktır.
Kamuya ait olandan feragat edilemez!
Belediyenin "maddi yükümlülüklerden muaf tutulma" ve "Kültürpark'ı kurtarma" kisvesi altında sunduğu bu protokol, kentin geleceğini piyasa aktörlerinin beklentilerine teslim eden algı manipülasyonundan ibarettir. Çözüm %30'luk güvenceler aramak değil, alanın tamamının bedelsiz olarak yeniden kamu mülkiyetine geçmesi ve İzmirlilerin ortak kullanımına sunulmasıdır.
Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası konusu, 2020 depreminden bu yana sürekli farklı yer seçimleri ve birbirini yalanlayan protokollerle gündeme gelmektedir. Her yeni açıklamada farklı bir adresin işaret edilmesi, kamuoyunda kafa karışıklığı yaratmakta ve plansızlığı gözler önüne sermektedir. Şehir plancıları olarak, kentsel belleğin en önemli odaklarından biri olan Konak Meydanı'na dair alınan ve sürekli değişen kararlar karşısında İzmir Büyükşehir Belediyesine şu soruları sorma zorunluluğu doğmuştur:
İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak Meydanı'nı Neden Terk Ediyor? İzmirlilerin zihninde idari merkez olarak kodlanmış bir meydandan çekilmesinin kentsel, sosyolojik ve mekânsal gerekçesi nedir?
Yıkılan Yere Ne Öngörülmektedir? Konak'taki eski hizmet binasının yıkılmasıyla boşalan bu alan için arka planda yürütülen asıl kurgu nedir? Bu alan hangi amaçla ve kimlerin kullanımına tahsis edilecektir?
Konak Meydanı'na Bina Yapılmayacaksa Neden Plan Değişikliği Yapıldı? Henüz Ağustos 2024'te, yıkılan binanın bulunduğu alana (7559 ada, 1 parsel) yönelik Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği yapılarak "Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ait parselin mülkiyet sınırı, imar ve kitle hattıdır" şeklinde plan notu neden eklenmiştir? Kendi plan kararlarını birkaç ay sonra boşa çıkaran bu idari savrulmanın nedeni nedir?
Uygulanmayacak Mimari Projeler İçin Neden Kamu Kaynağı Harcanmıştır? Konak Meydanı'ndaki alan için geçmişte düzenlenen proje süreçleri ve etütler için harcanan kamu kaynaklarının hesabı nasıl verilecektir?
Kemeraltı Bütününde ve Tarihi Kent Merkezi Bağlamında Yeterli Etüt Yapılmış mıdır? Konak Meydanı'ndaki idari fonksiyonun boşaltılmasının, Kemeraltı gibi canlı bir kent merkezinin gündelik yaşamına, esnafına ve sosyal dokusuna getireceği olumsuz etkiler analiz edilmiş midir?
Unutulmamalıdır ki, idari merkezlerin yer seçimi yalnızca bir "bina" tahsisi meselesi değildir. Konak Meydanı'ndaki kamu varlığının çekilmesi, UNESCO Dünya Mirası olma yolundaki tarihi kent merkezinin canlılığını ve güvenliğini derinden sarsacaktır. Aynı zamanda, Basmane Arazisi gibi geleneksel dokuya komşu bir alana devasa inşaat yoğunlukları yığmak, kentin ulaşım ve altyapısını kilitleyeceği gibi, tarihi silueti de geri dönülemez biçimde tahrip edecektir.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olarak; Basmane Arazisi’nde yıllardır sürdürülen rant odaklı ve hukuksuz yaklaşımları kabul etmiyoruz.
Basmane Çukuru pazarlık konusu yapılamaz; alan amasız, fakatsız, koşulsuz olarak kamuya devredilmelidir!
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamu mülklerini sermayeye terk eden uzlaşmalardan derhal vazgeçmeli, Konak Meydanı ve Basmane arazisine dair yürüttüğü kapalı kapılar ardındaki süreçleri şeffaflıkla kamuoyuna açıklamalıdır!
Saygılarımızla,
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri