GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, katıldığı canlı yayında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon süreci, tutuklamalar ve yargı uygulamalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sabahı yaşadıklarını anlatan Başkan Cemil Tugay, “Sabah 05.00’te genel müdürlerimiz arayıp ‘Polisler geldi, bizi alıyorlar’ dedi. Sonra öğrendik ki 150 kişiyi gözaltına almışlar” ifadelerini kullandı.
Tugay, açıklamalarının tamamında şunları kaydetti:
BEN DE HAZIRLANIP GİTTİM, 150 KİŞİYİ ALMIŞLAR
"Operasyon haberlerini o kadar çok yaşadık ki. İzmir Büyükşehir Belediyesine de yaptılar operasyon. Bir sabah, sabah 05:00’te bizim İZSU Genel Müdürümüz, önce o aradı; sonra bir ESHOT Genel Müdürümüz, o aradı. Ardı ardına birer dakika arayla 'Polisler geldi, bizi alıyorlar.' dediler, 'Bilginiz olsun diye haber veriyoruz.' diye beni aradılar. Sabahın 05.00'i. Ondan sonra hemen tabii avukat arkadaşları aradım, ben de hazırlandım, giyindim, gittim; ama bir öğrendim ki 150 kişiyi almışlar.
Ne olduğunu anlayamadık önce. Meğer işte bu bizim İZBETON diye bir şirket var, onun kooperatiflerle ilgili bir süreci var, ondan dolayı almışlar. Yani bu böyle çok acayip bir şey. Yani şu olamaz mı onu diyorsunuz; her türlü gözaltında, her türlü tutuklama sürecinde... Şey yapın yani soruşturma açın. Bak bu ülkede bu işler böyle oluyordu yani. Benim seninle ilgili böyle bir şey var, seninle ilgili bir iddia var, bununla ilgili seni soruşturuyorum. Ondan sonra delillere bakın; yani bunun bir ön soruşturması var, sonra resmi soruşturma süreci var, savcılık süreci var.
Suçlu olduğuna dair savcılığın bir kanaati olduğunda bununla ilgili bir artık şey hazırlayabildiğinde, iddianame; o zaman mahkemeye çağırırsınız insanları, yargılarsınız. Delillerle tespitliyse, suçu kesinse ona göre cezasını verirsiniz. O andan itibaren başlar şey.
İNSANLAR SUÇUNUN NE OLDUĞU AÇIKLANMADAN TUTUKLANIYOR
Bazı isimlere ilişkin iddianame bile hazırlanmadan tutuklanıyorlar, iddianame çıkmadan sonra serbest bırakılıyorlar. Bilseniz hiç iddianame hazırlanmadan, insanların doğru düzgün suçunun ne olduğu açıklanmadan tutuklu tutuluyor. Yani tutuklama işi bir cezalandırma yöntemine çevrilmiş durumda. Ya böyle bir şey olur mu, kabul edilebilir mi? Yani bu ne hukuka ne demokrasiye ne çağdaşlığa hiçbir şeye sığmaz. Yani Türkiye'de bütün suçlar için, her şey için böyle olsa; yani o zaman herkesin tutuklanarak yargılanması lazım. Herkesin şu anda bir yargılama sürecinde cezaevinde olması lazım. Bak siyasetçiler için bu kolay oluyor da diğerlerinde öyle olmuyor değil mi?
BAŞIMIZA BİR ŞEY GELECEKSE GELİR
Hani peki bunu biz niye normalleştirdik? Yani bütün bu olan bitene bakıyorsunuz ve diyorsunuz ki yani burası artık şeyden çıkmış, kontrolden çıkmış; dolayısıyla herkesin başına her şey gelebilir. Yapacak bir şey yok. Biz bu ülkeyi seven insanlarız, bu sorumlulukların altına bilerek girdik. Yani başımıza bir şey gelecekse de gelir ama neticede önemli olan ülkemizdir, Türkiye'dir. Önemli olan halktır. Önemli olan bu ülkede adaletin olmasıdır, insanların demokratik haklarının olmasıdır, insan haklarının olmasıdır, özgürlüklerinin olmasıdır; bu ülkenin kalkınmasıdır, gelişmesidir, bu ülkenin gençlerinin geleceğe güvenle bakmasıdır. Yani bu olmadıkça yani biz cezaevine girsek ne olacak, girmesek ne olacak? Yani önemli olan o, biz değiliz."
CUMA GÜNÜ BAŞKANLARLA BİR TOPLANTI DAHA
Başkanlarla yapılacak toplantı hakkında da konuşan Tugay şu ifadelere yer verdi:
"Büyükşehir belediye başkanları Balıkesir'de cuma günü bir kapalı toplantı yapacağız. Yarın akşam buluşacağız ve görüşmelere başlayacağız. Yani bu konuşma devam edecek. Ben görüşümü şöyle söyledim, dedim ki; yani ortada şey olmadığı için, güvenilir bir hukuk uygulaması olmadığı için, bizim hukuki savunmalarla bu işleri normale getirmemiz çok kolay değil gibi görünüyor.
Ülkemizin çok değerli hukukçuları, savcıları, hakimleri var. Hepsi bence iyi niyetle görevini yapıyorlar; ama maalesef bir şekilde hukukun dışına çıkıldığı bir sürü yargılama süreci de gözümüzün önünde oluyor. Yani herhangi birimize bir, onu tutukladıklarında, görevden aldıklarında falan normal hukuk yoluyla bunu çözemiyoruz.
SİYASİ MÜDAHALEYE SİYASİ MÜCADELE YAPILIR
Şunu söyledim; yani bu bir siyasi müdahale. Yani kesinlikle hukuki müdahale değil. O zaman siyasi müdahaleye siyasi mücadele yapılır. Mücadelenin siyasi olması lazım. Artık bu iş şeyden çıktı yani, "Ben sadece belediye başkanlığımı yapacağım, başka da bir iş yapmayacağım, başka siyaset yapmayacağım" falan anlayışıyla başa çıkılabilecek bir durum değil. Bu benim kendi görüşüm. O yüzden benim önerim siyasi mücadelemizi daha güçlendirelim; çünkü çok fazla yanlış iş oluyor. Yani Türkiye'de de oluyor, İzmir'de de oluyor."
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri