Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - CHP Genel Merkezi, CHP İletişim’in ev sahipliğinde düzenlenen “Ege Yerel Medya Buluşması” İzmir’de gerçekleştirildi.
Ege Bölgesi’nden çok sayıda yerel medya temsilcisi ile ulusal basından deneyimli gazetecilerin katıldığı buluşmada, yerel medyanın yaşadığı sorunlar, beklentiler ve medyanın geleceğine ilişkin değerlendirmeler masaya yatırıldı.
Alsancak’taki Tarihi Havagazı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, milletvekilleri ve belediye başkanları katıldı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Ankara’da gerçekleştirilen il başkanları buluşması sebebiyle programa katılamadı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “Elbette 10 Ocak’ı anacağız ay da hatırlayacağız. Bazen eğer iyiyse o meslek alanında ya da konuya ilişkin ortam kutlayacağız. Ancak ne yazık ki kutlanacak bir gün değil sorunların hatırlatıldığı bir gün olarak anmak gerekiyor. Yerel medyayı evet buluşturacağız, bugün 8 ilin temsilcileri var aramızda. Bu seriyi devam ettireceğiz” dedi.
BULUT: ANORMALLİKLERİN NORMAL GİBİ GÖRÜNDÜĞÜ BİR SÜREÇ YAŞIYORUZ
Programda CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da söz aldı.
Bulut, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “31 Mart Seçimleri ve değişim kongresi bittiğinden bu yana anormalliklerin normalleştiğini, temel kavramların kaçırıldığını, Türkiye’de tüm anormalliklerin normal gibi göründüğü ve reaksiyonların azaldığı bir süreç olarak görüyoruz. Biliyorsunuz CHP’nin hazırladığı parti programının hükümet programına evrilmesi lazım. Burada paylaştıklarımızdan aldıklarımızı da hükümet programına ekleyeceğiz. O yüzden bu bölgenin yerel aktörleri var. Bu isimler hepimizi temsilen olabildiğince buraya alınıyor. Ama sonuçta hepiniz de söz hakkı alacaksınız. Seçim sonrası, öncesinde vaat edilen şeyler unutuldu. Tüm yasama faaliyetlerinin saray tarafından yapılmasını normal karşılamaya başladık. Ben milletvekili olarak bir tane milletvekilinin kendi hazırladığı yasa teklifinin çıktığını görmedim. O çatının altında olan bir milletvekillerinin yasama faaliyetinde olmaması dünyada bir başlıktır. Ancak o da normalleşti. Yargıda son dönemlerde İBB’ye ilişkin soruşturmalarda aynı dosyanın içinde bir başka dosya var. Adana ve Aydın belediyesinin olduğu dosyada Adana’nın konusu kısaca geçerken, Aydın sayfalarca bahsediliyor. Ancak bir işlem yapılmıyor. Çünkü o artık Adalet ve Kalkınma Partisi’nden.”
BULUT’TAN RTÜK VE İLETİŞİM BAŞKANLIĞI ELEŞTİRİSİ
Konuşmasında basına yönelik baskıların arttığını dile getiren Bulut, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nı ve RTÜK’ü eleştirdi. Bulut muhalif olarak gazetecilerin, bu kurumlar aracılığıyla baskı ve sansüre maruz bırakıldığına vurgu yaptı. Hükümetin, cumhurbaşkanının, yerel yönetimlerin basın tarafından denetlenmesi gerektiğini belirten Bulut, konuşmasına şöyle devam etti:
“Basın kamu hizmeti yapıyor. Basında hakkaniyetlerin yansıması eğer bulanıksa o aynada siz toplumu bulanık görüyorsanız demokrasi de bulanık demektir. Denetim mekanizması azalmış demektir. Hele hele partili Cumhurbaşkanının olduğu, cumhurbaşkanını denetleyen tek bir kurum olmadığı bir sistemde bari basın denetlesin diye bakıyorsunuz. Ancak havuz medyası da normalleşti. Bu bir gazetecilik faaliyeti değil bu bir tanıtım faaliyeti. Hükümetin yaptığı işleri kayıtsız şartsız destekleme, algı operasyonuna dahil olma işi. Televizyona çıkan arkadaşlar aynı cümleleri televizyonda söyler haline geliyor. Bunları bir denetleme mekanizması lazım değil mi? Bunları söylüyoruz, gazetecilerin basının özgür olması, cesur olması. Bunu söylüyoruz ama bunu bir mekanizmayla güvenli tutmak ve güçlendirmek gerekiyor. Anayasaya baktığınız zaman bir haber alma hakkı var. Bu söyledikleriniz teorik olarak anayasada var. Bir tanesi İletişim başkanlığı. İletişim Başkanlığı’nın basının özgür olmasını sağlamak gibi bir görevi var. Örneğin dezenformasyon yasasını da kontrol etmek iletişim başkanlığında. Ancak bakınca İletişim Başkanlığı değil bunları yapan bunların aksine faaliyet içeresinde olan bir kurum. Burhanettin Duran siyasi parti temsilcisi gibi bir paylaşımda bulundu. Çünkü atanmasını eleştirenlere cevap verme ihtiyacı duyuyor. Çünkü bu atamalar liyakatin değil iktidar yandaşlığının yansıması. İşini yapan değil Saray’a yaklaşan atanıyor. Diğer bileşen RTÜK. RTÜK’ün de özellikle görsel medyada bir denetim mekanizması var. Ama bakın denetleme mekanizmasında, muhalif dediğimiz arkadaşlar RTÜK sopasından nasibini alıyor. Bir defa RTÜK’ün televizyon kapatma işine girmemesi gerekiyor.”
BULUT TRT’Yİ ELEŞTİRDİ: AÇIKÇA SUÇ İŞLİYOR
Basın İlan Kurumu (BİK) ve TRT’nin faaliyetlerini eleştiren Bulut, “Televizyon kanallarında gazeteci kimliğiyle konuşan ancak yaptığının gazetecilik faaliyeti olmadığını bildiğimiz isimler var. Bunlardan biri de İBB soruşturmasında 2 milyon doların yakalandığın söylediler. Sonra bu iddianamede çıkmayınca bu konu sorulduğunda, ‘N’apalım arada yalan atabiliyoruz’ diyebildi. Bu sorgulanmadı. Bin 200 telefon dediler, onlar çıkmadı. O gün bin 200 telefon diye bahsedilen telefonların modelleri daha üretilmemiş bile. TRT’yi hiç konuşmayacağım bile, konuşulacak bir şeyi yok. Bizlerden kesiler paralarla, alınan vergilerle var olan bir kurum açıkça suç işliyor. Seçim döneminde ücreti karşılığı reklamımızı birle yapmadı. Ancak TRT iki tarafta bir kutuplaşma varsa, devlet adına gerçek haberciliği, gazetecilik yapma hakkını koruması gereken, bütçesi de çok büyük bir kurum yapması gerekeni yapmıyor. Bir de basın İlan Kurumu var. Birçok ilde kurumları yerel gazeteleri birleştiriyor. O yerel gazetelerin ne şekilde kurulduğu, kurum hafızası umurunda değil. BİK eğer bir usulsüzlük varsa soruşturma açabilir ancak yereli açıkça küçültelim dedikleri bir yapının içerisinde. BİK de bu otosansürün bir parçası oldu. Bunların hepsini yaşıyorsunuz. Bunlara itiraz etmek yalnızca bir siyasi partinin, toplum örgütlerinin değil, hepimizin itiraz etmesi gerekiyor ancak en başta mesleği yapan gazetecilerin itiraz etmesi gerekiyor. Biz sizlere gerçek gazetecilik yapma noktasında bir ortam yaratmak amacıyla yola çıktık. Umarım gelecek günlerde bu sorunları çözerek 10 Ocak’ı bir kutlama gününe çevirerek 10 Ocak’ı kutlarız” dedi.
'ŞEYTAN ÜÇGENİ' BENZETMESİ
Bulut açıklamasının devamında, TRT, BİK ve RTÜK’e, ‘şeytan üçgeni’ benzetmesi yaptı
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri