AK Partili İnan'dan Tugay'a 'kadraj' yanıtı ve CHP'li vekillere 'aktarmalı' salvo!

7 Şubat 2026 Cumartesi   21:34

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Herfene” programında hemşehrilerle buluştu. Programda konuşan İnan, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine ve CHP’li belediyeciliğe sert eleştiriler yöneltti.

Konuşmasında özellikle Torbalı’da yaşanan can kaybı, İzmir’in altyapı sorunları, Cemil Tugay yönetimi ve CHP İzmir milletvekilleri üzerinden dikkat çeken mesajlar veren İnan, “Bugüne kadar İzmir zarar görmesin diye sustuk, yapıcı olduk. Ama görüyoruz ki bizim nezaketimizi zayıflık sandınız. Artık yeter!Bu şehir her yağmurda göle dönüyorsa, çöp dağları oluşuyorsa, körfez kokuyorsa bunun adı yönetim değil, yerel yönetimler acziyetidir” dedi.

KADRAJ CEVABI
Geçtiğimiz günlerde Cemil Tugay’ın “AK Partili isimler kadraja girdi” açıklamasına AK Parti Genel Sekreteri İnan çok sert cevap verdi:

“Geçenlerde yaptığın o seviyesiz açıklamayı duyduk. O yaptığın çirkin "kadraj" açıklamasını, o yakışıksız üslubu sana misliyle iade ediyoruz! Biz sizin o dar kadrajlarınıza da, küçük hesaplarınıza da sığmayız! İşte bu yüzden, bugünden sonra senin muhatabın biz değiliz! Senin muhatabın; maaşını ödeyemediğin, emeğini sömürdüğün emekçi kardeşimizdir. Senin muhatabın; İzmir’de kadrolaştırdığın Veli Ağbaba’nın akrabası olan bürokratlardır! Senin asıl muhatabın; seni "beceriksiz ve güvenilmez" bulan kendi milletvekillerindir!


CEMİL TUGAY’A AÇIK ÇAĞRI: “NEZAKETİMİZİ ZAYIFLIK SANDINIZ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin altyapı, çöp ve körfez sorunlarını çözemediğini belirten İnan, doğrudan Cemil Tugay’a seslendi:
“Bugüne kadar İzmir zarar görmesin diye sustuk, yapıcı olduk. Ama görüyoruz ki siz bizim nezaketimizi zayıflık sandınız. Artık yeter! İzmir’i ne hale getirdiniz? Sayın Tugay! Göreve geldiğin günden beri "çöp tesisi yapacağız" diye vaatlerde bulunuyorsun. Bakın 2026 yılına girdik! 2026! Hala çıkmış, "Eylül ayından itibaren başvuru yapacağım, imza atacağım" diye bürokratik bahaneler üretiyor. Bu rehaveti, bu ağırlığı üzerinizden atın! Senin bu siyasi tembelliğinden dolayı İzmirliler çöp dağlarına mahkum kalmak zorunda değil! Çıkıp bir de iftira atarak, sağa sola saldırarak bu başarısızlığı örtmeye çalışıyorsun. Kusura bakma, biz senin bu zafiyetini ve iftiralarını sineye çekecek değiliz. Formül çok basit, atom parçalamıyorsunuz: İzmir’e o çöp tesisini yapacaksın! Su kayıp kaçağını önleyeceksin! O körfezi temizleyeceksin! Bunu yapamıyorsan, mazeret üretmeyeceksin!”

TORBALI VURGUSU: “BASİT BİR YAĞMURDA CAN KAYBEDİYORUZ”
Konuşmasının en sert bölümünde İzmir’deki yerel yönetim anlayışını hedef alan İnan, Torbalı’da yağış sonrası biriken suda bir vatandaşın hayatını kaybetmesini gündeme taşıdı. Bizim yetkimiz değil diyen Torbalı Belediye Başkanı’na seslendi:
“Maalesef İzmir’de, basit bir yağmurda bile şehri yönetemeyen bir "yerel yönetimler acziyeti" ile karşı karşıyayız. Daha geçtiğimiz gün Torbalı’da, yağıştan dolayı yolda biriken suda bir canımızı kaybettik. Peki soruyorum, bu şehrin yerel yöneticileri nerede? Sorumluluk üstlenmiyorlar! "Bizim yetkimiz değil" deyip kenara çekiliyorlar. Allah korusun, bu ülkeye bir tehdit olsa, bunlar "mesaimiz bitti" deyip kaçacaklar!” dedi.

“İŞÇİ MAAŞ ALAMAZKEN TATİL SİYASETİ OLMAZ”
Bazı ilçe belediyelerindeki uygulamalara da değinen İnan, personel maaşları ödenmezken yöneticilerin lüks ve tatil görüntülerinin kamu vicdanını yaraladığını söyledi.
“Buca’da yağmur yağıyor, sokaklar göle dönüyor. Vatandaşımız mağdur, esnafımız perişan. Ama sosyal medyada milletimiz ne diyor biliyor musunuz? "Buca oldu Phuket Adası" diyorlar! Neden bu benzetmeyi yapıyorlar? Çünkü Buca Belediye Başkanı, personeli daha maaşını alamazken, işçi evine ekmek götüremezken; tuttu, dünyanın öbür ucuna, Phuket Adası'na tatile gitti! Bu, siyasi etikle bağdaşmaz! Bu, vicdana sığmaz! Senin işçin hak mücadelesi verirken, senin ilçen altyapı sorunuyla boğuşurken keyif çatamazsın. Milletin aklıyla alay etmeyin!

CHP İZMİR MİLLETVEKİLLERİNE: “AKTARMALI SİYASETÇİLER”
İnan, CHP’li bazı milletvekillerinin İzmir ile güçlü bağ kurmadığını ifade ederek sert eleştiriler yöneltti:
“Bir hususun da altını çizmek istiyorum. Sayın Tugay, İzmir milletvekillerimizin adını ağzına alırken çok dikkatli olmalı. Bizi, kendi partisi içinde kavgalı olduğu, arkasından konuştuğu milletvekilleriyle karıştırmasın. O dedikodusunu yaptığı vekiller var ya... Onlar bu ilden "aktarmalı" milletvekili oldular. Oyu aldılar, şimdi "aktarmalı" İzmir vekilliği yapıyorlar. İzmir onlar için sadece bir durak. Biz ise "aktarmasız", biz doğrudan ve bizatihi İzmirlüyüz! Bizim kökümüz de burada, ölümümüz de burada! Biz bu şehrin misafiri değil, ev sahibiyiz. O nedenle Cemil Bey; bizi kendi kavgalı olduğun CHP’lilerle karıştırma.” İzmir’i “uzaktan yöneten siyaset tarzının” şehre zarar verdiğini kaydetti.

“CHP’NİN SİCİLİNE ÜÇ KARA LEKE: HIRSIZLIK, RÜŞVET, YOLSUZLUK”
CHP’li belediyeciliği “eser ve hizmet üretemeyen bir anlayış” olarak tanımlayan İnan, şu değerlendirmeyi yaptı:“Biz yıllarca CHP zihniyeti için ne dedik?
Çöp dedik! Çamur dedik! Çukur dedik!
Maalesef bugün tablo daha da ağırlaştı.
Artık bunların siciline, partilerinin alnına üç kara leke daha eklendi:
1.    Hırsızlık!
2.    Rüşvet!
3.    Yolsuzluk!
Türkiye siyaset tarihinde görülmemiş bir çıkar şebekesi, ana muhalefetin içine çökmüş durumda. Ne proje var, ne eser var, ne de millete fayda sağlayan tek bir adım var.

Konuşmasının sonunda Özgür Özel’e seslendi.
“Sayın Özel; deprem bölgesine gidip geliyorsun...Ama görüyoruz ki, deprem bölgesinde turist gibi dolaşmaktan başka bir şey yapmıyorsun! Acı üzerinden siyaset devşirmeyi, oradaki yaraları kaşımayı bırak! Eğer gerçekten bir iş yapmak istiyorsan, eğer gerçekten bir sorumluluk duyuyorsan... Gel İzmir’e! Gel, İzmir’in hakkını burada savun! Kendi belediyen maaş ödeyemiyor, kendi belediyen çöpü toplayamıyor. Orada turistik gezi yapacağına, gel kendi partinin yönettiği şu şehrin haline bak! Gel İzmirliyle yüzleş, gel dadaşlarla yüzleş! Ama gelemezler... Çünkü yüzleri yok! İzmirlinin oyunu alıp; beceriksizliğin, bahanelerin arkasına saklanmak, Ankara’da yan gelip yatmak siyaset değildir! Sözlerimi toparlarken şunu ifade etmek istiyorum:Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz eser yoludur, hizmet yoludur. Bizim yolumuz dadaşların, Nene Hatunların ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yoludur! İnşallah yakındır. İzmir bunlara hak ettiği cevabı verecek. İzmir, bunlara tarihi bir ders verecek!”

Program, hemşehrilerle yapılan sohbet ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.



Sayfa Adresi: http://www.gercekizmir.com/haber/AK-Partili-Inan-dan-Tugay-a-kadraj-yaniti-ve-CHP-li-vekillere-aktarmali-salvo/187095