GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi süreci ile ilgili flaş bir gelişme yaşandı. Bugün sabah saatlerinde emniyet kuvvetleri Meslek Fabrikası’na yüzlerce polisle gelerek tahliye işlemi için harekete geçti. AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya yaşananlara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Kaya şunları kaydetti: Eski DGM binasının tapusu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nündür. Tahliye işlemini durdurmak için açtığınız dördüncü davada da talebiniz reddolmuştur. Tahliye işlemine yönelik hukuki süreç sonlanmıştır. Anayasamızın 138. Maddesinin son fıkrası gereğince "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." Haksız olduğunuzu söyleyen BİR değil, tam DÖRT AYRI MAHKEME KARARI var. Hafta sonu yaptığınız açıklamada, sürenin pazartesi günü (bugün) dolduğunu ifade etmiştiniz. Şimdi Fransa'dan tam aksi şekilde, bambaşka açıklamalarda bulunuyorsunuz. Gerçi sizin günaşırı değişen, bu tip çelişkili açıklamalarınıza hepimiz alıştık. Gerçek şudur. İstanbul'daki bir özel vakıf üniversitesine devretmeye çalıştığınız, İzmir'e ait olan o bina bugün olması gerektiği gibi artık İzmirli hemşerilerimizin oldu. Sürekli yalanlarınızın ortaya çıktığı, başarısızlıklarınızı ve beceriksizliklerinizi gizlemek için kullandığınız bu sahte gündemleri bırakın. Her yıl merkezi bütçeden İzmir'imize aktarılan, 130 Milyar gibi devasa bir kaynak kullanıyorsunuz. İzmir'in, hemşehrilerimizin gerçek sorunları ortada. Trafiğe, bozuk yollara, musluktan akmayan suya, toplanmayan ve bertaraf edilemeyen çöplere ilişkin bir şeyler yapın, İzmir'in gerçek sorunlarına çözüm üretin! Not: CHP'li Milletvekillerine; 1- İzmir'in malı İstanbul'da bir vakıf üniversitesine verilirken nerelerdeydiniz, niye sesiniz hiç çıkmadı? 2- Cemil Tugay'a güvenmeyin. Her gün değişen ve birbiriyle çelişen söylemleriyle sizi boşa düşürür. Kaya'dan ikinci açıklama: Fransa uçağından yalanlara devam ediliyor. 1-Eski DGM binasının tapusu, Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlıdır. Aşağıda tapu kaydını da paylaşıyorum. Türk Medeni Kanunu'na göre taşınmaz mülkiyeti, kural olarak tapu siciline yapılan tescil ile kazanılır. Bu ilkenin doğal sonucu açıktır. Tapu kimin adına kayıtlıysa, mülkiyet hakkı da ona aittir. Dolayısıyla, "mülkiyet hakkı yüzde yüz belediyeye ait ve tapu belediyede" demek koca bir yalandır. 2-Bugün çıkıp, "bu binayı biz bu hale getirdik, masrafı belediyece yapıldı" demek gerçek dışıdır. Eski DGM binasının, Meslek Fabrikası amacıyla gerçekleştirilen dönüşüm sürecinde, 2014 rakamlarıyla toplam 3 milyon 105 bin 970 liralık bir kaynak kullanılmıştır. Bu bütçenin yüzde 75'lik kısmı, İzmir Valiliği-İzmir Kalkınma Ajansı tarafından karşılanmıştır. Dönemin İzmir Valisi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yaptıkları protokol ortadadır. 3- Eski DGM binası, çok değil 2021 yılında, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla İstanbul merkezli Adıgüzel Vakfı'na verilmiştir. Söz konusu meclisin üyeleri arasında şu anki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı da bulunmaktadır. Bu belediye meclisi kararı, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal tarafından dava edilmiş ve mahkeme tarafından bu karar iptal edilmiştir. Ve İzmir'in malı İzmir'de kalmıştır. Mahkeme kararını aşağıda paylaşıyorum. Sayın Tugay ve CHP İzmir Milletvekilleri'ne sormak lazım. İzmir'in malı İstanbul'a verilmek istenirken nerelerdeydiniz! 4- Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce başlatılan tahliye işlemine yönelik, ikisi adli ikisi idari mahkeme olmak üzere belediyece dört dava açılmıştır. Açılan dört dava da tahliye işleminin durdurulmasına yönelik talep reddedilmiş ve tahliye sürecine yönelik hukuki süreç sonlanmıştır. Bu konuda şu husus da çok önemlidir ve iyi bilinmelidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü, mazbut vakıfları yöneten, ecdat yadigarı tarihi eserleri koruyup yaşatan ve vakıf gelirlerini burs, yardım ve sosyal destek mekanizmaları aracılığıyla topluma aktaran köklü bir kamu kurumudur. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "milletin serveti" olarak nitelediği vakıf müessesesi, bu kurum eliyle yalnızca geçmişin mirasını korumakla kalmaz; aynı zamanda bugünün ihtiyaçlarına cevap veren, yarının toplumsal dayanışmasını inşa eden güçlü bir sosyal yapı olarak varlığını sürdürür. İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah, içi rahat olsun. Burada, şehrimizin ruhuna yakışan; estetiğiyle, işleviyle ve vizyonuyla İzmir'imize değer katacak muhteşem bir eseri hep birlikte hayata geçireceğiz. Gençlerimizin hayallerine alan açan, geleceğine yön veren, umutlarını büyüten bu eser; aynı zamanda yarınlara bırakacağımız güçlü bir iz olacaktır.