Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir’de gerçekleştirilen “Ev Sahibi Türkiye Kura Çekimi Töreni”ne katıldı. Programda konuşan Yılmaz, TOKİ’nin konut üretimindeki rolüne ve İzmir’de hayata geçirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“TOKİ artık farklı bir anlayışla çalışıyor” TOKİ’nin her geçen yıl kendini geliştirdiğini belirten Yılmaz, kurumun geçmişteki anlayıştan farklı bir noktaya geldiğini ifade ederek şunları söyledi: “Tüm toplumu ev sahibi yapıncaya kadar çabamızı sürdüreceğiz. Yaşam standartlarını yükseltme ve sosyal adaleti sağlama adına çok kıymetli. Şehirler medeniyetlerin taşıyıcısı ortamlar. Bugün de yine aynı anlayış içinde sosyal donatılarıyla, tüm yollarıyla düşünülmüş bir şehircilik anlayışı ile devam ediyoruz. Türkiye maalesef afetler ülkesi. Afet meselesinin çok yoğun yaşandığı bir ülke. 3 kıtanın ortasındayız. Eşsiz bir konum ama bu 3 kıtanın da ağırlığını taşıyan bir coğrafya olarak bu gerçeği bilerek yaşamamız gerekiyor. İzmir de yoğun fay hattı bulunan bir coğrafyada. Amacımız buralarda riskleri azaltmak. Vatandaşların daha güvenli koşullarda yaşamasını sağlamak. Maalesef İzmir’deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapıldığını gösteriyor. Çok yüksek bir rakam. Risk durumunu çok açık ortaya koyuyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor bu şehirde. Kentsel dönüşüm bir tercih değil hayat kurtaran bir zorunluluktur. Bu bir lükse değil. İnsanımızın hayatı söz konusu. Kentsel dönüşüme her zaman büyük önem veridk. Bu dönem de yeni kanunlar çıkardık. TOKİ eliyle İzmir’de 5 bin 61 konut kısa süre içinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. İzmir maalesef biraz geri kalmış Bazılarının aklında 20 yıl öncesinin TOKİ’si var. TOKİ artık yatay mimariyi ortaya çıkaran, estetiği daha fazla önemseyen, sosyal boyutu dikkate alan bir anlayış ile planlama yapıyor. TOKİ bugüne kadar 1 milyon 757 bin konut inşa etmiş. Bu bazı ülkelerdeki konut stoku kadar. Maalesef İzmir biraz geri kalmış. Niye, nasıl geri kalmış en iyi İzmirliler bilir. En iyi İzmirliler bilir. Bu doğru bir şey değil. İzmir’in şu anki hali Allah korusun yarın sabah ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz. Bu işler şakaya gelecek, lafla geçiştirilecek işler değil. Türkiye Yüzyılı’nın örnek şehirlerinden biri İzmir olmalı Ciddiye alınması gereken ve ciddi politikalar üretilmesi gereken alanlar. Burada da tekrar tekrar bu hususun da altını çizmek istiyorum. İzmir bizim için son derece kıymetli. Ege’nin incisi. Muazzam bir tarihi ve çok güzel insanları var. Limanıyla, tarımıyla, turizmiyle potansiyel barındıran bir ilimiz ve biz istiyoruz ki tarih boyunca nasıl güçlü olduysa, tarihte nasıl önemli bir konuma sahipse Türkiye yüzyılında lider şehirlerinden biri İzmir olmalı.” İzmir’i ihmal etmedik Hiçbir şekilde de İzmir’i ihmal etmedik. 175 milyar lirayı aşan bir yatırımı hayata geçirdik. Bugüne kadar 29 bin 333 konut, 219 köy evi, 222 bağımsız konut, 506 işyeri, 33 ticari ünite, 28 camiden oluşan sosyal donatıyı şehrimizin hizmetine sunduk” Yılmaz iftarda konuştu Cevdet Yılmaz, İzmir Valisi Süleyman Elban'ı makamında ziyaret edip bir süre görüştükten sonra AK Parti Karşıyaka Teşkilatı'nın Seyirtepe'deki iftar programına katıldı. Yılmaz, programda yaptığı konuşmada, partilerinin kurulduğu günden bu yana milletle aynı yolu yürüyen, milletin sevincini de sıkıntısını da paylaşan iradeyle hareket eden teşkilatlar olduğunu söyledi. AK Parti'yi milletin kurduğunu, tabelasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadroların astığını aktaran Yılmaz, "Bu partinin rotasını her zaman milletin talepleri ve beklentileri oluşturmuştur, böyle de devam edecektir. Mahalle mahalle sokak sokak, vatandaşlarımızın kapısını çalan, milletimizin derdiyle dertlenen bu büyük teşkilat yapısı davamızın en sağlam dayanağıdır. Sizler sahada oldukça milletimizle kurduğumuz gönül bağı güçlendikçe Türkiye'nin yürüyüşü de kararlılıkla devam edecektir." diye konuştu. Yılmaz, dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini ve birçok sınamayla karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, "Bir yandan küresel ekonomik belirsizlikler, artan riskler, yoğunlaşan rekabet var. Diğer yandan dünyadaki ekonomik güç değişiminin de tetiklediği jeopolitik gerilimler var. Savaşlar, çatışmalar var. Böyle bir dünyadayız. Bu dünyayı gerçekçi bir şekilde okumamız lazım. Bizler bu zor dönemde ekonomimizi sağlam tutmaya, milletimizin hizmetlerini sürdürmeye devam ediyoruz." dedi. Türkiye olarak son 23 yılda çok önemli bir mesafe kaydettiklerini, 3 bin 600 dolarlık kişi başına gelirden geçen yıl itibariyle 18 bin dolar kişi başına geliri aşan bir ülke olduklarını vurgulayan Yılmaz, 238 milyar dolarlık bir ekonomiyken yine geçen yıl sonu itibariyle 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomik yapıya, hacme ulaştıklarını aktardı. Yılmaz, geçen yıl sonu itibariyle yüzde 30'un biraz üstünde bir enflasyonla kapattıkların anımsatarak, önemli bir gerileme olduğunu, ancak bir taraftan da kontrollerinde olmayan birtakım faktörlerle bazı olumsuzluklar yaşandığını bildirdi. CHP'li başkanlara 'Erdoğan' örneği! Türkiye yüzyılında topyekun kalkınma vizyonundan bahsettiklerini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: "Bütün illerimizin enerjisini en üst düzeyde kullanarak biz bu hedeflere varabiliriz. Hepsinin potansiyelini harekete geçireceğiz ki topyekun hedeflerimize ulaşabiliriz. İzmir'imiz bu anlamda çok önemli bir potansiyele sahip. Ama yeterince bu potansiyelin harekete geçtiğini herhalde hiçbirimiz söyleyemeyiz. Dolayısıyla biz AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak İzmir'de bu potansiyeli en üst düzeyde harekete geçirmeye talibiz. Merkezi idare olarak elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz. Yerel düzeyde de şuanda vatandaşın yetki verdiği kişiler mutlaka üzerlerine düşeni yapmalı. Kimse bahanelerin arkasına saklanmasın. Bakın böyle bahaneler üretenlere ben hep Cumhurbaşkanımızı örnek gösteriyorum. 90'lı yıllarda İstanbul'a belediye başkanı seçildi. Çöp dağları vardı, sular akmıyor, bir sürü problemler vardı. O dönemde de Ankara'da daha farklı bir yönetim vardır. Daha farklı bir siyasi parti iktidardaydı keyfilikler de daha fazlaydı. Buna rağmen Cumhurbaşkanımız İstanbul'un sorunlarını çözdü. Su sorununu, çöp sorununu, dağ gibi birikmiş sorunlarını çözdü. Neymiş; Demek ki 'at binenin kılıç kuşananın.' Siz iyi yöneticiyseniz elinizdeki kaynakları çarçur etmek yerine anlamsız yerlere harcamak yerine doğru öncelikler belirleyin. Oralarda harcarsanız, verimli kullanırsanız şehrinize, ilinize fayda sağlarsınız." - İzmir'de yerel yönetime eleştiriler Yılmaz, yerel yönetimlerin popülist politikalar yerine hizmet odaklı hareket etmesi gerektiğini belirterek, İzmir'in kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle büyük bir değişime ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Kamu kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, AK Parti hükümeti olarak eğitim alanında İzmir'e 500'ün üzerinde yeni okul ve yaklaşık 8 bin derslik kazandırdıklarını, ulaşımda ise 1000 kilometreye yakın bölünmüş yol ağının tamamlandığını kaydetti. Yılmaz, kentin mevcut yapı stoğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Şehre baktığınız zaman derme çatma yapılar ve bozuk bir şehirleşme görülüyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Hem sosyal adalet hem de afetlere hazırlık bakımından büyük bir dönüşüme ihtiyaç olduğu aşikar. Bugüne kadar bu dönüşümü yapmayanlardan siyaseten hesap sorulması gerekir. Yerel yönetimler lüzumsuz polemiklerle uğraşmak yerine, bu yaşamsal meselede ellerini taşın altına koymalıdır. Biz hem kentsel dönüşümle hem sosyal konutlarla İzmir'in bu dönüşümüne katkıda bulunmaya devam edeceğiz." Bölgesel gelişmelere de değinen Yılmaz, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin küresel istikrarı tehdit ettiğini, Türkiye’nin krizin etkilerini en aza indirmek için diplomatik ve ekonomik her türlü gayreti sarf ettiğini, finansal konularda da Merkez Bankası, BDDK ve SPK gibi kurumların gerekli tedbirleri aldığını aktardı. Yılmaz, akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkilerini sınırlamak amacıyla önemli bir adım atıldığına dikkati çekerek Yılmaz, şunları kaydetti: "Akaryakıt fiyatlarında malum çok yüksek bir artış olacaktı. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda yapılan teknik çalışmalarla 'yüzde 75'ini biz üstlenelim' diye karar verdi ve bu kararnameyi de yayınladı. Dolayısıyla akaryakıttaki her 10 liralık artışın 7,5 lirasını biz vergilerimizden vazgeçerek ödüyoruz. 2,5 lirası sadece milletimize yansımış oluyor. Bu hem halkımızın geçim şartlarını kolaylaştırmak bakımından hem de enflasyonla mücadelemizi sürdürme açısından önemli. Bir miktar bütçe açığımızı belki olumsuz etkileyecek ama onu da başka tedbirler izale etmeye çalışacağız. Çünkü bu yaşadığımız sürecin geçici olduğunu düşünüyoruz." Yılmaz, dünyadaki fırtınalı dönemde tecrübeli ve dirayetli liderliğin öneminin arttığına işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda avantajlı bir konumda olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ehil kadrolarla bölgesel krizleri yöneteceklerini vurgulayan Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla yürüyeceklerini sözlerine ekledi. AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise İzmir'deki bazı yerel yönetimlerin iç çekişmeler ve borç yapılandırma sorunları nedeniyle hizmet üretemediğine dikkati çekerek, kentteki çöp ve maaş ödeme sorunlarından Büyükşehir Belediyesini sorumlu olduğunu ifade etti. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 80'lere ulaştığını anlatarak, ülkenin bölgesindeki istikrarsızlığa rağmen bir güvenlik adası konumunda olduğunu söyledi. (AA)