Yeni Parti'nin kurulmasıyla Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında (1946 sonrası) bir ilk yaşandı.
Son yerel seçimlerde Türkiye genelinde en yüksek oy oranına ulaşan, Meclis'te ise ana muhalefet partisi konumunda bulunan CHP’de beklenen ayrılık bugün resmen gerçekleşti.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına atanmasının ardından ortaya çıkan krize Özgür Özel liderliğindeki parti kadroları “Yeni Parti”yi kurarak yanıt verdi. Partinin Meclis grubunun oluşturulması için de TBMM Başkanlığına gerekli bildirimler yapıldı.
Yeni Parti’ye 91 milletvekilinin katılmasıyla birlikte parti, TBMM’de AK Parti’nin ardından en fazla sandalyeye sahip siyasi parti grubu oldu.
Parti, kuruluşuyla birlikte ana muhalefet partisi unvanını alarak Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında bu ünvanı kurulduğu gün kazanan ilk parti oldu.
MECLİS ARİTMETİĞİ DEĞİŞTİ
TBMM’de siyasi parti grubu kurulabilmesi için en az 20 milletvekili gerekiyor. Yeni Parti, 91 milletvekiliyle yalnızca bu eşiği aşmakla kalmadı, diğer bütün muhalefet partilerinden daha fazla sandalyeye ulaşarak ana muhalefet konumunu CHP’den devraldı.
Yeni Parti’nin kuruluşu öncesinde TBMM’de AK Parti’nin 277, CHP’nin 135, DEM Parti’nin ise 56 milletvekili bulunuyordu. CHP’den 91 milletvekilinin Yeni Parti’ye geçmesiyle CHP’nin sandalye sayısı 135’ten 44’e düştü.
Yeni Meclis aritmetiğine göre AK Parti, 277 milletvekiliyle en büyük grup olma konumunu korurken Yeni Parti, 91 milletvekiliyle TBMM’nin ikinci büyük siyasi partisi oldu. Yeni Parti’yi 56 milletvekiliyle DEM Parti, 46 milletvekiliyle MHP, 44 milletvekiliyle CHP, 29 milletvekiliyle İYİ Parti ve 20 milletvekiliyle Yeni Yol Partisi izledi.
Böylece 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yüzde 37,8 oyla Türkiye genelinde birinci parti olan ve TBMM’de ana muhalefet konumunda bulunan CHP’de yaşanan yönetim krizi, Meclis aritmetiğini de değiştirdi. Özgür Özel yönetiminde yerel seçimlerden birinci parti çıkan CHP, mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevine iade edilmesiyle, yeni yönetimi altında herhangi bir seçime girmeden ana muhalefet konumunu kaybetti ve Meclis’in beşinci büyük partisi durumuna düştü.
ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDEKİ DENEMELER
Yeni Parti’nin doğrudan ana muhalefet konumuna yükselmesini Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki girişimleri dışarda bıraktığımızda “Türk siyasi tarihinde bir ilk” olarak nitelendirmek mümkün.
Cumhuriyet tarihinin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 17 Kasım 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılan 28 milletvekili tarafından kuruldu. Kâzım Karabekir’in genel başkanlığındaki parti, kurulduğu anda Meclis'teki örgütlü muhalefeti temsil etti. Ancak parti yaklaşık yedi ay sonra, 3 Haziran 1925’te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.
İkinci girişim olan Serbest Cumhuriyet Fırkası ise 1930’da Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikiyle Fethi Okyar tarafından kuruldu. İktidara alternatif olacak bağımsız bir siyasal örgütten çok, kontrollü ya da güdümlü bir muhalefet girişimi olarak değerlendirilen parti yalnızca 99 gün yaşayabildi ve 17 Kasım 1930’da kendisini feshetti. Bu iki deneyim, kalıcı ve rekabetçi bir çok partili sistem oluşturamadığı için Türkiye’de yerleşik çok partili hayatın başlangıcı genel olarak 1945-1946 dönemi kabul ediliyor.
DP SEÇİMDEN SONRA ANA MUHALEFET OLDU
Çok partili yaşama geçişin temel aktörü olan Demokrat Parti de kurulduğu anda ana muhalefet konumuna gelmedi. Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ın öncülüğünde 7 Ocak 1946’da kurulan DP’nin kurucu kadrosu CHP’den ayrılan dört isimden oluşuyordu. Ancak Bayar, kuruluş öncesinde milletvekilliğinden de istifa etmişti ve DP kuruluş tarihinde Meclis'te ana muhalefeti meydana getirecek sayısal güce sahip değildi ve grup kuramıyordu.
DP, 21 Temmuz 1946’da yapılan genel seçimlerde 61 milletvekili çıkararak ana muhalefet partisi haline geldi. Başka bir ifadeyle DP’nin ana muhalefet konumu, milletvekillerinin mevcut partilerinden topluca ayrılarak yeni partiye geçmesiyle değil, kurulduktan yaklaşık 6 ay sonra girdiği ilk genel seçimin ardından oluştu.
EN YAKIN ÖRNEK BİR YIL SONRA GERÇEKLEŞTİ
Cumhuriyetin sonraki yıllarında Meclisteki bölünmeler sonucunda çok sayıda yeni parti kurulsa da bunların hiçbiri kuruluş gününde ana muhalefet konumuna ulaşamadı.
Bu duruma en fazla yaklaşan örnek Hürriyet Partisi oldu. Demokrat Parti’den ayrılan 19 milletvekili tarafından Aralık 1955’te kurulan Hürriyet Partisi, kuruluşunda CHP’nin gerisinde kaldı. Partinin milletvekili sayısı ancak 4 Aralık 1956’da 32’ye ulaştı ve Hürriyet Partisi bu tarihte CHP’yi geçerek ana muhalefet konumuna geldi. Dolayısıyla Hürriyet Partisi de bu unvanı kuruluş gününde değil, yaklaşık bir yıl sonra aldı.
2002 yılında DSP’den ayrılan 63 milletvekilinin kurduğu Yeni Türkiye Partisi de doğrudan Meclis grubu oluşturmasına karşın yalnızca Meclis'in beşinci büyük partisi olabildi; ana muhalefet konumu DYP’de kaldı. (BirGün)
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri