GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 11. gününde devam ediyor. 11’inci günde direnişe CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen ve CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın destek verdi. Ayrıca programa dernek, STK ve sendika temsilcileri de katılım gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay direniş alanında yaptığı açıklamada çok sayıda mesaj verdi. Direnişin ilk gününden bu yana kararlı olduklarını belirten Tugay, "İlk gün kararlı bir şekilde ‘Buradayım ve gitmiyorum’ dedim. Bedenen ve fiziken burada olmadığı halde buradaki mücadeleye inana yüz binlerce insan olduğunu biliyorum. Burada birçok insanla konuştum. Burada büyük bir haksızlığa karşı bir direniş var. Yanlışa itiraz var" dedi. MEMLEKET YANGIN YERİ Ülkede yaşanan gelişmelere de değinen Tugay, "Bu ülkede her gün yeni bir kötü habere uyanıyoruz. Bu, pek çok insanda isyan ve itiraz duygusuna neden oluyor.Her gün fakrlı bir noktada kimin canını, kimin toprağını alıyorlar. Kimini özgürlüğünden ediyorlar. Bugün haberlere baktığımda ‘Memleket yangın yeri’ dedim. Her yerde derin haksızlıklar ve bunlardan mağdur olan on milyonlarca insan var. Demokratik bir ülkede bu kadar baskı kabul edilemez. Bu kadar yanlış bir idari uygulama kabul edilemez. 23 yıldır öyle şeyler yaşadık ki! Herkes sürekli hakkını ararken ‘çok mu illegal insana dönüşürüm, terörist mi oldum’ diye sorgular oldu. Haklı olduklarında haklarını arayamaz oldular. Ama haksızlığa uğramanın duygusunu taşır hale geldiler. Demokratik bir ülkede her vatandaşın hakkı olan bir eylem gerçekleşiyor burada. Herkes biliyor biz polislere saldırmayacağız. Ama ısrarla o polisleri Meslek Fabrikası’nın önüne yığıyorlar. Mesele, onları oraya gönderenler" ifadelerini kullandı. BUNUN ADI GÜÇ ZEHİRLENMESİ Tahliye sürecine sert tepki gösteren Tugay, yaşananları “güç zehirlenmesi” olarak nitelendirdi. Hukuki süreç devam ederken sabaha karşı polis eşliğinde müdahale edilmesini eleştiren Tugay şunları söyledi: "Birileri Türkiye’yi ve devletin sahip olduğu her şeyi, babasının çiftliği sanmaya başladı. Birileri 23 yıl iktidar olunca 123 yıl daha iktidarımız sürer diye düşünmeye başladılar. Bunun adı güç zehirlenmesidir. SINIRLARINI AŞTILAR Bunu bu hale getiren İzmir’in birkaç milletvekilidir. Ama sınırlarını çok aştılar. Tarihimizde ilk defa bir devlet kurumu, başka bir kamu kurumunun mülkünü, hukuki süreç devam ederken sabahın 05.00’inde polisle işgal etti. SİZ DELİ MİSİNİZ? ‘Fakülte açacağız’ dediler, vazgeçtiler. En son ‘Kütüphane yapacağız’ dediler. Siz deli misiniz? O kadar polis sabahın 05.00’inde kütüphane için mi buraya geldiler? Dalga mı geçiyorsunuz? Bu halkı hiç mi duymuyorsunuz? Hiç mi halkın tepkisine kulak vermiyorsunuz? Gelin tatlıya bağlayalım, görüşelim diyoruz. İnsanlara eziyet etmek zorunda değilsiniz. Müsaade eden mülkiyet davası sonuçlanana kadar burayı kullanmaya devam edelim. İhtimal vermiyorum ama mahkeme Burası Vakıflar’a ait derse geriye dönük kira ödeyelim. SİZ NE BU ÜLKENİN SAHİBİ NE BU İNSANLARIN PADİŞAHISINIZ Ama onlar ‘Bizden korkun’ diyorlar. Bu ülkenin sahibi siz değilsiniz, biziz’ diyorlar. Siz kimsiniz! Böyle bir hakkı nasıl iddia edersiniz! Siz ne bu ülkenin sahibi ne de bu insanların padişahısınız. Ne kadar değerli insanlarımızı cezaevlerine tıktılar. Gazeteler yazmasın diye nerelere kayyum atadılar, kaç kişiye ceza kestiler! Söylesenize Esra Işık’ı nasıl cezaevine tıktınız? Benim yüreğim almıyor bunu. Çok mu önemli bir bina diyorlar. Bina önemli ama asıl önemli olan yapılan haksızlık. Yapılan haksızlığa karşı itiraz var. Bu yanlıştan ve başka yanlışlardan dönmeyi düşünmeniz lazım. Bu yanlışların üzerine yeni yanlışlar ekleyerek gideceğiniz yer belli. Yok olacaksınız. Halk bu kadar eziyet çekerken, yorgun ve mutsuzken sizin o salonlardaki mutluluklarınız sürmeyecek. Halka kulak vereceksiniz, insanlara saygılı olacaksınız." BURADA BİR KİŞİ BİLE KALSA BEN CEMİL TUGAY OLARAK ONUN YANINDA KALACAĞIM Direnişin süreceğini vurgulayan Tugay, "Çağatay Başkan ile görüştük Biz insanların sabahlara kadar burada üşümesine üzülüyoruz. Mücadeleyi tüm kente yayalım dedik. Cuma gününden itibaren burada toplanmayalım başak yerlerde devam etsin dedik. Ama anlıyorum ki bizim söylememizle bir şey değişmeyecek. Anlıyorum ki mcüadeleyi herkes kabul etmiş. O yüzden burada bir vatandaşımız bile kalsa ben Cemil Tugay olarak onun yanında kalacağım. Burada AKP’li bir belediye olsaydı bu binayı almazlardı. Burayı CHP’li bir belediye kullanıyor diye aldılar. Bu haksızlık bitmedikçe, bu yanlış durmadıkça bu direniş durmayacaktır. Bunu artık biz de durduramayız."
