POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER GÜNCEL SPOR KÜLTÜR-SANAT RESMİ REKLAM TÜMÜ
YENİ Parti'den ilk grup toplantısı: Özel kürsüde!
YENİ Parti'den ilk grup toplantısı: Özel kürsüde!
Bennu Gerede gözaltına alındı!
Bennu Gerede gözaltına alındı!
Pilot, valizinde uyuşturucu ile yakalandı!
Pilot, valizinde uyuşturucu ile yakalandı!
Motorine büyük indirim geliyor!
Motorine büyük indirim geliyor!
3 Ağustos 2026 Pazartesi - 10:59

Tutuklu başkanlar CHP’den istifa edecek mi? Eski vekil açıkladı!

CHP İzmir İl Başkanlığı'nda tutuklu belediye başkanlarının durumuna ilişkin açıklama yapan eski İzmir Milletvekili Atila Sertel, tutuklu başkanların istifa edip etmeyeceğine ilişkin görüşlerini paylaştı. Sertel adalet vurgusu yaptığı konuşmasında "iddianame" çağrısında bulundu.

Tutuklu başkanlar CHP’den istifa edecek mi? Eski vekil açıkladı!

Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR- Eski CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel ve İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü CHP İzmir İl Başkanlığı'nda basın toplantısı gerçekleştirdi.

GÜMRÜKÇÜ'DEN 'ARINMA' VURGUSU

Tutuklu belediye başkanları ve tutukluluk süreçlerine ilişkin konuşan Gümrükçü şunları söyledi:

Her gün özellikle belediye eksenli bir tutuklama, görevden alma, belediyeleri çalışamaz hale getirme noktasına kadar ulaşacak sertlikte yargı eliyle yapılmış operasyonlar izliyoruz.

Elbette ki arınma dediğimiz nokta Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz temiz siyasetten yanayız. Solun temel ilkelerinden bir tanesi temizliktir, kirlenmemektir, hesap verilebilirliktir, şeffaflıktır.

BU ÇALIŞMALARIN İÇİNDE HAKLI GÖRDÜĞÜMÜZ NOKTALAR VARDIR, OLABİLİR

Bu noktada bizim de bu çalışmaların içerisinde haklı gördüğümüz noktalar vardır, olabilir. Bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Tabii ki kendi incelememiz sonrasında.

Fakat unutulan bir nokta var. O da şu: bir mahkemeye taşınması herhangi bir konunun ya da gözaltına alınması herhangi bir kişinin o kişinin suçlu olduğu manasına gelmez. Gözaltı bir tedbirdir delillerin karartılması ile ilgili ve yıllar süren boyutta ulaşmaması gerekir.

İkincisi, yani bunun adı masumiyet karinesidir. Suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur. İkincisi yargılamalar ve işte bu hapisler bazı noktalarda alınabilecek cezaların üstüne geçmektedir. Buna da izin verilmemeli ve müsaade edilmemelidir.

Üçüncüsü, delillerin toplanması bu kadar uzun sürmemelidir. Yani dünyanın hiçbir ülkesinde demokrasiyle yönetilen hiçbir ülkede bir iddianame hazırlaması aylar, yılları bulmamaktadır. Önce deliller hazırlanır sonra iddianame hazırlanır ama ülkemizde maalesef bu noktada olmayan yaklaşımlar da görüyoruz.

TUTUKLAMALAR DELİLLENDİRİLMEYE ÇALIŞIYOR

Yani önce tutuklamalar gerçekleştiriliyor sonra delillendirilmeye çalışılıyor. Bu yüzden iddianamelerle gecikilebiliyor.

Şimdi biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu temel eksende Cumhuriyet Halk Partili ya da Cumhuriyet Halk Partili olmayan yurttaş olarak Türkiye Cumhuriyetine bağlı herkesin hakkını hukukunu korumakla mükellefiz, kendimizi öyle görüyoruz.

MAĞDUR EDİLDİM DİYEN KİM VARSA CHP'YE BAŞVURMAYA DAVET EDİYORUM

Eğer ben mağdur edildim diyen kim varsa onları da Cumhuriyet Halk Partisi'ne başvurmaya, kendilerini bize ifade etmeye, biz de onları inceleyip hukuki haklarının korunmasında elimizden geldiğince yardımcı olacağımızı duyurmak istiyorum.

Bugün basın toplantımızın konusu uzun süredir tutuklu olan başta Tunç Soyer ve arkadaşlar olmak üzere Buca, Güzelbahçe, çeşitli belediyelerde uzayan süreçlerin olmasıdır.

SERTEL'DEN BAKANA 'SOYER' ÇAĞRISI

Tutuklu başkanları ziyaret eden eski CHP İzmir Milletvekili Sertel ise şunları kaydetti:

Geçmişteki Silivri mücadelesinden söz ederek başlamak isterim. Ki en somut örnek orada gerçekleşmiştir.

Silivri'de Türkiye'deki bu bütün insanların gözbebeği olan aydınlarımız, komutanlarımız, Atatürkçü subaylar, okuyan, yazan, çizen ve görüş belirten sivil toplum örgütünün başında bulunan insanlar tutuklandılar.

İlk FETÖ darbesiyle, bir FETÖ'cü yargı sistemiyle, AKP-FETÖ işbirliğinde çok uzun yıllar bu arkadaşlarımız cezaevinde kaldılar. Gelinen noktada arkadaşlarımız 5 yıl, 5,5 yıl ceza yattılar ve bunların büyük bir bölümü "gizli tanık" ifadeleriyle yargılanarak ceza yattılar.

Hatta en somut örneklerinden biri;

Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı dönemde tanımadığım ama cezaevine düştüğünde tanıdığım İlker Başbuğ'du.

İlker Başbuğ 2 yıl cezaevinde yatırıldı.

Gizli tanık PKK'nın 1 numaralı adamından Şemdin Sakık'tı, Genelkurmay Başkanı ise hücredeki sanıktı.

Sonra bir gün geldi, bu arkadaşların yargılarını, yargılanma sonucunda oradaki FETÖ'cü hakimler ağırlaştırılmış müebbet, iki ağırlaştırılmış müebbet diye okurken biz salondan "Bu adalet değil, siz hakim değilsiniz, siz bir başka yapının elemanlarısınız" diye bağırdık. Sonuç neydi? Evet, öyle çıktı.

Arkadaşlarımıza, komutanlarımıza 5-5,5 yıl sonra beraat ettirdiler. Ama onlar çocuklarından, yaşamından koparılmışlardı ve ömürlerinin en güzel yıllarını cezaevinde yatarak geçirmişlerdi.

İşte bu noktadan hareketle, şu anda da tutuklanan ve gözaltına alındıktan sonra cezaevine atılan çok sayıda Cumhuriyet Halk Partili ya da şimdi parti değiştirmiş başka arkadaşlar da olabilir, hiç önemli değil. İnsan olarak tutuklandılar, yetkili olarak tutuklandılar, başkan olarak tutuklandılar, siyaset yaptıkları için tutuklandılar ve cezaevindeler.

Geçtiğimiz gün Sayın Tunç Soyer'i ziyaret ettim. İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu'nu ziyaret ettim. Buca Belediye Başkanımız Görkem Duman'ı ziyaret ettim.

Ve Buca'nın eski belediye başkanı Erhan Kılıç'ı cezaevinde ziyaret ettim.

Onların herkese, bizi dinleyen herkese ve İzmirlelere selamlarını iletmek isterim.

SOYER'İN İDDİANAMESİ BİR YILDIR YOK

Ortadaki gerçek şudur: Örnek verirsek Tunç Soyer ve kooperatif davasından tutuklu olan arkadaşlar. Bu arkadaşların bir davadan beraat ettiklerini, daha doğrusu tahliye olduklarını yedekleme yaparak ikinci bir davanın ismi değiştirilerek, aynı davanın başka bir isim altında değiştirilerek tutukluluğu devam etti.

Ve şu anda iddianame yok. Tunç Soyer 1 yıl 1 aydır cezaevinde ve ne yazık ki hücre sisteminde yatıyor ve ne yazık ki tek başına kalıyor. Diğer arkadaşlarımız gibi Görkem Duman gibi, Erhan Kılıç gibi, Şenol Aslanoğlu gibi. Orada değişik terör suçlarından yatan, örneğin PKK'dan yatan kişiler haftada bir gün bir araya gelip voleybol oynayabiliyor, sohbet edebiliyor.

Fakat bu kamuda görev görmüş, belediye başkanlığı yapmış arkadaşlarımız asla birbiriyle görüştürülmüyor ve tek başına bırakılıyor. Hücre sistemi cezalandırma sistemidir. Cezaevinde kalan arkadaşlar çok iyi bilirler. Kalmayanlar okuyarak yürürler. Bir kişi disiplin suçu işlerse ancak tek başına bir hücreye atılır. Ama bu arkadaşlarımız tam 1 yıldır, 1 yıl 1 aydır hücrede kalmaktadır, tek başına kalmaktadır.

'YARGILANMASINLAR' GİBİ BİR TALEBİMİZ YOK

Buradan Adalet Bakanı'na ve yetkililerine seslenmek isterim. Ve sayın başsavcıya, sayın savcılarımıza seslenmek isterim. Masumiyet karinesi esastır. Bu arkadaşlarımızın beraati olduğu takdirde yattıkları süre, ailelerinden koparılan süre vicdanları sızlatacaktır. Hem toplumun vicdanı sızlatacaktır, hem bu kararı verenlerin vicdanı sızlatacaktır.

Biz kimse yargılanmasın demiyoruz, kimse yargılanmasın diye bir talebimiz yok. Yargıya olan güvenimiz tamdır ama tutuksuz yargılama esastır. Bir kişinin suçlu olup olmadığına elbette sonuçta adalet karar verecektir. Ancak adaletin temeli, hukukun temeli kişi hak ve özgürlüklerini de korumaktır. O nedenle buradan tekrar sesleniyorum.

TUTUKSUZ YARGILAMA ÇAĞRISI

Hiçbir arkadaşımız ülkesini terk etmez, kaçmaz. FETÖ'cüler gibi bu ülkeyi darbe yapmaya kalkışıp onlardan sonra başaramadıktan sonra terk eden FETÖ'cüler gibi olmaz bizim arkadaşlarımız. Bizim arkadaşlarımız bu ülkenin hizmetinde görev görmüş arkadaşlarımız. O açıdan bütün arkadaşlarımız adına sesleniyorum. İçeride yatan bütün arkadaşlarımız adına sesleniyorum. Yargılanmaları tamam, suçları varsa ceza tamam. Herhangi bir hukuka karşı kimsenin söyleyeceği sözü yok ama söyleyecek çok sözümüz var. Söyleyeceğimiz tek söz şimdi hafızalarda kalsın. Tutuksuz yargılansınlar. Beraat ettikleri takdirde yattıkları ceza, çektikleri çile ne ailelerine, ne kendilerine yanına kalmasın.

SOYER VE ARKADAŞLARININ İDDİANAMESİ NE ZAMAN ORTAYA KONULACAK?

Özellikle iddianamelerin ne zaman hazırlanacağını burada huzurunuzda bir kez daha soruyorum. Tunç Soyer ve arkadaşlarının iddianamesi, Şenol Aslanoğlu'nun iddianamesi ne zaman ortaya konulacak?

Tunç Soyer, avukatları yerini almadan sanıklarla konuşarak tutukluluğun devamına diye bir karar çıkartılıyor. Geçtiğimiz gün Tunç Soyer'in yanında olduğum gün SEGBİS günüydü. Yani tutukluluğun kararının değerlendirilmesi günüydü.

TUNÇ SOYER 'SUÇUMU SÖYLEYİN, SAVUNMA YAPAYIM' DEDİ

Tunç Bey çıkmadı, konuşmadı. Çünkü çıktığı zaman hakimin kendisine isnat edeceği ve söyleyeceği bir suçu yoktu ve Tunç Bey şunu soruyordu; "Benim suçumu söyleyin, ben savunma yapayım" diye. Fakat suçu yüzüne söylenmediği için tutukluluğun devamına sözü söyleniyor. Bu da gerçek bir haksızlık.

Bir insanın suçunu yüzüne karşı söylemiyorsun ama tutukluluğunun devamını yüzünüze karşı okuyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım tarzı değildir. Bütün arkadaşlarıma tekrar selamlarını iletti arkadaşlarımız ve aileleri adına, sevenleri adına İzmir'de kamu görevi gören bütün arkadaşlarımız adına, İzmirliler adına son sözüm şu olur, şu olmalı:

İddianame hazırlansın, yargılama esas olsun, tutukluluk esas olsun ve bu süreç sonucunda kim suçlu, kim suçsuz adalet ortaya çıkarsın.

İSMAİL YETİŞKİN VE GÖRKEM DUMAN İSTİFA ETMEYECEKLERİNİ SÖYLEDİ

Tutuklu Belediye Başkanlarının istifa kararlarını ilişkin bilgi veren Sertel şunları söyledi:

İsmail Yetişkin'i ziyarete gittiğimde diyaliz makinasına bağlıydı ve haftada 3 gün, 4 saat cezaevi koşulları içerisindeki o sağlık bölümünde diyalizi oluyor, makineye bağlı olarak. Ama şu bir gerçek, gece herhangi bir sıkıntı yaşanırsa ya da başka bir saat herhangi bir sıkıntı yaşanırsa arkadaşımızın acilen hastaneye kaldırılması büyük bir problem ve büyük bir sağlık sorunu olarak ortada duruyor.

TABİP ODASI VE BAROYA 'YETİŞKİN' İÇİN ÇAĞRI

İsmail Yetişkin için İzmir Tabip Odası'nın ve İzmir Barosu'nun çağrı yapmasını bekliyorum, buradan da kendilerine çağrı yapıyorum. Sağlık çok önemli. Bu arkadaşımızın başına bir şey gelirse sorumlu kim olacak? Çünkü haftada 3 gün 4 saat diyalizde.

İsmail Yetişkin'le konuştum, kendisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olarak kalacağını ve ayrılmayı düşünmediğini ifade ediyor. Görkem Duman'la görüştüm, kendisi Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalacağını söyledi. Tunç Soyer zaten Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalacağını daha önceden açıklamıştı ve Cumhuriyet Halk Partisi ile siyasete devam edeceğini söyledi.

Şenol Aslanoğlu zaten bizim il başkanlığımızı yapmış ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyasi yaşamını sürdüreceğini belirtti. Çağdaş Bey uzun yıllar Buca'da ilçe başkanlığı yapmış arkadaşımız, partiden asla ayrılmayı düşünmediğini ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde olarak kalacağını vurguladı. İnanç Karabulut arkadaşımız, belediye başkan yardımcısı, Cumhuriyet Halk Partili olarak ayrıca kalacağını vurguladı. Barış Özgenç de aynı durumları ifade etti.

Benim görüştüklerim bu arkadaşlar, hiçbir şekilde CHP'den ayrılmayı düşünmüyorlar, bu konudaki görüşlerini böyle belirttiler. Ama ayrılmış olsalar da hepsi bizim arkadaşlarımız bunlar. Yani başka bir partiye gitse de bu arkadaşlarımız, hiçbir şekilde onlarda sorun yok. Yani özellikle seçilmiş değil, özellikle tutuklu olan bütün arkadaşlara ulaşmaya, gayret eden arkadaşlarımız. Hatta başka siyasi partilerden olan arkadaşlarla da görüşüyoruz.

Ayrıca Ümit Erkol'la görüştüm, sanıyorum Ankara Eğitim İl Başkanı, o yeni partiye gönül vermiş bir arkadaş olarak onunla da görüştük orada.

Orada yatmak, cezaevinde yatmak ne demek? Yatanlar çok iyi bilir. Allah oraya kimseyi düşürmesin. Geçmiş dönemde yatıp çıkmış bir arkadaşımız olarak o cezaevi koşullarında her şeyde hasret. Gökyüzüne hasret, yürümeye hasret, güneşin doğuşunu seyretmeye hasret, denize girmeye hasret, insanla sohbete hasret. Hep bu dönemde e tipi cezaevlerinde insan sesine hasret. Tutukluluk çok zordur, çok insanlar çok zor koşullar altında yaşar.

İl Başkan Yardımcısı Ali Hıdır Uludağ ise, "Soruşturma aşamasında dosyaların tamamlanmadığı aslında, yani soruşturma başlatılıyorken, iddianame düzenleniyorken, bugüne gelen süreçte yeterli delillerin ve belgelerin olmadığı, belge ve delilsiz bir yakalama ve tutuklama olduğu çok net ve açıktır. Bir tahliye kararı çıktı, dosyanın bir tanesinden hemen akabinde iki tane daha tutuklama kararı çıktı. Fakat bu tutuklama kararlarından sonra yedi ay geçmesine rağmen henüz bir iddianame ortada yok.

Tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiği noktada tutuklulukların devamlılığının var olması bize siyasi bir çağrışım getiriyor.

İçerdeki insanların cezaevinde tutuklu kalmaları sadece onları cezalandırmaları değil, eğer bu yargılama beklendiği gibi haksız ve berbat sonuçlandığında, tüm çevresini ve ailesini de siz hürriyetinden yoksun bırakmış oluyorsunuz, toplum da hürriyetinden yoksun bırakmış oluyorsunuz. Bunun ortadan kalkması için, yani "tutuklama tedbirdir, eziyet değildir", bunların ortadan kaldırılması lazım. İddianamelerin bir an önce düzenlenmesi gerekiyor" dedi.

GÜL'DEN İDDİANAME ÇAĞRISI

İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ise tutukluluk süreçlerine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi:

Süreç içerisinde hakim savcı görev değişikliklerini gördük. Daha sonrasında ise Seferihisar Belediye Başkanımızın İsmail Bey'in diyaliz hastası olmasına rağmen, sağlık şartlarıyla cezaevinde için uygun olmamasına rağmen bu andaki süreci gördük. Bu süreçler sadece uzun süreli iddianamelerin geç çıkması yönünden değil, bir diğer taraftan da haklı hak kayıplarına da sebebiyet veren süreçler olarak devam ediyor.

Tabii tüm bu süreçleri takip ederken şunu da fark ettik ki; tüm tutuklular tutuklandıktan sonra serbest bırakılan insanlar yönünden ailelerin hukuk kilitliği mağduriyetleri ortaya çıkmıştır. Aileleri zor bir süreçten geçirmiştir.

Aslında uzun tutukluluğun önüne geçmek bizim ülkemizde yapılabilecek çok kolay bir şey. Nasıl? İddianamelerin hızlı çıkması gerekiyor. Ancak biz halihazırda iddianameleri bekliyoruz, iddianameleri beklediğimiz bir de uzun tutukluluk süreci de devam ediyor.

Bu da insanların temel hak özgürlüklerini kısıtlayan, adil yargılanma hakkında kısıtlama riski ortaya çıkartan bir şey. kısıtlanmadığı, özgürlüklerine kavuştuğu, adaletin tecelli ettiği bir süreci yaşamak, bunu görmek.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki; adalet bir toplumun vicdanıdır. Toplumun vicdanını ayakta tutabilmek için de adaletin tecelli etmesi gerekmektedir.

Soruşturmaların makul sürede tamamlanması, iddianamelerin gereksiz gecikmelere mahal verilmeksizin düzenlenmesi ve tutukluluk kararlarının her aşamada somut, güncel ve kişiselleştirilmiş gerekçelerle hakkaniyetli bir şekilde değerlendirilmesinin gerektiğine inanıyoruz.

Aynı zamanda doğum kararlarının verilmesi gerekiyor. Uzun tutukluluk, biraz önce meslektaşımın da belirttiği gibi insanların mağduriyetine sebep olurken, vekelenme hakkına ve masumiyet karinesine de zarar vermektedir.

Çünkü bir kimsenin tutuklu olması, maalesef ki kamuoyunda sanki suçluymuş gibi değerlendirilmesine de sebebiyet vermektedir.

Bunun önüne geçmek için de şunu da söylememiz gerekiyor; tutuklu olmuş olması, suçlu olduğu anlamına gelmez. Çünkü halihazırda arkadaşlarımız tam olarak neyle suçlandıklarına vakıf değiller.

Dediğimiz gibi; iddianamelerin en hızlı şekilde çıkması, adil yargılamanın olması ve arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesini en kısa sürede talep ediyoruz.

 
İmamoğlu'ndan 'Erdal Beşikçioğlu' açıklaması
 
Büyükşehir’in o şirketinde genel müdür ve yönetim kurulu başkanı belli oldu!
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Saat verildi: Kılıçdaroğlu açıklama yapacak
Mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ...
90 yıllık tarihi köprü yeniden hizmette!
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde ...
Özel’den ‘Cemil Tugay’dan pişman mısınız?’ sorusuna yanıt ve Sengel ayrıntısı!
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci Fatih Altaylı’nın Youtube’da ...
 
CHP'den YENİ Parti'ye geçen 30 ilçe başkanından 1'i ikna edildi, 1'i bıraktı!
İzmir’de CHP’den ayrılıp YENİ Parti’ye geçen 30 ilçe başkanının durumu ...
İzmir'de konuştu, soruşturma başlatıldı: TİP'ten Kadıgil açıklaması!
TİP milletvekili Sera Kadıgil hakkında İzmir’de partisinin mitinginde ...
Özgür Özel: Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Mamak Belediyesi Kültür Merkezi ve Cemevi Temel Atma Töreni’ne katılan ...
 
CHP İzmir'de 9 ilçeye yeni başkan atandı
CHP İzmir'de 9 ilçeye yeni ilçe başkanı atandı. Yapılan atamalar şöyle; ...
AK Partili Kaya'dan yerel yönetime Kıbrıs Şehitleri Caddesi salvosu: Bakım çalışması değil, vizyon gerekli!
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ...
CHP'li Nalbantoğlu'ndan Özel'e 'yapay zeka' göndermesi: Siyasi sorumluluğu kim üstlenecek?
CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, YENİ Parti ...
 
RÖPORTAJLAR
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA GERÇEK İZMİR
TWITTER'DA GERÇEK İZMİR
YAZARLAR
Sercan Avcı
Cemil Tugay-AK Parti iddiası: 4 senaryoya detaylı bakış!
ÇOK YORUMLANANLAR
Gerçek İzmir
KünyeKünye İletiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri