CHP'deki "mutlak butlan" yönetimi, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bugün Parti Meclisi'ni (PM) topluyor. Toplantı öncesi kritik bir gelişme yaşandı.
Parti Meclisi’nin 57 üyesinden seçilmiş CHP lideri Özgür Özel ile hareket eden 28'i istifa etti.
Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu.
TÜZÜK 'KURULTAY' DİYOR
Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunlu.
CHP Tüzüğü'nde Madde 24/3 şöyle:
"Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır."
'BUTLANCI' BERHAN ŞİMŞEK'TEN AÇIKLAMA: '5 KİŞİ KALSAK BİLE DEVAM EDER'
Kılıçdaroğlu'na yakın Berhan Şimşek ise sürece ilişkin yaptığı açıklamada, yargı kararı netleşmeden parti içinde seçim ve karar alınamayacağını savundu.
Şimşek, "Tedbir süreci var. Olağanüstü bir durumda olduğumuz için Parti Meclisi'nde 5 kişi bile kalsak hayat devam eder" dedi.
Birçok hukukçunun konuyu yanlış değerlendirdiğini söyleyen Şimşek, "Salt çoğunluğu, PM'deki sayı kaybı gibi tartışmalar olsa da hepimizin bilgisi dâhilinde devam eden bir süreç var. O nedir? Yargıtay süreci. Hepimiz bunu yanlış konuşuyoruz. Tedbirden dolayı değil; Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için ne mahalle seçimi yapabiliriz, ne ilçe seçimi yapabiliriz ne de kurultay yapabiliriz" dedi.
Olağanüstü bir durum yaşandığını belirten Şimşek, "PM'de 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakılıyor. Sabahtan beri çok değerli arkadaşları televizyonlarda izliyorum. Ben de yarım kamu hukukçusu sayılırım diyelim. Çok değerli hukukçulardan da mütalaalar aldım. Diğer taraftan, Merkez Yönetim Kurulu'nun aldığı kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. Tüzüğün 63. maddesinin beşinci fıkrasında amir hüküm açık. Özellikle Meclis İç Grup Yönetmeliği'nin 74. maddesine bakmanızdır. 74. maddede diyor ki; milletvekilleri de parti üyeleridir. Parti dışında herhangi bir iş ve eylem içerisinde olduklarında, suç demeyelim ama bu tür durumlarda, Yüksek Disiplin Kurulu ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilirler" ifadelerini kullandı.
"ŞU AN OLAĞANÜSTÜ BİR DURUM VAR"
Eski CHP Eskişehir Milletvekili Süyel Batum’un ihracının mahkemeden döndüğünün hatırlatılması üzerine Şimşek, şunları kaydetti:
"Çok ezbere konuşuyoruz. Ben size Süheyl Batum kararıyla ilgili değil, amir hükmü söylüyorum. Yanılmıyorsam bu tüzük değişikliği 2024 yılında, Sayın Bülent Tezcan'ın hukuk işlerinden sorumlu olduğu dönemde yapıldı. Bir kez daha söyleyeyim; Meclis İç Grup Yönetmeliği'nin 74. maddesine göre parti üyeleri, ihraç istemiyle İl Disiplin Kurulu'na ve Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilebilir. Peki, sade bir üye il veya ilçede olduğunda nereye sevk edilir? İl Disiplin Kurulu'na. Milletvekilleri İl Disiplin Kurulu'na sevk ediliyor mu? Hayır. Oradaki amir hüküm Yüksek Disiplin Kurulu'nu işaret ediyor. O zaman Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilenlerin parti içindeki görevleri ve sorumlulukları nedir? PM üyesi ve milletvekili olmalarıdır. Arkadaşlar bunu atlıyor. Burada hukuksuz bir şey yapılmıyor. Partinin tüzüğü, kendi iç hukukunun bir gereği uygulanıyor. Bir kez daha söyleyeyim; Sayın Bülent Tezcan'ın hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı olduğu dönemde bu ibare tüzüğümüze girmiştir. Şimdi burada çocukken oynadığımız bir oyun vardı; ortada sıçan var, yandan geç. Bu işi Türkiye gündeminde daha fazla tutmak için böyle yöntemlere başvuruyorlar. Bu gerçekten doğru bir iş değildir. Bu meseleye daha aklıselim yaklaşılabilirdi. Sadece onların değil, bizim de eksiklerimiz olduğunu görüyorum ve hissediyorum. Buraya gelinmemeliydi.
Şimdi ne yapacağız? Bir taraf diyor ki, ‘Sayı çoğunluğu yok, PM'yi toplamayalım.’ Ama mesele öyle değil. Şu anda olağanüstü bir durum var. Tekrar edeyim; tedbirden dolayı değil. Bütün medyada ve ekranlarda konu böyle anlatılıyor. ‘Tedbir kararı var, tedbir kararı verildi’ deniyor. Evet, tedbir kararı verildi. Sayın Kılıçdaroğlu ve o günkü PM ile birlikte biz göreve geldik. Ancak Yargıtay'da dava devam ediyor. Tedbir kararının birinci ayağı; 38. Olağan Kurultay, 39. Olağan Kurultay ve Olağanüstü Kurultay kararlarının iptal edilmesiydi. Mahkeme bunları yok hükmünde saydı.
Ancak diğer taraftaki arkadaşlar ne yaptı? Yargıtay'a temyize gittiler. Yargıtay'ın kararı olmadan biz burada bir kişiyi seçemeyiz, mahalle, ilçe veya il seçimi yapamayız. İsterse PM'de üç kişi, beş kişi kalsın; Yargıtay kararı ortaya çıkmadan, karar lehte ya da aleyhte sonuçlanmadan yapılan bütün tartışmalar, inanın ki sadece söz üretmektir. Bu durum Türkiye gündemini, siz değerli basın mensuplarını yormaktan ve ülke insanını 'Ne oluyor?' sorusuyla kaotik bir ortama sürüklemekten başka bir işe yaramıyor."
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri