GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, verdiği röportajda İzmir’de hayata geçirilmek istenen projelerin “iktidarın bazı unsurları” tarafından engellendiğini savunarak, “Ne yazık ki iktidarın bazı unsurlarınca İzmir üvey evlat bile değil, adeta ‘hasım’ olarak görülüyor” sözlerine AK Parti'den tepki geldi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP’nin ezber siyasi refleksiyle iş yapamıyorsam AK Parti’ye çamur atayım diyerek medyaya açıklamalarda bulunmuş. Cemil Tugay’a tavsiyem; mikrofonlara ayırdığı vakti İzmir’e ayırması, AK Parti’yi mesnetsizce suçlamaya harcadığı enerjiyi İzmir’e harcamasıdır. Cemil Tugay’a sormak istiyoruz: Bakanlıktan sağlanan 170 milyon Euro krediyi aldınız mı, almadınız mı? Şunu en baştan ve net biçimde tekrar edelim: Sizi engelleyen kimse değil, bizzat kendi yönetim anlayışınızdır. SGK’ye borcu yapan sizsiniz, ödeme yapmayan da siz! Yasa gereği borcu yoktur kâğıdı almanız gerekirken kulağınızın üstüne yatan da sizsiniz! Sonra da kalkıp AK Parti’yi hedef gösterip sorumluluğu başkasına yüklemeye, alınan destekleri görmezden gelmeye yelteniyorsunuz. İzmir siyaseti son dönemde bir gerçeği yaşıyor. Hakikat binasını, algı rakamlarıyla yıkmaya çalışıyorsunuz. Başkan Saygılı, açıklamasını şu şekilde sürdürdü, "Sayın Tugay’ın “İzmir üvey evlat bile değil, adeta hasım görülüyor” sözleri gerçeği tersyüz eden bir söylemdir. İzmir’e karşı bir “cezalandırma stratejisi” varsa, bunun adı ödemeden borç biriktirme, projeyi geciktirme, sorumluluğu başkasına yükleme stratejisidir. İlle de İzmir’in üvey evlatlarını görmek mi istiyorsunuz? CHP’li belediye başkanları şezlonglarda tatil keyfi yaparken maaşı ödenmeyen, evine ekmek götüremeyen işçilere bakın! İzmir’i yetim, öksüz, üvey mi görmek istiyorsunuz? CHP’li belediye başkanları liyakatsiz kadroları bankamatiklerden maaşa bağlarken İzmir’in çere, çöpe, çamura ve çevre kirliliğine terk edilen sokaklarına bakın. İzmir’e hasım gözüyle bakanları mı görmek istiyorsunuz? İZMİR AĞLAMADAN DEĞİL ÇALIŞANDAN YANADIR "Bir de sahaya bakalım." diyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "AK Parti milletvekilleri İzmir’in sokaklarında, mahallelerinde, projelerinin başında. Yatırımın takibini yapıyor, finansman kapılarını zorluyor, Ankara’da İzmir’in dosyasını omuzlarında taşıyor. CHP’li vekiller ise ortada yok. Sayın Tugay bilmelidir ki: AK Parti milletin mümtaz iradesinden beslenen bir ışık kaynağıdır. AK Parti milletin ufkunda parlayan bir güneştir. CHP’nin mum olup dibini bile aydınlatamadığı siyaset tarihinde, AK Parti CHP’nin 100 yılda beceremediği işlerin onlarca, yüzlerce katını 24 sene içinde tamamlamış ve Türkiye’nin hanesine kazandırmıştır. O yüzden siyaset kolaycılığına bulaşmayın. İzmir “hasım” falan değildir. İzmir, bahanelerden bıkmıştır. İzmir, ağlamadan değil, çalışandan yanadır. İzmir, algıdan değil, hizmetten yanadır. Borcu ödemeden kredi isteyen, yönetemeyince iktidarı suçlayan bu anlayış İzmir’i ileri taşıyamaz. Bizim durduğumuz yer nettir: Polemik değil hizmet, mazeret değil çözüm, laf değil icraat" ifadelerini kullandı. KAYA: KAPALI KAPILAR ARDINDA BAŞKA, KAMUOYU ÖNÜNDE BAŞKA AK Partili Kaya, ise sosyal medya hesabından yaptığı uzun paylaşımda Başkan Tugay’ın açıklamalarını eleştirerek, kamuoyunun yanıltıldığını savundu. Kaya, “Bir yanda kapalı kapılar ardında teşekkür edenlerin, bakanlarımıza memnuniyetlerini iletenlerin, diğer yanda kamuoyuna bambaşka bir tablo sunmalarını milletimizin takdirine bırakıyoruz” ifadelerini kullandı. Kaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay'ın Sözcü Gazetesi'ne verdiği mülakatı, tüm İzmirliler hayretler içinde okudu. Daha önce de söyledim, bir kere daha ifade etmenin uygun olduğunu düşünüyorum. Halkın iradesini aldatmaca ve gerçek dışı beyanlarla yönlendirmeye çalışanlara siyaset literatüründe demagog denir. Sorumlu siyasetçi, sorumlu yönetici demagoloji peşinde koşmaz. Gerçekleri eğip bükmek, rakamlarla oynamak ya da kamuoyunu bilinçli biçimde yanlış bilgilendirmek, siyasi ahlaka uygun bir davranış değildir. Sorumlu siyasetçi, sorumlu yönetici, zor da olsa gerçeği söyleyen, hoşuna gitmese bile hakikatin arkasında duran ve toplumu yanıltarak değil, bilgilendirerek yöneten kişidir. Vatandaşa sürekli yanlış bilgi vermek, şehirle ilgili meseleleri bilinçli şekilde çarpıtmak, algı operasyonlarıyla gündem üretmeye çalışmak, sadece siyasi etik açısından değil, aynı zamanda kamusal sorumluluk açısından da ciddi bir zafiyettir. Gerçeğin yerine algıyı koyanlar günü kurtarabilir, ancak uzun vadede ne toplumsal güveni ne de tarih önündeki sorumluluğu taşıyabilirler. Yöneticilik iddiasında bulunabilirler ama sorumluluk makamının ağırlığını taşıyamazlar. Daha üç gün önce, TOKİ tarafından Bergama'da inşa edilen 57 dönümlük millet bahçesinin Bergama Belediyesi'ne devrini gerçekleştirdik. Bu büyük yatırım yapılırken de, belediyeye devredilirken de yönetimin siyasi kimliği değil, kamunun ihtiyacı esas alındı. Partimizin Genel Sekreteri, Milletvekili arkadaşlarımız, İl Başkanımız ve TOKİ Başkanımız ile birlikte, devir töreninin ardından Bergama'nın CHP'li Belediye Başkanı'nı makamında ziyaret ettik. Çünkü biz bu şehri seviyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan, halkın iradesiyle seçilmiş tüm yöneticileri değerli görüyor, üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirirken hiçbir bahanenin arkasına sığınmıyoruz. Destek verilmesi gereken her noktada samimiyetle katkı sunuyoruz. Esasen bunu en iyi bilenlerden biri de Sayın Cemil Tugay'dır. Bakanlarımızla kaç kez bir araya geldiğini, Genel Sekreterimiz ve İl Başkanımızla birlikte kaç defa ziyaretler gerçekleştirdiğini, İzmir'in meselelerinde kendisine ne tür destekler verildiğini ve hangi katkıların sunulduğunu çok iyi bilmektedir. Hal böyleyken, bir yanda kapalı kapılar ardında teşekkür edenlerin, bakanlarımıza memnuniyetlerini iletenlerin, diğer yanda kamuoyuna bambaşka bir tablo sunmalarını milletimizin takdirine bırakıyoruz. Karakolda doğru söyleyip, mahkemede şaşırmak misali, muhataplarımızla konuşurken başka, kamuoyuna hitap ederken başka bir dil kullanılması, gerçeği değiştirmez. Gerçekler nettir, tarih ve kamuoyu önünde kayıtlıdır, inkar edilemez." KIRKPINAR: BECERİKSİZLİKLERİNİ ÖRTBAS ETMEK İÇİN ANKARA'YI HEDEF ALIYOR! AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ise, “İzmir’i yönetemeyenler, kendi beceriksizliklerini örtbas etmek için Ankara’yı hedef alıyor. Bu artık ciddiyetini tamamen yitirmiş bir söylemdir” dedi. İzmir’e bugüne kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çok sayıda kamu yatırımı yapıldığını vurgulayan Kırkpınar, kentin “üvey evlat” olarak gösterilmesinin gerçekle bağdaşmadığını ifade etti. “Ulaşımdan sağlığa, altyapıdan çevre yatırımlarına kadar İzmir’e kazandırılan projeler ortadadır” diyen Kırkpınar, merkezi idarenin hukuka aykırı, plansız ve kamu zararına yol açacak projelere onay vermek zorunda olmadığını belirtti. Kırkpınar açıklamasında, İzmir’in mevcut sorunlarının sorumlusunun yıllardır şehri yöneten CHP belediyeciliği olduğunu söyledi. “Bugün İzmir çöplerin toplanamadığı, körfezinin kokudan geçilmediği, altyapısı çökmüş bir kent haline gelmiştir. Trafik artık günlük hayatı felç eden bir çileye dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. Belediyenin işçi maaşlarını dahi ödeyemez durumda olduğunu dile getiren Kırkpınar, “Emekçinin alın teri ödenemezken, yöneticilerin lüks tatillerle gündeme gelmesi İzmirlinin vicdanını yaralamaktadır. Kayıp-kaçak oranları yüzde 50’lere ulaşmış, musluklardan su akmaz hale gelmiştir” dedi. Kentsel dönüşümün yapılmadığını, yatırımların hayata geçirilemediğini belirten Kırkpınar, “Merkezi hükümet tarafından yapılan yatırımlar ve metrolar dahi doğru yönetilememekte; kamu kaynakları başta kooperatifler olmak üzere sağda solda çarçur edilmektedir. Yarım bırakılan opera binası, yapılamayan belediye hizmet binası ve Türkiye’nin en borçlu büyükşehir belediyesi gerçeği ortadadır” diye konuştu. “Kimse İzmir’i merkezi hükümetle kavga ederek yönetemez” diyen Kırkpınar, suçun Ankara’ya atılmasının İzmirlinin sorunlarını çözmediğini vurguladı. “İzmirliyi cezalandıran bir anlayış varsa, o da yıllardır süregelen CHP belediyeciliğinin beceriksizliğidir” dedi. AK Parti olarak İzmir’e hizmet etmeye devam edeceklerini ifade eden Kırkpınar, “Kimsenin İzmir üzerinden siyaset yapmasına, kendi başarısızlığını Ankara’ya fatura etmesine müsaade etmeyeceğiz. İzmir mazeret değil, hizmet beklemektedir” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Slogan siyasetiyle eser ve hizmet sorumluluğunuzu taca atıyorsunuz.
Şehir, polemikle değil planla; suçlamayla değil icraatla yönetilir. Ne yazık ki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’e yeterli hizmet ekosistemini kuramadığından, İzmir’e yakışan eserler üretemediğinden ötürü başı her sıkıştığında aynı başlığa sarılıp konuyu ısıtmayı tercih ediyor. Biz ise her seferinde kamuoyuna kendisinin de bildiği gerçekleri hatırlatıyoruz; çünkü İzmir, laf değil hizmet bekliyor.
Görevi devraldığında yaklaşık 7,5 milyar TL borcu, bugün SGK ve vergi borçları 18 milyar TL’ye kim taşımış, mümkünse bir aynaya bakın. İzmirli bilsin!İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin toplam borcu 1,2 milyar Dolar seviyesine ulaşmış durumda. Cemil Bey, başkanlık koltuğunda 2 yıl dolmadan, İzmir'in en çok borç üreten belediye başkanı haline gelmiştir. İzmir “mum gibi eriyorsa”, bu erimenin sebebi mali disiplinin yokluğudur.
AK Parti Hükümeti olarak İzmir’e, Dünya Bankası’nın Türkiye’ye sağladığı kaynaktan sonradan dahil ederek 170 milyon Euro, yani yaklaşık 8,5 milyar TL kredi sağladık. Sayın Tugay bu kaynağı bile 1,5 yılda ancak harekete geçirebildi. Yetmedi; bizim sağladığımız bu krediyle yapılan işlerin temel atma töreninde bile bize saldırmayı tercih etti. Her defasında çıkıp “Kredilerimiz bekliyor” söylemi de gerçeği perdelemektir. SGK ve vergi borcu olan hiçbir belediyeye kredi onayı verilmez. Önce borçları dağ gibi biriktiren anlayışla yüzleşmek gerekir. Borçlar ödenir, disiplin sağlanırsa krediler de zaten yoluna girer." 
