Özgür Özel: Tek çare birleşik mücadele

21 Ocak 2026 Çarşamba   21:57

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından her hafta düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin İstanbul'daki adresi bu hafta Çekmeköy oldu.

83'üncüsü düzenlenen miting, Çekmeköy’deki Hamidiye Mahallesi’nde gerçekleşti.

Mitinge Parti Meclisi (PM) üyeleri Baran Seyhan, Kübra Gökdemir, Sinem Kırçiçek, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Oğuzhan Cenan, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Bakırköy Belediye Başkanı Doçent Doktor Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Haken Çebi, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş katıldı.

Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Dilek Kaya İmamoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan da halkı selamladı.

Mitingde, akşam saatlerinde yaşamını yitiren değerli oyuncu Haldun Dormen anılarak ailesine başsağlığı dilendi.

CHP Çekmeköy İlçe Başkanı Haydar Aslan, İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selvi Dursun, İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara da mitinge katılanlar arasında yer aldı.

"DOLDURAMAYACAKLARI, UZAKTA BİR ALAN VERİN DEMİŞLER"

CHP Lideri Özgür Özel, miting alanında bulunanları selamlayarak konuşmasına başladı:

"36. ilçe mitingimizi yapıyoruz. 19 Mart darbesinden sonra 83. Kez meydanlardayız.

Şahinbey Caddesi’nde olmak istedik, birileri korktu. Orayı doldururlar, muhteşem bir kalabalık olur diye AKP İstanbul İl başkanlığı valiliğe, emniyete ‘Vermeyin de vermeyin’ demiş. Nereyi verin? Dolduramayacakları, uzakta bir alan verin. AKP’den talimat alan valiliğe, emniyete söylüyorum: Bakın Çekmeköy’e, görün Çekmeköy’ü!"

19 Mart günü bir sivil darbeye kalkıştılar. CHP’nin değil, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı adayını ve İstanbul'un seçtiği belediye başkanını gözaltına aldılar. O gün bütün İstanbul’u Saraçhane’ye davet ettik. O gün aynı bugün gibi hemen valiliğe ‘Yasak getir, toplanamasınlar’ dediler. Dedik ki ‘Bu yasak sökmez, İstanbul Saraçhane’de olacak. Vapurları, yolları, metroları kapattılar ama ilk gece 110 bin aslan yürekliye engel olamadılar. 23 Mart akşamı 1 milyon 100 bin kişi Saraçhane’deydi. Şimdi sen o kitleye Şahinbey'i vermeyeyim diyorsun, o kitle oturur mu evinde İradesine, adayına sahip çıkanlara, bu meydanı hınca hınç dolduranlara helal olsun, selam olsun."

"HEM MEYDANDA, HEM VİCDANDA BİZ KAZANDIK"

19 Mart eylemlerinde tutuklanan, daha sonra serbest bırakılan yurttaşları hatırlatan Özel, valiliğin o dönemki eylem yasaklarıyla ilgili şunları söyledi:

"İstanbul Valisine, İstanbul Emniyetine, Çağlayan'daki hakim ve savcılara hatırlatıyorum. Kanunsuz emir aldınız ve bu kanunsuz emre teslim oldunuz. Gençlerimizi tutukladınız. Şimdi o arkadaşların her biri serbest kaldı. Ve mahkeme dedi ki 'Orayı yasaklamak hukuka aykırıdır, bu gençleri tutuklamak hak ihlalidir.'

O gün toplanamazsın, eylem yapamazsın diyenlere şunu söylüyorum: Hem meydanda, hem vicdanda biz kazandık. Ahlaki üstünlük, psikolojik üstünlük bizdedir. Çoğunluk enerjisi bizdedir, bu meydandadır. Biz kazanacağız."

Özgür Özel, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ile yaptığı bir konuşmayı hatırlatarak şunları söyledi:

"Dedim ki İnan Güney, Beyoğlu sınırları içinde olan okullarda içme suyu için su sebili, okul sebili uygulaması yapmış. Orhan Başkan'a dedim ki, ‘Başkanım senden de bekliyorum.’ Bugün memnuniyetle gördüm ki Çekmeköy'deki 54 okula ücretsiz arıtma suyu sebili konuyor. Buradan kondu, hepsinde var. Sözünü tutmuş, "Yaptım başkanım" diyor. Buradan Türkiye'ye duyuralım. Okul suyu şudur: Okulda zil çalınca çocuklar iki tarafa koşar. Cebinde parası olanlar, anasından babasından iyi bir harçlık alanlar kantine koşar. Oradan iyi, kaliteli suyu kana kana içer. Öbürleri bu yana döner, tuvalet musluklarına gider, tuvaletteki çeşmeden su içer. İşte bu olmasın diye okulların her birine arıtma suyu, arıtma sebili konup bütün çocukların aynı suyu içmesini, zenginle fakirin içi yandığında su içerken bile ayrılmamasını sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı belediyeciliğidir.

Şu anda Silivri'de olan bu uygulamayı başlatan, ardından Çekmeköy, Tuzla derken bütün İstanbul'a, bütün Türkiye'ye yaydığımız bu uygulama için İnan Güney kardeşimi selamlıyorum. Belediye Başkanım Orhan Çerkez şahsında tüm başkanlara teşekkür ediyorum.

Ayrıca partinin verdiği talimat doğrultusunda ilçedeki tüm okulları düzenli olarak temizlik hizmeti veriyoruz. 7 kreş açıldı. Partimizin en önem verdiği hizmet; kadını istihdama kazandıran, çocuğu erken yaşta eğitime alan, yeteneklerini kazandıran, geliştiren, varsa bir eksikliği erkenden tespit edip müdahale edilmesini sağlayan kreş uygulamasında biz sıfırdan başladık. Şu ana kadar 7 kreş açıldı, 4'ü hazır, 11 kreşimiz şu anda faaliyette. 2 de İBB'ninkiyle Çekmeköy'de kreş sayımızı sıfırdan 13'e çıkardık. Birinin adını da Manisa'mızın evladı Gülşah Durbay'ın adını verdiler, yürekten teşekkür ediyorum."

"O DUVARLARINIZ VIZ GELİR BİZE VIZ!"

"Çekmeköy için Orhan Başkan çalışıyor ama bir başkan daha çalışıyor. Kim çalışıyor? Ekrem Başkan! Cumhurbaşkanı adayımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız burada yaptığı mitingde söz vermişti, 'Siz Orhan Başkan'a sahip çıkın, ben elimi Çekmeköy'ün üzerinden çekmeyeceğim' demişti. Bu gece burada olsa sizlere Çekmeköy'e yaptıklarını söyleyecekti. Ben söyleyeyim: İstanbul Büyükşehir bu ilçede 8.289 haneye nakdi yardım yapıyor. 23.600 aileye gıda kolisi ulaştırıyor. 1.708 haneye Halk Ekmek desteği veriyor. 5.400 çocuğa Halk Süt ulaştırıyor. 1.670 çocuğa yeni doğan destek paketi verdi. 1.071 haneye bebek beslenmesi desteği sağlanıyor.

Bu hizmetler yapılırken kimsenin partisine bakılmadı.İşte bu yüzden siz istediğiniz kadar Ekrem Başkanı içeride tutun, o Çekmeköy için çalışmaya devam ediyor. Çünkü ey Erdoğan, o duvar, o duvarlarınız vız gelir bize vız!"

Erdoğan'a seslenen Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ya Erdoğan senin savcıların var. Onların iddiaları, iftiraları var. Haksız yere tutukladıkların içerlerde dururlar. Ama senin şu garibin yaptığını yapabilecek durumun yok. Meydandayım. On binlerin içindeyim, göz gözeyim ve soruyorum memnun musunuz? İşte özgüvenli siyaset. Kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen, ne yaptığını bilen, insan için olan, insan içinde olan siyaset bu. Kışın sıcak salonların, yazın soğuk salonların siyaseti artık sonuna geldi. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi meydan meydan büyümeye devam edecek. Bu meydanın bu gece dolmayacağını umdukları, bizi küçük düşüreceklerini umdukları bu meydanın bu hale gelmesi normal bir şey değildir.

"BAKAN EVLATLARININ DEVRİ BİTİYOR, VATAN EVLATLARININ DEVRİ BAŞLIYOR"

Bir değişim yaşanıyor, bir devrim yaşanıyor. Bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Bakan evlatlarının devri bitiyor, vatan evlatlarının devri başlıyor. Çünkü bu büyük haksızlık karşısında kimse artık sinmiyor. Kimse bir kenarda durmuyor. Asla insanlar bu mücadelenin kendini dışında bırakmıyor. Halen daha bu mücadeleye hak verip de evinde oturan varsa elinde kumanda altında pijama bu meydana bakan varsa o pijamalıya söylüyorum çık meydana katıl aramıza birlikte değiştireceğiz bu düzeni birlikte değiştireceğiz."

"CHP EMEKLİ NÖBETİNDE"

Özel, asgari ücrete değinerek şunları kaydetti:

"Aya bölersek 19 bin 700 lira. Yani emekliye hak görülen 19 bin lira belki bin lira artışla 20 bin lira olacak maaş maalesef tarım sektöründekilerin de aylık geliri haline geldi. Yani bu iktidar hem emeklileri hem emekçileri hem de çiftçileri yoksullukta en aşağıda ayda 20 bin liralık gelirde eşitlemeyi başardı.

Şimdi maalesef maalesef tam olarak bu durumdayız. Meydandaki bu gecenin özel bir anlamı var. Meydandaki emekliler bir ellerini kaldırsın göreyim. Gitgide çoğalıyor emekliler. En düşük emekli maaşı 18 bin 938 lira. Buna itiraz ettik, dedik ki bunu meclis düzeltsin olmaz dediler. Bundan 11-12 gün önce kalkıp gittiler. Nereye gidiyorsunuz dedik ve Meclis'te emekliler için meclisi terk etmeme eylemi başlattık. O gün bugün Cumhuriyet Halk Partisi grubu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde emekli nöbetinde.

AKP geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani emeklileri hiç ellemeseler hiç dokunmasalar bugün en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Ama bunlar çıkardıkları yasayla 5510'la aylık bağlama oranlarını oynadılar ve bugün en düşük emekli maaşı 0.7 asgari ücrete kadar düştü.

Ve bugün ve bugün ne oldu biliyor musunuz? Ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülkenin meclisinde partisinin grup toplantısında kürsüye çıktı ve hiç utanmadan hiç sıkılmadan şu yalanı attı, dedi ki 'Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti' dedi ki 'Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı asgari ücret 184 liraydı.'

Erdoğan geldiğinde 184 liraydı asgari ücret, en düşük SSK emeklisi 257 lira alıyordu dediğim gibi bire bir buçuk. En düşük memur 376 lira alıyordu iki katı. Peki 66 lira kim alıyordu? Tarım Bağ-Kur'u diye bir şey vardı."

"ERDOĞAN TÜKENMİŞTİR"

"???????Buradan, Çekmeköy'den Türkiye'ye ilan ederim ki Erdoğan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Bir ülkenin yürütmenin başı, Başbakan olsun Cumhurbaşkanı olsun, meclis kürsüsünden milletin gözüne bakarak yalan rakam vererek paçayı kurtarmaya çalışıyorsa o çoktan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Bu bir tükenmişlik sendromudur. Millete yalan, iktidarın dönülmez son virajıdır. Savruldun, beceremiyorsun ve artık yalana sarıldın. Düş milletin yakasından, getir sandığı! Millet senden zam değil, sandık bekliyor.

Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Göster 8'i, 8 yap! 8 çeyrek. Herkes 8 yapsın görelim. Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek alıyordu.

Şimdi Erdoğan gidiyor, en düşük emekli maaşı 2 çeyrek altın alıyor. Bu iki, Erdoğan'ın utanç ikisidir; ama iktidara gelişimizin müjdesidir. Zaferi biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız! Altın hesabı şaşmaz. Ve şunu söyleyeyim: Emekliye 650 milyar lazım, ‘yok’ diyorlar; ama 768 milyarı zengin şirketlerin hesabından siliyorlar. Emekliye lazım paranın dört katını faize veriyorlar. Burada yoksuldan alıp zengine veren düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir.

Bir kez daha buradan herkesi sözünün arkasında durmaya, AKP’nin kara düzeninin değil emeklinin haklı zam talebinin arkasında durmaya davet ediyorum. Ve tüm emeklileri Meclis’i izlemeye, emekliye oy vermeyene artık sokakta selam vermemeye davet ediyorum.

Emekçinin de çitçinin de esnafın da işsizin de gençlerin de emeklilerle birlikte hareket etmesi gerekir. Çünkü kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. AK Parti’nin kara düzeni Türkiye’yi yoksullukta, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi yaptı.

Biz, Türkiye ittifakı, bu acımasız sarmaldan kurtaracağız.

AK Parti'nin ne kadroları, ne becerisi, ne enerjisi bu sorunları çözmeye yetmez.

"BATAKLIĞI KURUTACAĞIZ"

Türkiye her geçen gün biraz daha dibe gömüldüğü, boğulduğu bir bataklığa dönüştü. Bir yanda uyuşturucu, bir yanda sanal bahis, bir yanda sokakta çeteler, bir yanda yoksulluk, bir yanda işsizlik, bir yanda güvencesizlik... Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz, hiçbir çözüm olmaz. Sivrisineklerle uğraşmayı bırakıp bataklığı kurutacağız. Bataklığı bu hale getiren AK Parti'nin kara düzenidir, ondan kurtulacağız.

"TEK ÇARE BİRLEŞİK MÜCADELE"

Yargıya güvenin %20'lere düştüğü, AK Partili kadın seçmenin çocuğunun aldığı eğitimden memnuniyetinin %18'e düştüğü, 19 Mart darbesinden beri 307 günde %15 olacak dedikleri enflasyonun %30'larda çıktığı, geçen sene 600 lira olan kıymanın 1000 lira olmasının sebebi bu darbe düzenidir. Bunlara karşı, faizi azdıran, borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır; birlikte mücadele, birleşik mücadele."

2025 yılında yapılan 9 anketin sonuçlarının ortalaması alındığında AKP'nin oyunun yüzde 28,5'ten 29 olduğunu belirten CHP Lideri Özgür Özel, "28 buçuktan 29 Erdoğan seni oturtmam" dedi.

"UÇAK YALANI"

Özel, Ekrem İmamoğlu'yla ilgili uçak iddiaları hakkında şunları kaydetti:

"Bütün yalanları ellerine yüzlerine bulaştırdılar. 560 milyar yolsuzluk diyorlardı, 560 kuruşu ispatlayabildiler mi? Şimdi onu ağzına alan var mı?

1200 cep telefonu diyorlardı, ağzına alan var mı? Gizli toplantılarda para dolu çantalarla çıktılar diyorlardı. Bu görüntüleri iddianameye koyabildiler mi? Para dolu valiz dediler, Özgür Başkan açtı, içinden jammer çıktı. Bu iftiraların bir tanesini şimdi tekrar edebiliyorlar mı?

'Stok görüntü kullandım, elimde görüntü yoktu' diyen TRT’ye güvenen var mı? A Haber, sesin çıkıyor mu?

O gün Ekrem Başkan’a kara çalanlara bu yaptığınız haysiyet cellatlığıdır, gün gelecek hesap vereceksiniz dedim.

Baş edemediler, Ekrem Başkanın diplomasını iptal ettiler. Bu kadar iftira ettiler, en son şimdi bir uçak yalanı çıkmıştı.

Uçak yalanını attılar, utanmadan Sabah Gazetesi’nde her gün yalan yazan, kendini öven, kibirli, yalancı, bir karış yalan yazdı. Şimdi bu yalandan haysiyet cellatlıkları yaptılar. Ne oldu biliyor musunuz? O uçağın sahibi çıktı, ‘Ben reisçiyim’ dedi. Uçağı işleten AKP’li çıktı, biz AKP’liyiz, İmamoğlu’na hiç vermedik dedi.

O uçakla gezen Murat Gülibrahimoğlu, İmamoğlu'nun adamı dediler, AK Parti'li çıktı. Önceki AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin 2019'a kadar ortağı çıktı. Adamın AKP'yle ilişkisi yetmedi, daha önce il başkan yardımcılığı yaptığı ortaya çıktı. İstanbul Valilisinin bu kişiye geçen yıl devletin polisini bu adama koruma verdiği ortaya çıktı. Cebeci hafriyat alanının Enerji Bakanlığı'nda olduğu, döküm mukavametnamesini Gülibrahimoğlu'na Enerji Bakanlığı'nın verdiği, İstanbul Valiliğine destek olcaksın, para vereceksin, ortak edeceksin dediği ortaya çıktı. Bu sorgulamalar sarasında Gülibrahimoğlu'nun elemanına sorular sorulurken 4 milyon euroluk bir yere gelinince atlandıdığı, 'Niye bunu sormuyorsun' denince 'Onu geç' dendiği, o paranın banka şubesinde AK Partililere verildiği ortaya çıktı.

Şu kadar bizimle ilgisi konudan uçak yalanı uyduranlara söylüyorum, ne yaparsanız yapın, Tayyip Bey çıktı dedi ki 'Bir aya kalmaz sokağa çıkamayacaklar.' Bak Erdoğan, Çekmeköy'deyim, 21 Ocak gecesindeyim, -1 derece sıcaklıktayım, otobüsün üstünde, insanların arasındayım, 1 ay sonra değil, 11 ay sonra.

Ve gözlerinin içine bakarak söylüyorum; ben arkadaşlarıma güveniyorum. Ekrem İmamoğlu masumdur. Arkadaşlarımız, başkanlarımız, bürokratlarımız masumdur. Kendine güveniyorsan tutuklu yargılamayı bitir, tutuksuz yargılamayı getir! Kendine güveniyorsan söz verdiğin gibi canlı yayını getir! TRT'den verilsin, isteyen kanallardan verilsin. Kendine güveniyorsan, savcına güveniyorsan canlı yayına evet dersin. Biz kendimize güveniyoruz."

"SİZİ ELİMİZDEN HİÇBİR ŞEY KURTARAMAZ"

"AKP'nin Türkiye'deki, İstanbul'daki insan kaynağı sıkıntısı belediye başkanını istifa ettirip il başkanı yapmasındandır" diyen Özgür Özel, sözlerini şöyle noktaladı:

"Koca AK Parti, koca İstanbul'da il başkanı bulamamış, ilçe belediye başkanından il başkanı icat etmiş, o da panoyla, parayla siyasete kalkışmıştır. Ey Erdoğan, bak benim İl Başkanım Özgür Çelik! Seviyor musunuz Özgür Çelik'i? Bak Erdoğan, il Bbaşkanı bulacaksan panoyla siyaset yapan, parayla siyaset yapan değil, bizim gibi yüreğiyle siyaset yapanları bulacaksın.

Yüreksizlere, ciğersizlere, iftirayla pano doldurup bir gece yapıştırıp üç gece sonra kaçanlara söylüyorum: Kaçın kaçın, sandığa kadar kaçarsınız, sizi elimizden hiçbir şey kurtaramaz, perişan olacaksınız."

İMAMOĞLU’NUN MEKTUBU OKUNDU

Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak üzere sahneye çıkan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, mitinge katılanları selamladı.

Miting organizasyonu için Haydar Aslan’a teşekkür eden Çelik, “Çekmeköy halkçı belediyeciliğe kavuştu”diyerek Belediye Başkanı Orhan Çerkez’e de teşekkür etti. Çelik, yıl dönümü olan Kartalkaya yangınında yaşamını yitirenleri ve bugün hayatını kaybeden tiyatrocu Haldun Dormen’i andıktan sonra İmamoğlu’nun mektubunu okumaya başladı.

İmamoğlu, Çelik tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:

“Ne güzelsin Çekmeköy, ne güzelsiniz Çekmeköylüler İstanbul’un bir ucu Silivri’den, Çekmeköy’e kocaman bir merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, cesur gençler, canım çocuklar; sizlere özlemle sarılıyorum, her birinizi tek tek hasretle kucaklıyorum. Çekmeköy’ün öz evladı, Orhan Çerkez Başkanım, bu güzel ilçemizde Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarının en güzel örneklerini sergiliyor. Kendisine teşekkür ediyor, canla başla milletin hizmetinde olduğu için tebrik ediyorum. Cesur yoldaşlığını can-ı gönülden hissediyorum.”

“GÖREVE GELDİĞİMİZ GÜNDEN BU YANA HİÇ DURMADIK, HİÇ YORULMADIK”

“Çekmeköylüler 2019’dan bu yana bizleri, bu güzel ilçeye yaptığımız hizmetlerle çok iyi tanıdı. Göreve geldiğimiz günden bu yana hiç durmadık, hiç yorulmadık. İstanbul’un her noktasına aynı özenle, aynı sevgiyle, aynı adaletle hizmet ettik. İstanbul ve Türkiye tarihinin en kapsamlı, en büyük metro yatırımını yapan yönetimiz. Bu çerçevede, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattımızın ilk etabını hizmetinize sunduk. İkinci etapta çalışmalarımız hızla devam ediyor. Şile yolundaki önemli bir trafik problemini çözmek için, Taşdelen-Yenidoğan Kavşağı’nın temelini attık. Dere yataklarının, yeşil alanların imar rantına kurban gitmesine asla izin vermedik, Serindere Yaşam Vadisi’ni ve Rahmi Demir Kent Ormanı’nı açtık. Hamidiye ve Sultançiftliği mahallerimizde kreşlerimizi çocuklarımız ve aileleriyle buluşturduk. Merkez mahallemize de çok yakında bir Yuvamız İstanbul kreşi geliyor. Çocuklarımıza ücretsiz Halk Süt ulaştırdık. Annelerimiz Anne-kart sahibi oldu. Gençlerimize ve çocuklarımıza burs imkanları sağladık. Çiftçilerimize, üreticilerimize daha önce hiç görmedikleri destekleri sunduk. Hiçbir ayrım yapmadan darda olanın, zorda kalanın yanında olduk, olmaya devam ediyoruz.”

“HERKES EMEĞİNİN, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI SONUNA KADAR ALACAK"

“Bu hizmetleri bir kişiye yaranmak için, bir koltuğun sevdasıyla ya da bir makamın hevesiyle yapmadık. Tüm gücümüzle, tüm vatanseverliğimizle, yalnızca ve yalnızca milletin hakkını millete vermek için çalıştık. Çok daha fazlasını tüm Türkiye’de yapacağız. Her şeyden önce, temelini adaletten alan, bir kişinin değil, kurumların, kuralların üstün olduğu bir devlet yapısı kuracağız. Devlet, bazı kişilerin, kesimlerin değil, herkesin hak ve hürriyetlerinin güvencesi olacak. Her vatandaş insanca ve onurlu yaşama koşullarına sahip olacak. Herkes emeğinin, alın terinin karşılığını sonuna kadar alacak. Emekçiler de alacak, emekliler de alacak. Tarlada, atölyede, ofiste, fabrikada… Nerede olurlarsa olsunlar, bu ülkenin bütün üreticileri, girişimcileri en sağlıklı, en karlı üretim, yatırım ve ticaret koşullarına kavuşacak.”

“HİÇ KİMSEYİ PİYASANIN ACIMASIZ KOŞULLARI KARŞISINDA ÇARESİZ BIRAKMAYACAĞIZ”

“Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek. Devletin bütün yöneticileri, vatandaş karşısında haddini bilecek. Milletimiz, bu ülkenin ve devletin tek sahibi olduğunu bilecek, görecek, hissedecek. Ülkeyi şu ya da bu partinin evlatları değil, milletin evlatları yönetecek. Hepimiz için, hep birlikte başaracağız. Herkes için, her yerde adaletin ve hürriyetin egemen olduğu, insanca, hakça bir düzen kuracağız. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz haklıyız, yılmayacağız. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz çok çalışacağız. Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”



Sayfa Adresi: http://www.gercekizmir.com/haber/Ozgur-Ozel-Tek-care-birlesik-mucadele/186112