Tugay'dan 'kredi' ve 'yatırım' isyanı: 81 ilde 77'nciyiz!

6 Mayıs 2026 Çarşamba   21:28

GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, katıldığı programda Türkiye’de yaşanan ekonomik krizlerin belediyeleri ağır biçimde etkilediğini belirterek, İzmir’in kamu yatırımlarından yeterli pay alamadığını savundu. Tugay, merkezi yönetimin muhalefet belediyelerine yönelik kredi ve yatırım süreçlerinde ayrımcılık yaptığını kaydetti.

İzmir’in merkezi yatırımlardan yeterli pay almadığını dile getiren Tugay, 2025 yılında kentten 951 milyar lira vergi toplandığını, buna karşın yapılan yatırımın 32 milyar lirada kaldığını söyledi.

Bu rakamın yüzde 3,75’e denk geldiğini belirten Tugay, İzmir’in yatırım miktarında 81 il arasında 77’nci sırada olduğunu hatırlatttığı açıklamasında şunları söyledi:

"Belediyelerin ekonomik sıkıntıları var. Bütün belediyelerin var. Yani bu ekonomik sıkıntıların arka planında Türkiye'nin yaşamış olduğu ekonomik krizler dönemi var. 

Pandemi döneminde personelimizin maaşını ödemeye devam ettik; yani oradan bir kuruş gelir alamadık. O günkü şartlarda yani ekonomik açıdan dibe vurduk. Arkasından İzmir'de bir deprem yaşandı.

BİR SÜRÜ AKP VE MHP’Lİ BELEDİYE ÇOK KÖTÜ DURUMDA

Ben mi yarattım bu ekonomik krizi ya da herhangi bir CHP'li belediye başkanı mı yarattı? CHP'li bir siyasetçi mi sebep oldu?  Biz mi iktidardaydık, biz mi yönetiyorduk ekonomiyi?  Niye unutuyoruz bunu ya? Belediyeleri de Türkiye'de batan bir sürü özel şirketi de bu hale getiren şey ülkenin ekonomisinin kötü yönetimi. Bunu anlamak bu kadar zor mu? Bunu niye unutuyoruz anlamadım ben. Sanki durup dururken kurumlar kötü duruma düşmüş falan filan diye konuşuluyor. Ve bir sürü AKP'li belediye de çok kötü durumda, bir sürü MHP'li belediye de çok kötü durumda.

BİR DEDİKLERİ İKİ EDİLMİYOR

Onların bir dedikleri iki edilmiyor. Yani bir dedikleri iki edilmiyor. Yapılan yatırımlara bakın, epey bir yatırımı hükümet eliyle yapıyorlar. Hibeler veriliyor. Habire istedikleri krediler sağlanıyor, yurt dışı kredileri onaylanıyor. Onlara her türlü kolaylık sağlanıyor. Niye? Çünkü bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin şehirleri. Biz kimin şehriyiz?Biz hangi ülkenin şehriyiz? O vergileri sadece AK Partili belediyelerin olduğu şehirlerden mi topluyorsunuz? 

İZMİR VERDİĞİ PARANIN SADECE YÜZDE 3’ÜNÜ GERİ ALABİLİYOR

İzmir'den bak bir yılda, 2025 yılında tam 951 milyar lira vergi toplanmış.Yapılan yatırım 32 milyar. Yani İzmir verdiği paranın yüzde 3'ünü geri alabiliyor. Tabii tabii yani bunun sonrasında soruyoruz bunu yani; biz yatırımda neredeyiz? Yatırımda 77. sırada İzmir. Türkiye'deki 81 ilin arasında 77. sırada yatırım miktarında.

Bazı siyasetçilerimiz, bu muhteşem bazı siyasetçilerimiz, "E burayı verseydiniz bize, biz yönetseydik böyle olmazdı" diyor. 

BU ZULMÜN SONU GELMEZ

Güçlü olan canının istediğini yapsın, her türlü adaletsizliği yapsın, her türlü haksızlığı yapsın; öyle mi? Yani gücün yetmiyorsa, zayıfsan sen de her türlü zulmü kabul et. Şunu unutmasın kimse; bu zulüm bugün banadır, yarın onadır, öbür gün sizedir, herkesedir yani. Zulmün, zulmün sonu gelmez. Bu zulmün sonu gelmez; bu milletin aklını en fazla burada başına toplaması lazım. Zannetmesinler ki bir gün kendilerini bulmaz. 

TÜRKİYE BENİM ÇİFTLİĞİM DİYE BAKMAYA BAŞLADILAR

Öyle bir dünya yok. Bu zulmün sonunun gelmediğini biz 24 senedir görüyoruz. Yani birileri kendini güçlü hissettikçe "Türkiye benim çiftliğim" diye bakmaya başladı ya. Öyle ki ben toplarım 951 milyarı, canım istediği kadar veririm. Varsın onların bin tane sorunu olsun.

Şöyle bir durum bu: Biz Büyükşehir Belediyesiyiz. İzmir de Türkiye'nin üçüncü büyük şehri; yani tabii ki bir sürü sorunu var. Altyapı sorunumuz var, arıtmalar yapmamız lazım, yağmur suyu ayrıştırmaları yapmamız lazım, çöp tesisleri yapmamız lazım, işte arıtmadan çıkan çamurun bertarafı işi yapmamız lazım. Bazı ilçelerimiz var; Dikili gibi, Aliağa'nın Şakran bölgesi gibi; buralarda kanalizasyon sistemi, arıtma sistemi bir an önce kurulması lazım. Bunlar için de para lazım. Bizim ulaşım projelerimiz var; metro projelerimiz var, tramvay projelerimiz var, elektrikli otobüs almak için çalışıyoruz vesaire. Bütün bu saydığım başlıkların hepsinde gidiyoruz uluslararası yatırım bankasına. Bunlar bu tür projelere kredi veriyorlar ve bu kredileri işte 3 sene, 4 sene, 5 sene hiç geri almıyorlar. Sonradan da 15-20 sene uzun vadelerle küçük parçalar hâlinde alıyorlar. Yani gidip bir özel bankadan böyle bir kredi alma şansınız yok. Ve biz bu krediyi istediğimizde bize veriyorlar. Biz bir ön anlaşmaları yapıyoruz; krediyi vermeye hazır bankalar yani yurt dışındaki bankalar. Türkiye'deki bankalar da değil. Yani gidip biz birilerinin yaptığı gibi Halkbank’tan, Vakıfbankt’an kredi almıyoruz, alamıyoruz zaten. Vermiyorlar. Ziraat’ten falan mümkün değil, öyle bir ihtimal yok.

Yurt dışından kredi alacağınız zaman kanun gereği, mevzuat gereği bunu gidip şey onaylatmanız lazım; Maliye Bakanlığı’na onaylatmanız lazım. Yani Maliye onaylamadan o krediyi kullanamıyoruz. Mevzuat böyle yani. Maliyenin onaylaması demek şu demek değil; yani Maliye onayladığı zaman buna kefil oluyor değil. Biz kefil olarak onaylatmıyoruz, kefil mefil istemiyoruz yani. Kendimiz zaten ödüyoruz kredimizi. İzmir Büyükşehir Belediyesi kredibilitesi yüksek bir belediye. Borcuna sadık bir belediye ve dolayısıyla böyle bir onaya ihtiyacımız zaten yok. Biz gidiyoruz sadece mevzuat gereği bir imza atmaları lazım, bir imza atacaklar. Tamam mı?

İki senedir yani toplamda 1 milyar doları bulan kredimiz -ki hepsi altyapı projeleri ve hepsi ulaşım projeleri, başka hiçbir şey yok yani keyfî hiçbir şey yok. "Yani ben kültür merkezi yapacağım, bana kredi ver" diye kredi kullanmıyorum yani ya da "Ben spor salonu yapacağım, bana kredi ver" demiyorum.

BUCA METROSU AÇIKLAMASI

Yani onlar da yapılmalı; onları zaten hani yapıyoruz da bütün bunlar kendi imkânlarımızla. 

Buca metrosu; Üçyol'dan Buca'ya, Buca'dan Gaziemir'e uzanan Türkiye'nin en uzun tüneli şeklinde yapılan metro.

Onat tüneli kara yolu tüneli. O bir tepenin altından geçen işte Buca'dan Bornova'ya bağlantı sağlayan bir tünel. O ayrı, o devam ediyor. Buca metrosunu biraz anlatmak istiyorum neden; çünkü İzmir'in tarihinde yapılmış en büyük proje. Ben geldiğimde 13,5 kilometre uzunluğunda bir metro hattı olarak planlanmıştı; ben bunu daha da uzattım. Şu anda 17.800 metre, yani yaklaşık 18 kilometre uzunluğunda bir metro hattına çevirdik. Ve bu metro hattı yani gerçekten sadece İzmir'in değil, yani Türkiye'nin gurur duyması gereken bir proje. İnanılmaz başarılı gidiyor. Yani iki yıl önce başladığımda %2 seviyesindeydi, şu anda %50'yi bulduk. İki yılda yarısını yaptık. Böyle inşallah işte problemsiz gidersek -ki bu dönemde de problemler yaşadık; yani şöyle, delerken yer altından tüneli TBM dedikleri makinelerle öyle bir yere denk geldi ki yer altından akan bir nehire denk geldi resmen. Yani o suyun içinden geçirdiler şeyi yani, öyle söyleyeyim. O arada TBM dediğimiz makine arızalandı, bozuldu işte bir bakıma alındı, bir tamirat yapıldı; uzun sürdü. O arada da bir de "Oo metro durdu" falan diye böyle yalan yanlış kıyametler kopardılar. Yani zorluklara rağmen çok hızlı bir şekilde gitti ve gidecek, gidecek.

Şimdi şunu demeye çalışıyorum: Ya buna kredi kullanmayalım mı? Kredi anlaşması yapılmış ama daha arkasından ek anlaşmalar yapılması gerekiyor; en azından uzattık, ikincisi bunların araçları var, onlar için gerekiyor. Yani bankalar diyor ki, yurt dışı bankaları -çok acı, çok üzücü bir şey yani- "Ya biz vereceğiz ama siz alamıyorsunuz ki" diyorlar.

"Ya biz veriyoruz ama daha önceden yaptığımız anlaşmalar duruyor". Yani Çiğli'de de arıtma tesisimiz var; onlarda böyle üniteler var yani 1. faz, 2. faz, 3. faz daha önce yapılmış; 4. faz eksikti yani onun da yapılması gerekiyordu. Böyle inanılmaz bir hızla onu biz yaptırdık. 4. faz için bir kredi anlaşması yapılmıştı yani hazır para yani; sadece bir imza atacaklar ve belediyeye gelecek, belediye de onu yine bu işlerde kullanacak, başka bir şey yok. Vermediler krediyi. Ama biz o arıtmayı yapmak zorundaydık, körfezde sorun olacak diye endişeliydik; o yüzden yaptık bitirdik. Hâlen o kredi orada duruyor; biz arıtmayı yaptık bitirdik kendi imkânlarımızla. Ve yani bize o krediyi vermeyenler utanmıyorlar yani?

BİR ŞANSSIZLIK YAŞADIK

Buca metrosu ve Onat tüneli bittiğinde İzmir'in trafik sorunu %25 iyileşecek. %25 iyileşecek. Yani o iki proje onun için çok önemli. Onat tüneli şu anda hani tünelin açılması anlamında tamamlanma noktasında. Sadece bağlantı yolu var, onun yapılması lazım bir de kendi iç mekanik, elektromekaniğinin yapılması lazım, onlarla ilgili ihale şimdi yapacağız.

Orada bir şanssızlık yaşadık, bir aksilik yaşadık; tünelin üzerindeki toprak bir şekilde kaydı. Yani ve o üzerindeki tepede şeyler vardı, konutlar, evler vardı. Çok yüksek apartmanlar değil de bu eski, daha önceden insanların yaptığı, kendi yaptıkları evler. Onların bazıları zemin kayması nedeniyle şey oldu, hasarlandı. Orada durmak zorunda kaldık ve o problemi çözmek için çalıştık ve bu arada o kaymanın nedenini doğru olarak anlamak için, onun ileride tünelde bir sıkıntı yaratmaması için de kapsamlı bir araştırmaya, incelemeye ve önlemler alma sürecine girdik. Ondan dolayı yani maalesef biraz yavaşladı ama o tünel yapılıyor, bitecek ve hem metroyu hem tüneli devreye alacağız."



Sayfa Adresi: http://www.gercekizmir.com/haber/Tugay-dan-kredi-ve-yatirim-isyani-81-ilde-77-nciyiz/192413