İYİ Partili Doğan Büyükşehir'i de iktidarı da eleştirdi, çağrı yaptı: Buca Cezaevi alanı yeşil alan olmalıdır!

28 Ocak 2026 Çarşamba   18:05

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i ziyaret etti. Uzun tutukluluk sürelerini eleştiren Doğan, “Tutuklama, hukukun öngördüğü istisnai bir tedbirdir. Ancak Türkiye’de bu tedbir; siyasetçilere, belediye başkanlarına ve gazetecilere yönelik bir cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Fikir söyleyen, eleştiren, halk adına hesap soranlar sabah operasyonlarıyla tutuklanırken; eşine şiddet uygulayan, çocuğa el kaldıran, hayvana eziyet edenler serbest bırakılmaktadır. Bu bir adalet sorunu değil, vicdan krizidir" dedi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, beraberindeki parti heyetiyle birlikte uzun süredir tutuklu bulunan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i ziyaret etti. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nu ise program yoğunluğundan ziyaret edemediğini fakat uygun bir zamanda ziyaret edeceğini ifade eden Doğan, ziyaretin ardından Buca İlçe Başkanlığı’nda basın açıklaması yaptı. Doğan, Türkiye’de tutuklamanın bir istisna olmaktan çıkarak siyasi bir cezalandırma aracına dönüştüğünü söyledi.

"Hukuk değil, siyaset adalet dağıtıyor"

Doğan, şunları kaydetti:

“Öncelikle bir hukukçu olarak belirtmeliyim ki tutuklama, hukukun öngördüğü istisnai bir tedbirdir. Ancak ne yazık ki bugün Türkiye’de bu tedbir; siyasetçilere, belediye başkanlarına ve gazetecilere yönelik bir cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Fikir söyleyen, eleştiren, halk adına hesap soranlar sabah operasyonlarıyla tutuklanırken; eşine şiddet uygulayan, çocuğa el kaldıran, hayvana eziyet edenler serbest bırakılmaktadır. Bu bir adalet sorunu değil, vicdan krizidir. Böyle bir tablo hukuk devleti ilkesiyle değil ancak çifte standartla açıklanabilir. Suçun kim tarafından işlendiğine göre değil kime karşı işlendiğine göre işlem yapılan bir düzende adalet olmaz. Kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali olmayan bir dosyada, sırf siyasi saiklerle devam eden uzun tutukluluk süreleri sadece cezaevinde bulunanlar için değil tüm toplumumuzun adalete duyduğu güvenin sarsılmasına yol açmaktadır. Yaklaşık bir yıldır muhalif belediyeler ve özellikle gazeteciler hakkında ardı ardına gözaltı, tutuklama yargı süreçleri işletilirken, iktidar belediyeleri yahut birtakım kamu kurumları söz konusu olduğunda ne hikmetse ne bir soruşturma ne de tek bir dava görebiliyoruz; bu tablo hukukun değil, siyasetin adalet dağıttığının açık göstergesidir. Hep birlikte gözlemlediğimiz üzere bu durum her geçen gün toplumun adalete olan güvenini sarsmakta hem yargı hem siyaset kurumu bundan payını almaktadır."

"Adalet biterse devlet gider, devlet giderse millet yok olur"

“Mahkeme salonlarında büyük harflerle asılı olan 'Adalet mülkün temelidir' veciz sözü sadece bir slogan değil devleti ayakta tutabilmenin ve toplumsal barışı kalıcı kılabilmenin yegane yoludur” diyen Doğan, “Adalet biterse devlet gider, devlet giderse millet yok olur. Bu duygu ve düşüncelerle; ülkemizi yönetenleri bir kez daha adil olmaya ve yargının bağımsızlığına gölge düşürecek eylem ve söylemlerden vazgeçmeye çağırıyor, konuşmamın başında da bahsettiğim gibi; bu aşamadan sonra delilleri karartmak yahut kaçmak gibi bir durumları söz konusu olmayan, tutuklu kalmaları yargılamaya hiç bir şey katmayacak olan Sayın Tunç Soyer, Sayın Mehmet Murat Çalık ve Sayın Şenol Aslanoğlu'nun bir an önce tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmelerini diliyor, kendilerine bir de huzurlarınızda geçmiş olsun diyorum” diye konuştu.

Konuşmasında Murat Çalık için ayrıca bir başlık açan Doğan, “Sayın Murat Çalık yaklaşık bir yıldır tutuklu. Üstelik ağır sağlık sorunlarıyla mücadele eden, kanser geçmişi bulunan ve nüksetme riski taşıyan bir insan, cezaevi–hastane arasında mekik dokumaya zorlanıyor. Kaçma ihtimali olmayan, delil karartması mümkün bulunmayan bir belediye başkanının sağlığı pahasına özgürlüğünden mahrum bırakılması hiç şüphesiz sadece adalete duyulan güveni değil toplumun vicdanını da zedelemektedir” dedi.

Basın açıklamasının Buca’da yapılmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Doğan, Buca Eski Cezaevi alanının yapılaşmaya açılmasına da  tepki gösterdi. Yaklaşık 80 bin metrekarelik alanın büyük bölümünün ticaret ve konut yapılaşmasına açıldığını hatırlatan Doğan, Buca’nın kişi başına düşen yeşil alan miktarı açısından İzmir’in en yetersiz ilçelerinden biri olduğunu vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken Doğan, “Buca’da bazı mahallelerde kişi başına düşen yeşil alan 1–3 metrekare seviyesindedir. Buna rağmen bu alanın yapılaşmaya açılması şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırıdır” dedi.

Alanının resmi olarak “geçici barınma alanı” ilan edildiğini de hatırlatan Doğan, deprem gerçeği göz önüne alındığında bu tür alanların yapılaşmadan korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

Buca Cezaevi alanının yıllardır çözümsüz bırakıldığını ifade eden Doğan, “Bir yandan ‘yeşil alan olmalı’ deniliyor, diğer yandan ‘kaynak yok’ gerekçesiyle sorumluluk erteleniyor. Bu tablo sorunun teknik değil, siyasi bir oyalamaya dönüştürüldüğünü gösteriyor” dedi.

İktidar ve yerel yönetimler arasındaki polemiklerin İzmir’e kaybettirdiğini savunan Doğan, metrodan körfez kirliliğine kadar birçok başlığın çözüm yerine tartışmalarla gündeme geldiğini belirtti.

“İzmir’in kaybedecek zamanı yok”

İYİ Parti olarak çözümden yana olduklarını vurgulayan Doğan, “Bu alan rantın, belirsizliğin ya da siyasi hesapların değil; yeşil alan olarak İzmir’e kazandırılmalıdır. İzmir’in kaybedecek zamanı yoktur” dedi. Doğan, “Polemikle değil sorumlulukla, mazeretle değil iradeyle İzmir için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. (ANKA)



Sayfa Adresi: http://www.gercekizmir.com/haber/IYI-Partili-Dogan-Buyuksehir-i-de-iktidari-da-elestirdi-cagri-yapti-Buca-Cezaevi-alani-yesil-alan-olmalidir/186485