CHP'nin başına mahkemenin mutlak butlan kararıyla atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti yönetimine atadığı heyetin sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. MYK'da hem ülke gündemini hem de CHP'nin iç sorunlarını değerlendirdiklerini söyleyen Sarı, bölgesel gelişmelerin ülke ekonomisi üzerinde etkilerinin olduğunu, bu gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bölgenin daha istikrarlı hâlde tutulabilmesi açısından ve İran'ın istikrarı ile bütünlüğünün Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu değerlendirdik. Bununla ilgili olarak da iş birliği, istikrar, barış çabalarını ve bölgesel iş birliklerini destekliyoruz. Önümüzdeki süreçte bu konu yine yakından takip edilecek" dedi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI
Terörsüz Türkiye sürecinin de MYK'nın gündemin olduğunu söyleyen Sarı, "Bu sürecin bir türlü ilerlemediğini, ilerletilemediğini de yakından gözlemliyoruz. Gerek hükümet çevrelerinden gerekse diğer siyasi partilerden bu sürecin neden devam ettirilemediğine ilişkin yeterince içerikli açıklamalar gelmiyor. Biz de bu sürecin takipçisi olduğumuzu, devletin bekası açısından önemli gördüğümüz bu konunun ilerletilmesini, bir an önce gerekli pozisyonların alınmasını ve sadece yasal düzenlemelerle sınırlı olmayan kapsamlı düzenlemelerin gündeme gelmesini takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.
KURULTAY KARARI DEĞERLENDİRİLECEK
Sarı, 21 Mayıs'ta alınan mutlak butlan kararı sonrası yaşananları izlediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bizler göreve gelmiş MYK olarak bu sürecin mümkün olduğu kadar diyalog ve iş birliği içerisinde yürütülmesi konusunda azami gayreti göstermeye çalıştık. Ben bundan önce yaptığım basın toplantılarında da bu konuyu defaatle gündeme getirdim. Verili hukuk kararı çerçevesinde partinin içine düştüğü bu cendereden nasıl çıkacağımıza ilişkin ortak bir akılla, kolektif bir yaklaşımla bütün arkadaşlarımızla bir araya gelerek değerlendirmeler yapmamız gerektiğini hep ifade ettim. Hatta bununla ilgili bir diyalog heyeti kurulmasını da MYK'da daha önce konuştuk. Fakat bu konudaki çabalarımızın süreç içerisinde çok fazla sonuç doğurmadığını da gördük. Artı, iyi niyetli birtakım girişimler de oldu biliyorsunuz. Hem belediye başkanlarımız bakımından hem de partide önemli görevlerde bulunmuş milletvekillerimiz bakımından bu konu iyi niyetli girişimlere de konu oldu.
Yine hukukçularımız; hem Genel Merkezin hukukçuları hem de diğer arkadaşlarımızın hukukçuları, hukuki süreçlerle ilgili zaman zaman bir araya geldiler. Ancak bu konudaki iyi niyetli çabalarımızın sonuç vermediğini de gördük. Biz ne kadar ılımlı bir yaklaşımla bu süreci diyalogla ve ortak akılla sona erdirelim, partinin önüne bir yol haritası koyalım diye yaklaşmış olsak da arkadaşlarımız bu konuyla ilgili uzattığımız eli her seferinde geri çevirdi. Dolayısıyla bir ilerleme şansımız olmadı.
En fazla gündeme gelen konu, bir an önce kurultayın toplanmasıydı. Hatta biliyorsunuz Sayın Genel Başkanımız bu konuyla ilgili bir sosyal medya paylaşımı yaptı ve yarın yapacağımız Parti Meclisi toplantısında kurultayla ilgili bir sürecin başlatılacağını da söyledi. Dolayısıyla bizler kurultaysız yol yürümek niyetinde değiliz. Böyle bir düşüncemiz hiçbir zaman olmadı. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak siyasi bir müdahaleyle çıkabileceğimizi hep söyledik. Bu siyasi müdahale de hiç kuşkusuz kurultaydır; Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi örgütüne, kendi delegasyonuna bu konuyu bir kez daha sormasıdır. Dolayısıyla böyle bir kaçışımız yok. Ancak bütün bunlara rağmen düşünün ki hâlâ aynı yerdeyiz. Yarın Parti Meclisini topladığımızda yine kurultayı tartışacağız arkadaşlarımızla. Nasıl bir kurultay yapabileceğimizi, yol haritamızın ne olacağını değerlendireceğiz."
SARI'DAN "İKİ BAŞLILIK" MUAMMASI
Parti'de iki başlılık oluştuğunu söyleyen Sarı, "Bayramlaşmayla ilgili attığımız bir adımda aynı gün ve aynı saatte diğer arkadaşlarımız da bir bayramlaşma etkinliği düzenliyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütlerini 'seçilmiş genel başkan', 'atanmış genel başkan' şeklinde ayrımlara tabi tutarak paralel etkinlikler düzenlemeye çalışıyorlar. Yine örneğin biz bir grup toplantısı düzenleyeceğimizi söylediğimizde, aslında böyle bir eğilimleri olmadığı hâlde arkadaşlarımız da bir grup toplantısı yapmaya yönelerek Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nı grup salonunda konuşturmamaya dönük iş ve eylemler içerisine girdiler" dedi.
Daha önce yaptıkları açıklamalarda kırmızı çizgilerini açıkladıklarını belirten Sarı, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak partinin kurumsal kimliğini tartışmayan, aşındırmayan bir anlayışla parti içi rekabetin ve mücadelenin meşru, yasal, doğru ve hatta zaman zaman teşvik edilmesi gereken bir durum olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
"SİYASİ POZİSYON ALMAK ZORUNDA KALIYORUZ"
Bu yaklaşımı daha önce de ortaya koyduklarını ifade eden Sarı, şunları kaydetti:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihinde ve genlerinde ciddi bir itiraz kültürü vardır. Dolayısıyla bununla ilgili hiçbir zaman olumsuz bir değerlendirme içerisinde olmadık. Ancak partinin kurumsal kimliğini zedeleyen iş, eylem ve açıklamaları da hep not ettiğimizi, bu toplantılarda da defalarca ifade ettik. En son yaşadığımız grup toplantısına ilişkin tartışmalardan sonra, Sayın Genel Başkanımıza tahsis edilmiş bir salon olmasına rağmen ve Sayın Genel Başkanımız bir partinin genel başkanı olarak ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde grubun kendisine bağlı olarak çalışacağı açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, usulsüz biçimde yapılmış bir seçim gerekçe gösterilerek kendisinin konuşturulmamasına yönelik girişimlerle karşı karşıya kaldık. O gün öyle bir tablo vardı ki Türkiye'nin her yerinden partililerimiz gelmişti. Hem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin hem de diğer arkadaşlarımızın çağrısıyla orada bulunan tüm arkadaşlarımız bizim partililerimizdi, örgüt emekçilerimizdi. Ve partiyi kutuplaştırma, ayrıştırma ve kamplaştırma çerçevesinde ciddi gerilimlerin ortaya çıkabileceğini değerlendirdik. Bizim açımızdan en önemli şey partinin ayrışmamasıydı. Partililerimizin sağlığıyla ve fiziki güvenliğiyle ilgili herhangi bir yaralanmanın ya da arbedenin yaşanmamasıydı.
Dolayısıyla Sayın Genel Başkanımız bu konuyla ilgili bir değerlendirme yaparak o grup toplantısına gitmemeye ve toplantıyı iptal etmeye karar verdi. Ardından partililerimiz buraya, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne geldiler. Sayın Genel Başkanımız da burada önemli ve tarihi bir konuşma yaptı. Şimdi bütün bu yaşananların sonucunda, yani bütün bu sürecin sonunda şöyle bir noktayla karşı karşıyayız: Biz ne kadar ılımlı, yapıcı, kucaklayıcı, ortak aklı çalıştıran, birlik ve beraberlik içinde, partiyi ayrıştırmayan bir yaklaşımla hareket edersek edelim, bu çabalarımızın bir türlü arkadaşlarımız tarafından anlaşılmadığını görüyoruz.
Bizim uzattığımız ele arkadaşlarımız yumruk sıkarak karşılık verdiler. Ve partide bir çeşit fiilî, de facto iki başlı bir yapı oluşmuş oldu. Buna hiçbir tüzel kişilik izin vermez. Cumhuriyet Halk Partisi gibi asırlık, kurumsallaşmış siyasi partilerde böyle bir şey asla olmaz. Geçmişte çok büyük siyasi mücadelelerin yaşandığı, birçok önemli olayın meydana geldiği Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir durum ilk kez oluyor, ilk kez yaşanıyor. Dolayısıyla bizler, büyük bir sorumluluk içerisinde partinin kurumsal kimliğini korumaya dönük iş ve eylemler çerçevesinde siyasi bir pozisyon almak zorunda kalıyoruz." (ANKA)
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri