Orta Doğudaki savaşın Türkiye turizmini olumsuz etkilediğini kaydeden Destination İzmir Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Tercan, turizmcilerin endişesini dile getirdi.
Orta Doğu ülkelerinden ve Körfez ülkelerinden yılda yaklaşık 14 milyon turistin Türkiye’ye geldiğine dikkat çeken Tercan, ‘Bu rakam Ortadoğu, körfez ülkeleri ile İsrail ve Amerika’dan gelen turistlerden oluşuyor. Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var..
Çeşme yara alacak
Turizm savaşı hiç sevmez, savaşın olduğu yere, bölgeye insanlar tatil yapmaya gelmezler. Akdeniz bölgesinde pek çok turizm merkezinde yer alan otellerin rezervasyon iptallerini duyuyoruz. İzmir savaş bölgesine çok uzan ancak ister istemez kentimiz de, özellikle Çeşme bu savaşın gölgesinden yara alacak gibi gözüküyor. Biz turizmciler olarak savaşın bir an önce bitmesini canı gönülden temenni ediyoruz.’ şeklinde konuştu.
İzmir ve Ege Bölgesi’nin avantajlarını da hatırlatan Bülent Tercan, ‘Savaşlara dayanıklı turizm çeşitlerine sahibiz. Yani İnanç Turizmi ve Sağlık-Termal Turizmi bir ölçüde İzmir’in avantajını oluşturuyor. İnanç Turizmi, İzmir’i her zaman ayakta tutar. İncil’de anlatılan 7 kilise İzmir’de. Meryem Ana ve UNESCO Dünya Mirası Efes, Bergama burada. UNECSO adayı Kemeraltı İzmir’in merkezinde. Şirin Birgi ilçemize sahibiz. Bu noktada turizmciler ve kent yöneticilerine düşen, İnanç turizmi, Tarih turizmi, Kültür turizmini doğru değerlendirmek, bu değerlerimizi dünyaya çok iyi anlatıp, pazarlama stratejimizi bunlar üzerine kurmak olacaktır.’ Dedi.
İnanç turizmi bitmez…
Savaş ve çatışmalar yakın bölgelerdeki deniz, kum, güneş turizmini hemen etkilediğini ifade eden Tercan sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Fakat inanç için yapılan turizmde savaş da olsa, COVID gibi felaketler de yaşansa İnanç turizmi devam eder. Azalabilir ama bitmez.
İzmir sahip olduğu İnanç turizmi, Tarih turizmi, Kültür turizmi değerlerini çok iyi koruyup, dünyaya çok iyi tanıtıp bu yönde bir yol yürümeli diye düşünüyorum. Çünkü İnanç Turizminin ve Tarih Turizminin kırılgan bir yapısı yoktur.
Termallerimizi geliştirmeliyiz…
Bunun yanı sıra İzmir sahip olduğu termal sular üzerine Termal kür merkezleri yapmalı. İzmir, Turizm Omurgasını daha az kırılgan olan İnanç Turizmi ve Termal Turizm üzerine kurgulamalı.
Tabii bunları yaparken doğal güzelliklerimizi de ihmal etmemeliyiz. Deniz, kum, güneş turizmini de savaşta ve barışta uluslararası arenada sürekli tanıtılmaya devam edilmelidir.’
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri