İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Yukarıkızılca Mahallesi’nde kurşun ve çinko madeni arama çalışmaları yeniden başladı. Volcan Metal Madencilik Sanayi AŞ’nin doğal ve arkeolojik sit alanı sınırları içinde sondaj çalışmalarına başlaması üzerine bölge halkı harekete geçti. Üç yıl önce köylülerin mücadelesi sonucu durdurulan çalışmaların yeniden başlamasının ardından mahalle sakinleri, yaşam savunucuları meslek odaları, siyasi parti temsilcileri ve yerel yöneticiler köy meydanında bir araya geldi. BirGün'den Aycan Karadağ'ın haberine göre bölge halkı, maden sahasının Yukarıkızılca, Aşağıkızılca ve Örnekköy mahallelerinin kullandığı doğal kaynak suyunun beslenme alanı üzerinde bulunduğunu belirtti. Olası bir kirliliğin yaklaşık 9 bin kişinin içme suyunu etkileyebileceğini söyleyen yurttaşlar, çalışmaların durdurulmasını istedi. Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ahmet Cemil Balyeli, maden sahasının hemen altında üç mahallenin içme suyu kaynağının bulunduğunu söyledi. Madencilik faaliyetleri sırasında oluşabilecek en küçük bir kirliliğin bile kaynak suyuna karışabileceğini belirten Balyeli, yaklaşık 9 bin kişinin bu suyu doğrudan kullandığını ifade etti. İZSU ve Devlet Su İşleri’ne başvurduklarını aktaran Balyeli, İZSU ekiplerinin bölgede inceleme yaptığını ve hazırlanacak raporun ilgili kurumlara iletileceğini söyledi. İmza kampanyası başlattıklarını belirten Balyeli, Valiliğe ve ilgili kurumlara başvuracaklarını, ardından hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı. Şirketin 2020 yılında ruhsat aldığını ve 2021’de bölgeye geldiğini hatırlatan Balyeli, köylülerin tepkisi üzerine çalışmaların durduğunu söyledi. Daha sonra uzatılan ruhsatın 2027 yılına kadar geçerli olduğunu belirten Balyeli, şirketin rezervin miktarını ve ekonomik değerini belirlemek amacıyla yeniden sondaja başladığını aktardı. Rezervin yeterli bulunması durumunda bölgede maden işletmesi kurulabileceğini söyleyen Balyeli, maden sahasının kaynak suyunun beslendiği alanın üzerinde bulunduğunu vurguladı. Sorunun geçici değil, kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini ifade etti. “YAKLAŞIK 400 AĞAÇ KESİLDİ” Aşağıkızılca Mahalle Muhtarı Süleyman Coşkun, köyde projeyi destekleyen kimsenin bulunmadığını söyledi. Üç mahallenin yanı sıra çevredeki çok sayıda sitenin de aynı su kaynağından yararlandığını belirten Coşkun, en büyük kaygılarının suyun kirlenmesi olduğunu ifade etti. Henüz arama aşamasında yaklaşık 300 ila 400 ağacın kesildiğini aktaran Coşkun, işletme aşamasına geçilmesi durumunda ormanlık alanın çok daha büyük zarar göreceğini söyledi. Bölgede yaşayanların zeytin, üzüm ve kiraz üretimi, hayvancılık ve arıcılıkla geçimini sağladığını belirten Coşkun, maden faaliyetlerinin doğayla birlikte köylülerin üretimini ve ekonomik yaşamını da tehdit ettiğini dile getirdi. Yukarıkızılca Doğa ve Yaşam Savunucuları Platformu adına konuşan Jeoloji Mühendisi Alim Murathan, bir köyü köy yapanın yalnızca evleri ve yolları değil; ormanı, suyu, dağı, tarımı ve doğal yaşamı olduğunu söyledi. Mücadelenin yalnızca Yukarıkızılca’nın değil, aynı havzada yaşayan herkesin mücadelesi olduğunu belirten Murathan, “Gerçek zenginliğimiz yerin altında değil, yerin üstündedir” dedi. “DOĞAMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ” Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen de bölge halkıyla birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Yukarıkızılca’nın suyu, ormanları ve temiz havasıyla bütün Kemalpaşa ve İzmir’in ortak değeri olduğunu belirten Türkmen, henüz arama aşamasında doğaya ciddi zarar verildiğini ifade etti. Türkmen, “Suyumuza, toprağımıza ve doğamıza sonuna kadar sahip çıkacağız” diye konuştu. (BirGün)