Yüzyıllardır Ege kültürünün önemli bir parçası olan “Mart Dokuzu” geleneğinden ilham alan festival; yalnızca baharın gelişini değil, doğayla kurulan kadim bağı, toprağın bilgisini ve paylaşma kültürünü de simgeliyor. Urla’nın tarlalarında, bağlarında ve doğasında kendiliğinden yetişen otlar ise bu coğrafyanın hafızasını, mutfağını ve yaşam biçimini yansıtan en önemli değerler arasında yer alıyor. Kuşçular’daki Tarım Arazisinin İmara Açılması Kaygı Yarattı Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, son dönemde çevre ve tarım alanlarıyla ilgili yaşanan gelişmelere de dikkat çekti. Özellikle Kuşçular Mahallesi’nde yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının merkez bir kararla imara açılması konusunun kaygı yarattığını ifade eden başkan, bu toprakların yalnızca birer parsel olmadığını vurguladı. Balkan konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu topraklar yalnızca birer parsel değil; üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle alınan kararların yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.” Başkan Balkan: “Urla’nın Hikâyesini Görünür Kılmak İstiyoruz” Festivalin yalnızca bir etkinlik değil, Urla’nın doğayla kurduğu ilişkinin ve yaşam kültürünün bir yansıması olduğunu belirten Başkan Selçuk Balkan şu ifadeleri kullandı: “Urla’nın doğayla kurduğu bağ, hafızasını ve ruhunu birlikte hissedeceğimiz bir festival hazırladık. Çünkü nasıl şefler yazar; anlatmaz, hisseder. Urla da tam olarak böyle bir yer. Toprağıyla, rüzgârıyla, sofraya gelen her lezzetle bir hikâye anlatır. Bizim bu festivalle yapmak istediğimiz de tam olarak bu hikâyeyi görünür kılmak.” Festival programının yalnızca gastronomiyle sınırlı olmadığını belirten Balkan, etkinliklerin doğa, kültür ve bilimle iç içe olacağını söyledi. “28–29 Mart tarihlerinde gerçekleştireceğimiz Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı programımızda yürüyüşler de var, söyleşiler de... Ama en önemlisi geçmişten bugüne taşınan bir yaşam kültürü var. Cumartesi günü kortej yürüyüşüyle başlayacak festivalimiz gün boyunca atölyeler, söyleşiler ve kültür gezileriyle devam edecek.” “Sürdürülebilirlik Urla’nın Yaşam Kültürüdür” Başkan Selçuk Balkan konuşmasında sürdürülebilirliğin Urla için yeni bir kavram olmadığını da vurguladı: “Bugün dünyada en çok konuşulan kavramlardan biri sürdürülebilirlik. Oysa biz bu kavramı yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan bir kültürün parçası olarak biliyoruz. Urla’da yaşam doğayla uyum içinde sürer; onu tüketmeden, onunla birlikte var olmayı esas alır.” Balkan ayrıca Demircili’de hurda bir geminin sahilde parçalanmak istenmesine de değinerek bu sürecin yakından takip edildiğini ve Urla kıyılarının korunmasının önemine dikkat çekti. Doğa, Gastronomi ve Kültür Urla’da Buluşacak Urla Belediyesi ve Urla Doğal Sofra Derneği paydaşlığında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin lojistik desteğiyle düzenlenecek festival; söyleşilerden yemek atölyelerine, ot tanıma gezilerinden kültür turlarına, sergilerden konser ve dans gösterilerine kadar geniş bir programla ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin stantları da yer alacağı festivalde, Urla ve çevresinde üretilen doğal ve mevsimsel ürünler ziyaretçilerle buluşacak. Böylece hem yerel üretim desteklenecek hem de sürdürülebilir gıda kültürüne dikkat çekilecek. Doğanın uyanışını, üretimin değerini ve paylaşımın güzelliğini kutlayan Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı; doğa ve gastronomi meraklılarını, üreticileri, akademisyenleri ve kültür sanat tutkunlarını Urla’da buluşturarak baharı bilgi, lezzet ve doğaya saygı eşliğinde karşılamaya hazırlanıyor.