Özgür Özel, Bilecik programı kapsamında CHP Bilecik İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek partililerle bir araya geldi.
Konuşmasının ilk bölümünde basın kuruluşlarının çalışma anlayışı ve haber alma özgürlüğüne değinen Özel, ANKA Haber Ajansı’nın kurucusu Altan Öymen’i andı. Özel şunları söyledi:
"Anadolu Ajansı’nı Atatürk, cepheden sağlıklı bilgi gelsin diye kurmuş; ANKA Ajansı’nı da basın özgürlüğü sıkıntıda diye Altan Öymen kurmuş. Bugün ölümünün birinci yıl dönümü. Onun için sabah oradaydım. Ondan sonra da Hikmet Çetin Genel Başkanımızı, hastanede ziyaret ettim. İyi, geçen gördüğüme göre daha iyi. Yani bir kere enfeksiyon falan hiçbir şey kalmamış, sağlığına tam kavuşmuş. Zihnen de nörolojik sorunlar var, hani biraz geç reaksiyon veriyor falan ama yine de geçen sefer gördüğüme göre daha iyi.”
"SEÇİLMİŞ İRADEYE YAPILAN MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ"
Özel, konuşmasının devamında CHP Bilecik İl Örgütü, kadın ve gençlik kollarına yönelik alınan kararları eleştirerek seçilmiş yöneticilerin iradesine müdahale edildiğini savundu. Özel şöyle dedi:
"Şimdi tabii çok zor bir dönemden geçiyoruz hep beraber. Kabul edelim, bu binaya, bu il yönetimine bile kayyum atandı. Daha doğrusu atanmış olan yönetim maalesef 2025 yılında seçilmiş.
2023 yılındaki bir seçimden dolayı mahkemenin aldığı bir kararla, gelip 2025 yılında seçilmiş il yönetimini görevden alıyorlar. Olacak iş değil yani. Dahası, daha da kötüsü kadın kollarını görevden alıyorlar. Sizin de alınmış... Bir de şöyle, buradaki bütün kadınlar birleşmiş, Dilek Acalık’ı seçmişti değil mi, bütün kadınlar? Bilecik’teki kadınlara diyor ki Ankara’daki erkekler: ‘Sen bilmezsin, sizin seçtiğinizi kabul etmiyoruz, bizim dediğimiz yönetecek.’
Ondan sonra Bilecik’teki gençler gençlik kolları başkanı seçiyor. Onu burada değiştirdiler mi, daha sıra gelmemiş olabilir; gelir. Diyor ki: ‘Siz Bilecik’teki gençler bir araya gelip başkan seçmişsiniz, siz bilmezsiniz. Biz Ankara’daki yaşlılar, Bilecik’teki gençlerin kararını biz vereceğiz.’ Olacak iş değil yani bunlar."
Özel yol haritasına ilişkin şunları söyledi:
“ÇAĞRI HEYETİ BAŞKANLIĞINA MURAT KARAYALÇIN’I ÖNERİYORUZ”
“Mahkemelerde hakkımızı arıyoruz şimdi işte. İmzaları teslim ettik, gereği yapılmadı. Şimdi, hatta bunu Bilecik’ten söyleyeyim, belki buradan duyulur. Hani şey diyorlar ya biz imzalarımızı aldık, getirdik, teslim ettik. O günkü delegelerin 1040 tanesi dedi ki: ‘Gelin bu seçimi bir an önce yapalım.’ Yok, yapmayız. Hatta orada, o devirde Kemal Bey’e oy veren delegelerden 500 tanesi de imza verdi, ‘Gelin yeniden yapalım’ diye. Bunları şimdi işleme koymuyorlar. Biz de mahkemeye gidip 40 gün içinde bu kurultayın yapılmasını istiyoruz ve çağrı heyeti istiyoruz. Diyorlar ki: ‘Vay efendim, bizi istemiyorsunuz.’ Ulan, istemiyoruz tabii. Seçilmemişsin yönetmesi olur mu? Çağrı heyeti 40 gün içinde gelecek, seçim kararı alacak ve kongreye götürecek.
Çağrı heyeti başkanlığına kimi öneriyoruz? Kimi öneriyoruz? Murat Karayalçın’ı öneriyoruz, genel başkanımızı öneriyoruz. O da kabul etti sağ olsun. Mahkemeden Sayın Murat Karayalçın’ın partiyi selametle kongreye götürmesini istiyoruz. Kabul ederlerse 40 gün içinde Sayın Karayalçın’ın başkan olduğu çağrı heyeti partimizi kongreye götürecek. Bunu da mahkemeler eğer kabul etmezse, bir oyun yaparlarsa, o zaman işte yarın il başkanlarımız Ankara’ya geliyor, onlarla konuşacağız. Çarşamba günü Parti Meclisimiz bir araya geliyor, onlarla konuşacağız. Merkez Yönetim Kurulumuzla konuşacağız. En sonunda bundan sonra ne yapacağımızı bir karara bağlayacağız.
Ama hiçbiriniz endişe etmeyin. Öyle bu ülkeye bir kere daha Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olacağı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ya da işte Atatürkçülerin, cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, yani Türkiye’nin bütün demokratlarının bir kere daha üzüleceği bir seçimi yaşatmayacağız. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız!”
LALE KARABIYIK'I ANMA
Özel vefatının birinci yıl dönümünde önceki dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Lale Karabıyık’ı şu sözlerle andı:
“Sizin hemşeriniz rahmetli Lale Karabıyık’ın bugün ölüm yıl dönümü. Nezih Bey bir davet yollamış, ‘Mezarı başında anacağız.’ diye. Geçen sene de ben Bilecik’e cenaze törenine gelememiştim, Trabzon mitingi vardı, aynı güne denk gelmişti. Öyle olunca, ‘O zaman önce Bilecik’e gelip, Bilecik’ten Ankara’ya gideyim.’ dedim. İl başkanımızı aradık, ‘Müsait midir?’ diye. Tabii hangi il başkanımızı? Seçilmiş il başkanımızı. Bizim muhatabımız o.
Ondan sonra geldik buraya. Sizinle birlikte, değerli iki belediye başkanımızla birlikte törene katılacağız. Sonra Ankara’ya gidip yarın grup toplantımızı yapacağız. O vesileyle de buraya il başkanlığına geldik. İl başkanlığında seçilmiş il yönetimini, kadın kolları başkanını, hep beraber gençlik kollarını ziyaret ediyoruz.
Ümit ediyoruz, önümüzdeki günlerde bu kara bulutlar dağılacak, çok güzel günlere doğru gideceğiz. Herkes şöyle düşünsün: Eğer biz iktidara doğru yürüyoruz ve bu iktidar hiçbir şey yapmıyorsa, kendi kazanacağından emindir, ondan yapmıyordur. Demek ki bu kadar üstümüze geliyorlarsa, partimizin kurultaylarını iptal ediyorlarsa, genel başkanlarını yargı eliyle değiştiriyorlarsa, cumhurbaşkanı adayımızı hapse atıyorlarsa, arkadaşlarımıza her gün bir operasyon yapıyorlarsa... Bunların bir tane sebebi var: İktidarın değişeceğini iktidar da gördü, buna mani olmak için elinden geleni yapıyor. Ama elinden geleni ardına koymasın, Cumhuriyet Halk Partisi öyle kimseye kolay kolay papuç bırakmaz.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET’E OPERASYON
Bir de son olarak da şunu söyleyelim; bugün sabahleyin erken saatlerde Kocaeli İzmit İlçe Belediye Başkanımız, sevgili Fatma Kaplan Hürriyet’e o da değerli başkanımız gibi bir kadın belediye başkanımız şafak operasyonu düzenlendi. O konuda avukatlarından hızla aldığımız bilgide, bugünkü dosyada olanların hepsinden daha önce soruşturmalar geçirilmiş, ‘Soruşturmaya gerek yok.’ kararları verilmiş, ‘Burada bir suç unsuru yoktur.’ denilmiş. Ama yeni usul bir yargılama var malum. Bütün dosyaları alıyorlar, sonra herkese baskı yapıyorlar ve olmayan yerden bir şey çıkarmaya çalışıyorlar.
Dikkatlice Kocaeli’ndeki süreci de, İzmit’teki süreci de takip ediyoruz. Fatma Başkan’ı Vatan Emniyet’e, İstanbul’a götürdüler. Orada avukat arkadaşlarımız yanında. Biz de dikkatli şekilde takip ediyoruz ve başkanlarımızın yanındayız. İncelenmiş dosyalarını bir daha, bir daha açıp açıp oradan millete baskı yaparak suç icat etmeye çalışıyorlar.
“O BAKANLAR BİR BİR HESAP VERECEK”
Bu durumda benim temel yaklaşımım şu: Bazıları farklı yapıyor, hani diyorlar ya, ‘Yargı sürecine güveneceğiz.’ 2002 yılında Erdoğan geldi, ‘Dokunulmazlıkları kaldırma.’ sözüyle geldi. ‘Gel, kaldır.’ dediler, ‘Bu yargıyla mı kaldıracağım?’ dedi 2002 yılında. O günden bugüne yargının üzerine kurulan baskıları, yapılan atamaları, haksızlıkları görüyorsunuz. Şimdi sabahın köründe bir belediye başkanımızı içeri alıyor; ‘Efendim, yargıya güvenelim, yargı süreçlerini takip edelim, bilmem ne yapalım.’ Tayyip Erdoğan 23 yıl önce, hem de bugünkü gibi militanlaşmış bir yargı yokken dönüp de ‘Bu yargıyla mı yapacağız?’ diyordu. Şimdi ben bu yargıya arkadaşlarımı feda edeceğim, ‘Efendim, bunlar doğru yapar.’ diyeceğim.
Herhangi bir mahkemede, hükümetin istediği kararın şu kadar dışına çıkanı Fizan’a sürüyorlar. Şu kadar dışına çıkanı ağır ceza mahkemelerinden icra iflas mahkemelerine sürüyorlar. Karşı oy yazanın canını okuyorlar. Ondan sonra hakimlerin eli ayağına karışıyor. İstedikleri bütün mahkemelere özel atamaları yapıyorlar.
Oraya özel paket gibi, paketli yolluyorlar. Sonra AK Parti’nin militan yargısına güveneceğiz. Yargı süreçlerini çözeceğiz. Yok, arkadaşlarımız aklansın, paklansın. Vallahi seçimler yapılacak. Bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir bağımsız yargı düzeni kurulacak. O bağımsız yargı düzeninde, örneğin Soma davası bir daha görülecek. Örneğin Türkiye’deki hepimizin içini sızlatan bütün haksız, hukuksuz davalar görülecek. Depremde AK Partili müteahhitleri kurtaran o davalar yeniden önce bir görülecek. Ondan sonra bakanların evinden kutu kutu para görüntüleri önümüzdeyken çıkıp önce ‘FETÖ’cüler koydu.’ deyip sonra faiziyle geri istedikleri görüntüler. O bakanlar bir bir hesap verecek. Ondan sonra hiç merak etmesin, bizim arkadaşlarımız da gelecek, aklanacak, paklanacak. Dedikleri gibi, gerçekten bunların dedikleri gibi iddiaların hepsi bağımsız yargının önüne konacak. En çok da arkadaşlarımızın bizim bağımsız yargıya ihtiyacı var. Kimse kusura bakmasın, AK Parti yargı kollarına teslim edecek bir tane arkadaşım yok benim. Herkes bunu böyle bilsin."
“DEMİRDEN KORKAN TRENE BİNMEZ”
Bir vatandaşın, "Başkanım size de sıra gelecek mi?" demesi üzerine Özel, “Demirden korkan trene binmez kardeşim!” diye cevap verdi.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri