Efe Can TAN/GERÇEKİZMİR - Türkiye’nin en önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir Alsancak Limanı’nın işletmesi, Albayrak Grubu’na bağlı Alport Liman İşletmeciliği A.Ş.’ye devredildi. Gelişme kentte tartışma yaratırken Türkiye Varlık Fonu'nun yeni bir hamle daha yapmaya hazırlandığı belirtiliyor. Buna göre limanın yolcu bölümündeki tüm binalar yıkılarak, içinde otel, lüks markaların yer aldığı alışveriş merkezi ve restoranların olduğu İstanbul’daki Galataport benzeri bir proje ile turizm gruplarından birine verilecek. Söz konusu devrin çok yakında gerçekleşeceği belirtiliyor. İzmir Limanı ile ilgili gelişmeler kent gündeminde yer almaya devam ederken CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne bağlı olarak faaliyet gösterecek olan Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, İzmir Limanı’nın devredilmesi ve limanın yolcu bölümünün yeniden yapılanması hakkında konuştu. ÖSEN: LİMAN BİLİNÇLİ OLARAK ATIL BIRAKILDI Ösen limanın Albayrak Grubu’na devrinin ihalesiz yapılmasını eleştirirken, AK Parti’nin limana bilinçli olarak yatırım yapmadığını öne sürdü. Ösen, “İzmir 3 bin 500 yıllık bir liman şehir. İzmir’in karakteri de dokusu, kültürü her şeyi limanla şekillenmiş bir şehir. Bugün İzmir’i İzmir yapan övündüğümüz kozmopolit yapı dediğimiz her şey aslında İzmir’in bir liman kenti olmasının bize kazandırdığı değerler. Bugün baktığımız İzmir Limanı’nın yatırımsız kaldığını görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’nda 100 milyonluk bir yatırım öngörüldü biz de hatta şaşırdık neden geldi bu yatırım diye. Uzun süreden beri hiç yatırım yapılmamıştı çünkü hem limana hem Körfez’e. Biliyorsunuz debi taraması da körfez için çok önemli. Çok uzun zamana atıl durumda bırakıldı. Atıl bırakılmasının bilinçli yapıldığını düşünüyoruz. İzmir Limanı’nı atıl bırakalım mı daha kolay orayı şekillendirelim, değeri gittikçe düşsün gibi bir anlayış olduğunu düşünüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada limanın yatırıma ihtiyaç duyduğu kesin. Liman özelliğini kaybetmesini kabul etmiyoruz” diye konuştu. Ösen şöyle devam etti: Bizim burada en çok eleştirdiğimiz şey bu yatırımın denetimsiz, ihalesiz yeni kurulmuş bir şirket eliyle tamamen şeffaf olmayan yöntemlerle Varlık Fonu’nun sistematiği içinde tutarlı ama etik olarak tutarsız biçimde devredilmek istenmesi. Bu kadar İzmirliyi, savunma sektörünü etkileyen bir şekilde kapalı kapılar ardında, şartnamesi belli olmadan verilmesinin art niyetli olduğunu düşünüyoruz. “AK PARTİ’DE İZMİR’İN MALLARINA ÇÖKMEK MODA OLDU!” İzmir Limanı’na bir yatırım yapılması gerekiyor. Bu yatırımı çok kolay devlet kendi eliyle yapabilir. Yapılamayacak rakamlar değil. Uzun yıllar yapmayıp, yapmayıp ondan sonra kapalı kapılar ardında resmen çökülmek istenir gibi biliyorsunuz bu İzmir’in mallarına çökmek moda haline geldi AK Parti için. Bu şekilde verilmiş olmasını sistemsel bir hata olduğunu düşünüyoruz. İZMİR’E ‘GALATAPORT’ İDDİASI! ÖSEN: TURİSTLERİN LİMANA İNMEK İSTEMEDİĞİ BİR GERÇEK! İzmir Limanı’nın devri gündemde yer almaya devam ederken limanda kruvaziyer gemilerinin yanaştığı yolcu bölümünde yapılması planlanan ‘Galataport’ benzeri değişim de kent tartışma yarattı. CHP’li Ösen yeni proje iddiası için yaptığı açıklamada, “Turistlerin limana inmek istemediği bir gerçek” dedi. Ösen: Galataport benzeri projenin içinin açılması gerekiyor. Detayları bilmeden evet ya da hayır demenin doğru olacağını düşünmüyorum. Ne buradaki proje onu anlamak lazım. Kruvaziyer limanın çok atıl olduğu ve turistlerin oraya inmek istemediği bir gerçek. Orada yapılmak istenen nedir, Alsancak ile bağlantısı nasıl sağlanacak bunları bilmek gerekir. Net görürsek net yorum yapabiliriz. İzmir’de yatırımın karşısında değiliz. Limana bilinçli olarak yatırım yapılmadı. Yatırımın karşısında olan bir duruş değil bu işin doğru yapılması duruşu bizimkisi. Limana otel yapmak ne faydası var bilmiyorum. Kruvaziyer ile gelen turist zaten gemide konaklıyor. Bunun detaylarını görmek lazım. Oradaki turistin inmesi, şehre bağlantısını sağlayacak modern ve İzmir’in kültürünü yansıtacak olan bir renovasyon ise ona farklı bir yorum yapmak gerekir. Bina yükünü artıracak bir şey yapılacaksa ona göre tepki vermek gerekir.
