GERÇEKİZMİR - Yeni Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkarılan ve 2 Aralık’ta yapılması planlanan Basmane Çukuru ihalesine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yaptığı çağrıyla sert tepki gösterdi. Özkan, kentin 40 yıllık kanayan yarası olan Basmane Çukuru'nun geleceğinin kapalı kapılar ardında değil, doğrudan halk oylamasıyla (plebisit) belirlenmesi gerektiğini vurguladı. "İzmir'in Geleceğine Beton Dökülmesine Karşıyız" İzmir’in kalbinde yer alan yaklaşık 20 bin metrekarelik arazinin 104 bin metrekarelik inşaat hakkıyla satışa çıkarılmasının kente ihanet anlamına geleceğini belirten Tuncay Özkan, bölgeye getirilecek devasa yapı ve nüfus yoğunluğunun altını çizdi. Açıklamada, Basmane Garı, metro bağlantıları, 9 Eylül Meydanı, Gazi ve Fevzipaşa bulvarları ile Kültürpark çevresinin halihazırda yoğun bir trafik ve insan hareketliliğine sahip olduğu hatırlatıldı. Bölgeye yerleştirilecek ofisler ve ticari alanların yaratacağı trafik sıkışıklığına ve altyapı yüküne dikkat çekilerek şu sorular yöneltildi: -"Bu binalara her gün gelecek binlerce insanın ulaşımı nasıl sağlanacak?" -"Araçlar hangi yollardan girecek, nereden çıkacak?" -"Bağımsız ve kapsamlı bir ulaşım etki değerlendirmesi yapılmadan bu yapılaşmanın önü nasıl açılabilir?" Cumhuriyet İzmir’inin simgesi olan Kültürpark’ın yüksek yapılarla kuşatılmasının tarihsel kimliği ve kamusal yaşamı tehdit ettiğini belirten Özkan, "İzmir’in daha fazla betona, trafik sıkışıklığına ve yapı yoğunluğuna ihtiyacı yoktur. İzmir’in nefes almaya, yeşil alanlara, meydanlara ve kültürel alanlara ihtiyacı vardır" dedi. "Belediye Binası Kazanılırken Kentin Yaşam Kalitesi Kaybedilemez" Belediye hizmet binasına ihtiyaç duyulmasının bu sürecin gerekçesi olamayacağını ifade eden Özkan, belediyenin yüzde 30’luk yapı hakkının korunmasının, geri kalan yüzde 70’lik bölümün yoğun ticari yapılaşmaya açılmasını haklı çıkarmayacağını vurguladı. Mülkiyet geçmişindeki hukuki tartışmaların, meslek odalarının ve kent savunucularının itirazlarının dikkate alınması gerektiğini belirten Özkan, "Hiçbir kurum, İzmir halkının ortak geleceğinden daha önemli değildir" dedi. Cemil Tugay’a Açık Çağrı: "Gelin Plebisit Yapalım!" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a seslenen Tuncay Özkan, kararın doğruluğuna inanılıyorsa yetkinin İzmir halkına verilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: "Madem bu kararın İzmir için doğru olduğunu düşünüyorsun, o zaman gel, kararı İzmirliye bırakalım! Gelin, Basmane Çukuru için plebisit yapalım! Hukuki çerçevesi belirlenmiş, şeffaf, geniş katılımlı bir halk oylaması düzenleyelim. İzmir halkına açıkça soralım: ‘Basmane Çukuru’nun yüksek yoğunluklu ticari yapılaşmaya açılmasını mı, yoksa ağırlıklı olarak yeşil alan, kültür ve kamusal yaşam alanı olarak düzenlenmesini mi istiyorsunuz?’" "Yüreğin yetiyorsa halka sor Cemil! Kendine güveniyorsan İzmirlinin karşısına çık! Halkın iradesinden korkmuyorsan kararını halka bırak!" "Kentlerin Sahibi Sermaye Grupları Değildir" 2 Aralık’taki ihalenin derhal durdurulması ve tüm hukuki belgelerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Özkan, açıklamasını şu vurgularla sonlandırdı: -"Kırk yıllık bir yanlış, yeni bir yanlışla kapatılamaz." -"Belediye başkanlığı, kentin sahibi olmak değildir; halkın iradesinin emanetçisidir." -"Kentlerin gerçek sahibi o kentte yaşayan halktır. Basmane’nin sahibi de İzmir halkıdır. Ve son sözü İzmirli söylemelidir!" -"İzmir satılık değildir!" ÖZKAN’IN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞÖYLE: BASMANE ÇUKURU SATILAMAZ! GELİN, İZMİRLİYE SORALIM! Cemil Tugay! Yüreğin yetiyorsa halka sor. Korkuyorsan devam et. Bak, İzmir sana sandıkta nasıl yanıt verecek! İzmir’in kalbinde, kırk yıldır çözülemeyen Basmane Çukuru, şimdi 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkarılıyor. 2 Aralık’ta yapılması planlanan ihale, yalnızca bir taşınmazın satışı değildir. İzmir’in geleceğini, ulaşımını, tarihsel kimliğini, Kültürpark’ı ve kent merkezinin yaşam kalitesini doğrudan ilgilendiren bir karardır. Yaklaşık 20 bin metrekarelik araziye 104 bin metrekarelik inşaat hakkı tanınıyor. 84 metre yüksekliğe ulaşabilecek yapılar, ofisler, ticari alanlar ve belediye hizmet binaları öngörülüyor. İzmir’in merkezine yeni bir beton yığını, yeni bir trafik yükü ve yeni bir kentleşme sorunu getiriliyor. Basmane, İzmir’in en yoğun ulaşım bölgelerinden biridir. Basmane Garı, metro bağlantıları, 9 Eylül Meydanı, Gazi ve Fevzipaşa bulvarları ile Kültürpark çevresi zaten yoğun bir insan ve araç hareketliliğine sahiptir. Şimdi bu bölgeye on binlerce metrekare yeni ticari alan ve ofis yerleştirilecek. Bu binalara her gün gelecek binlerce insanın ulaşımı nasıl sağlanacak? Araçlar hangi yollardan girecek, nereden çıkacak? Otoparkların yaratacağı trafik nasıl yönetilecek? Kent merkezinde zaten yaşanan sıkışıklık nasıl önlenecek? Bu soruların yanıtı nerede? Kamuoyuna açıklanmış, bağımsız ve kapsamlı bir ulaşım etki değerlendirmesi olmadan böylesine büyük bir yapılaşmanın önü nasıl açılabilir? Üstelik burası sıradan bir arsa değil, Cumhuriyet İzmir’inin simgesi Kültürpark’ın komşusudur. Kültürpark’ın çevresini yüksek yapılarla kuşatmak, İzmir’in tarihsel kimliğini ve kamusal yaşamını tehdit etmektir. İzmir’in daha fazla betona, daha fazla trafik sıkışıklığına, daha fazla yapı yoğunluğuna ihtiyacı yoktur. İzmir’in nefes almaya, yeşil alanlara, meydanlara, kültür ve sosyal yaşam alanlarına ihtiyacı vardır. Belediyenin hizmet binasına ihtiyaç duyduğu söyleniyor. Elbette belediye hizmet binası yapılabilir. Ancak bunun bedelini İzmir’in geleceği ödemek zorunda değildir. Belediyenin yüzde 30’luk yapı hakkının korunması, geri kalan yüzde 70’lik bölümün yoğun ticari yapılaşmaya açılmasını kendiliğinden haklı çıkarmaz. Bir belediye binası kazanırken bütün bir kentin yaşam kalitesini kaybetmeyi kabul edemeyiz. Dahası, Basmane Çukuru’nun mülkiyet geçmişinde ciddi hukuki tartışmalar vardır. Meslek odalarının, hukukçuların ve kent savunucularının kamu mülkiyetine ilişkin itirazları değerlendirilmeden bu alanın geleceği hakkında geri dönülmez kararlar alınmamalıdır. TMSF kamu alacağını tahsil etmek isteyebilir. Belediye kendi haklarını güvenceye almak isteyebilir. Ama hiçbir kurum, İzmir halkının ortak geleceğinden daha önemli değildir. CEMİL TUGAY’A AÇIK ÇAĞRIMDIR! Madem bu kararın İzmir için doğru olduğunu düşünüyorsun, madem kamu yararını savunduğunu söylüyorsun, o zaman gel, kararı İzmirliye bırakalım! Gelin, Basmane Çukuru için plebisit yapalım! Hukuki çerçevesi belirlenmiş, şeffaf, geniş katılımlı bir halk oylaması düzenleyelim. İzmir halkına açıkça soralım: “Basmane Çukuru’nun yüksek yoğunluklu ticari yapılaşmaya açılmasını mı, yoksa ağırlıklı olarak yeşil alan, kültür ve kamusal yaşam alanı olarak düzenlenmesini mi istiyorsunuz?” Üniversiteler, meslek odaları, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları görüşlerini açıklasın. Bütün projeler, imar hakları, protokoller ve ulaşım analizleri kamuoyuna sunulsun. İzmirli bilsin, tartışsın, kararını versin. Yüreğin yetiyorsa halka sor Cemil! Kendine güveniyorsan İzmirlinin karşısına çık! Halkın iradesinden korkmuyorsan kararını halka bırak! Yok, İzmirliyi dinlemeden, itirazları görmezden gelerek bu satışa ve yapılaşmaya devam edeceksen, o zaman İzmir’in demokratik iradesiyle vereceği yanıtı da göze alacaksın. Korkuyorsan devam et Cemil! Bak, İzmir sana sandıkta neler yapacak! Unutma! Belediye başkanlığı, kentin sahibi olmak değildir. Belediye başkanı, halkın iradesinin emanetçisidir. O makam sana İzmir’in geleceği üzerinde sınırsız tasarruf hakkı vermez. SATIŞI DURDURUN, KARARI HALKA BIRAKIN! 2 Aralık ihalesi durdurulmalı, tüm hukuki ve teknik belgeler açıklanmalı, Basmane’nin geleceği İzmir halkının katılımıyla yeniden planlanmalıdır. Kırk yıllık bir yanlış, yeni bir yanlışla kapatılamaz. Biz Basmane Çukuru’nun kapatılmasına değil, İzmir’in geleceğinin üzerine beton dökülmesine karşıyız! Kentlerin sahibi sermaye grupları değildir. Belediyeler değildir. Siyasi iktidarlar değildir. Kentlerin gerçek sahibi o kentte yaşayan halktır. Basmane’nin sahibi de İzmir halkıdır. Ve son sözü İzmirli söylemelidir! GELİN, PLEBİSİT YAPALIM! YÜREĞİN YETİYORSA HALKA SOR CEMİL! Gel halk oylaması yapalım. Sandığı koyalım halk karar versin. Bak demedi deme böyle yapmazsan o arkandaki para babaları da oraya çökemez. Demiş olayım. İZMİR SATILIK DEĞİLDİR!