Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olup Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen Meslek Fabrikası için Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın başlattığı direniş beşinci gününde sürüyor.
Başkan Tugay Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile direniş alanında açıklamalarda bulundu. Tugay, direnişte kararlılık mesajı verirken hukuki ve idari olarak yanlış yapıldığını belirterek 6 nisan'da şafak operasyponu ile gerçekleştirilen tahliyenin İzmir için bir utanç olduğunu ifade etti.
Tugay, "Kısa vadede olumlu sonuç alamayacağız gibi görünüyor" dediği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Bugün Meslek Fabrikası’nın sabahın 05.00’,nde polisler eşliğinde kullanıma kapatılmasının 5’inci günü. İlk günden itibaren yaratılan kötü duruma karşı tepkimizi ortaya koymaya çalıştık. Bir tarafta CHP bir tarafta belediye başkanlarımız bir tarafta halkımızdan insanlar ve zaman zaman başka şehirlerden bize destek olmaya gelen başkanlarımız, siyasetçiler ve milletvekilleri bizlerle olmaya geldiler. Ne yazık ki başladığımız noktada duruyoruz. Meslek Fabrikası şu anda hala polislerin çevirdiği barikatlarla kapalı durumda. İçeride belediyenin yüz milyonlarca liralık malzemesi ve çalışanların özel eşyaları var.
Hem idari hem hukuki olarak yanlış
Bugün Buca’daydım. Şirinyer’de önce yeni yapılan çalışmaya bakmaya gittiğimde epeyce vatandaş yolumu kesti ve yaşananlar karşısında ne kadar rahatsız olduklarını söylüyorlar. Değişik şekillerde işi olan rahatsız olan insanlar olsa da ‘haklı olduğunuzu biliyoruz’ diyorlar. Bizim burada yapmaya çalıştığımız şey insanlara bilinçlenme için gösterdiğimiz çaba karşılığını bulmuş. Pek çoğu bu olayın ne kadar yanlış olduğunun farkında ve belediyenin yanındalar. Onlar biliyor ki belediye İzmir’in belediyesi ve gerçekten çok hizmet veren bir birim var burada. Bizim burada malzemelerimiz vardı kurs almaya devam ediyorduk onu da içeride rehin tutuyorlar diyen biri oldu bugün. Bir devlet kurumunun başka bir devlet kurumuna yapması asla normal görülmeyecek Türkiye tarihinde ilk defa gerçekleşmiş hem idari hem hukuki olarak inanılmaz yanlış bir hareket. Devletin bir kurumu belediyeye ait bir tesisi bu şekilde işgal edemez, el koyamaz. Devlet malı yediemine verilemez. İçeride belediyeye ait malzemeleri de çıkaramıyorla.r biz dün mahkeme heyeti ile tespitlerde bulunduk. Geçtiğimiz yıllarda İzBB’nin restorasyon ve pek çok yatırımı var. Bunlar kayıt altına alındı. Bunlara zarar verileceğinden endişe ediyoruz.burayı koruyor olacağız ama işin insani boyutu var. Çalışanların özle eşyaları ve kurs görmekte olanların kullanmakta olduğu malzemeler rehin tutuluyor. İzmir’in tarihine bir utanç vakası olarak geçti bu olay. Ne yazık k Türkiye’de ilk defa oldu ve ne yazık ki Türkiye’de hiç olmaması gereken şehirde, İzmir’de bu olay gerçekleşti. İzmir tarihine bir utanç vakası olarak geçti.

Kısa vadede olumlu sonuç alamayacağız gibi görünüyor
Türkiye’nin başka yerlerinde de Vakıflar kamu binalarına el koyuyor ama bunların hiçbiri burası kadar manevi değeri yüksek yerler değil. Herhangi bir para kazanılmıyor tamamen ücretsiz hizmet veriliyordu. Ama Yerebatan sarnıcında ciddi bir gelir elde ediliyordu. Haksız gerekçelerle el koydular. Ama burada bu binaları yapan vakıflar değil. Bu bnaların bu hale gelmesinde vakıfların hiçbir katkısı yok. DGM binası iken de büyükşehirin malıydı. Geçici tahsis edilmişti. Normal demokratik yolla seçilmiş bir belediye başkanı burayı DGM yapmadı. Buranın DGM olması İzmir için utançtır. Burası DGM deyip insanların aklını karıştırmaya çalışmasınlar. DGM’nin çıkmasından sonra burası harap hale getirildi. Belediye restore edip tertemiz bir iş için kullanmaya başladı. 2017’den beri burası Meslek Fabrikası olarak kullanılıyor. Başka hiçbir amaçla kullanılmadı. B,iz kimseye verme veya başka amaçla kullanmayı düşünmedik. İzmir’de değil Türkiye’de de bu anlamada en değerli hizmet veren yerlerdendi. Başladığımız noktadayız. Hukuki girişimlerin sonuç vermesini umuyoruz ama bugüne kadar yapılan girişimlere baktığımızda kısa vadede olumlu sonuç alamayacağız gibi görünüyor ama tepkimizi göstermeye devam edeceğiz.
Bu esnada işte bizi ziyarete gelen pek çok kişiden birisi oldu Ahmet Ataç Başkanımız Tepebaşı’ndan geldi sağ olsun. Kendisi yanımda ve onun huzurunda bir konu için tekrar teşekkür etmek isterim. İzmir depremi olduğunda, 30 Ekim 2020 İzmir depremi olduğunda ben Karşıyaka Belediye Başkanı’yken beni ilk arayan belediye başkanımızdı Ahmet Başkan. Ve şöyle söyledi; yani "Biz" dedi "hemen geliyoruz" dedi. "Hemen geliyoruz, sadece ona haber vermek için aradım" dedi ve aynı gece arkadaşlarıyla, ekipleriyle beraber geldiler. Haftalarca kaldılar ve bulundukları süre içerisinde bir mutfak kurdular, kurduk beraberce bir aşevi gibi. Devamlı yemek çıkardılar, onu insanlara dağıttık. Malzeme getirdiler, pek çok malzeme. Ben "Ahmet abi" diyorum Ahmet Ataç Başkanıma. Ahmet abinin ve arkadaşlarının o kadirşinaslığını, o yardımseverliğini hiçbir zaman unutmadım. O duyarlılıkla yine bugün burada yanımızda olduğu için çok teşekkür ediyorum kendisine ve onun nezdinde Eskişehir halkına, Tepebaşı halkına selamlarımızı gönderiyoruz, sevgilerimizi gönderiyoruz.
Ahmet abinin dediği gibi Eskişehir ve İzmir kültürel açıdan, dünyaya bakış açısı açısından, eğitim açısından pek çok açıdan şey gibidir; yani kardeş şehirlerdir. Ve biz de Eskişehir’de ne zaman olsak kendimizi evimizde hissettik, onlar da ne zaman gelse bir kardeşimizi, akrabamızı görmüş gibi yakın hissettik. Onun için tekrar yürekten teşekkür ediyorum bugün burada olduğu için.
Bu yanlış derhal durdurulmalı
Bu insanların, bizim vatandaşın, halkın sesinin duyulmasını, duygusunun anlaşılmasını bekliyoruz. O duyarsız, duvar gibi olan, yani devleti yönetmekten ne yazık ki adaletle yönetmekten aciz diyebileceğim insanlar bu yanlışı derhal durdurmalılar. Ve tekrar burada en azından mahkeme sonuçlanana kadar devam eden bir mahkeme var mülkiyete dair, açtığımız dava var. O dava sonuçlanana kadar burada hizmetin verilmesine engel olmamalılar. Bu ayıbı temizlemek zorundalar. Bu ayıbı devam ettirmeye çalıştıkları süre boyunca büyüyen bir tepkiyi görmeye devam edecekler. Bunu fark etmelerini diliyorum.
Ellerindeki 3500 yapıyı doğru kullanmayı öğrensinler
3500 tane mülkü var, gayrimenkulü var Vakıfların İzmir’de. 3501’inciye ihtiyaçları yok. Ellerindeki 3500’ü önce düzgün kullanmayı öğrensinler. Önce o gasp ettikleri binaların pek çoğunda bugün bomboş, atıl durumda olan o binalarda hizmet üretsinler. Yani gerçekten İzmir’e hizmet etmek istiyorlarsa onları önce bir şeye, kullanıma açsınlar ya da kiraya verip de parayı alamadıkları, para almayı başaramadıkları yerlerden bir kira almayı başarsınlar, ondan sonra gelip de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülklerine çökmeye çalışsınlar. Bunu kabul etmeyeceğiz. Buna itirazımız bütün kuvvetiyle devam edecek. Yani burada gerçekten edebimizle, devlete olan saygımızla demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Bundan sonra bu çizgide devam edecek.
Belediye hizmetlerimizde hiçbir aksama olmayacak
Belediye hizmetlerimizde hiçbir aksama olmayacak. Bugün ben bütün gün belediyedeydim, bütün gün Buca’da belediyemizin yaptığı çalışmaları şey yaptık beraberce değerlendirdik. Çok güzel işler yapıyor arkadaşlarımız. Hepimiz gerçekten bu şehre aşığız, çok seviyoruz. Ama burada hiç kimsenin İzmir’in hakkını yemesini kabullenmiyoruz, kabullenmeyeceğiz. Onun için bu şehrin evlatları olarak, bırakın belediye başkanlığını, bu şehrin evlatları olarak bu dik duruşumuz sonuna kadar devam edecek diliyorum ve hayal ediyorum, inanıyorum halkımızın talebini daha da yüksek sesle dile getirmesiyle birlikte bu insanlar da akıllarını başlarına toplayacaklar ve bu yanlışı durduracaklar."

Duman: Vakıflar’a devir kabul edilemez
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ise açıklamasında "Atatürk’ün İzmirlilere miras bıraktığı bu tarihi yapının bir anda Vakıflar’a devredilmesi kabul edilemez. Burada yüz binlerce vatandaşımız, gencimiz, kadınımız meslek sahibi oldular ve ailelerine ekonomik olarak katkı sağladılar. Bugün de Büyükşehir Belediye Başkanımız ile üretici kadın pazarını gezerken birçok kadının buradan Meslek Fabrikası’ndan meslek sahibi olup burada ürettikleri ürünleri satmanın kaynağı Meslek Fabrikası’ndan almış oldukları eğitim olduğunu gördük. Yüz binlerce insanın hayatına dokunan böylesine kıymetli bir yapının bir anda Vakıflar’a devredilmesi İzmirliler için kabul edilebilir bir durum değil. Umarız burası en yakın zamanda İzmirlilere, İzmir’in gençlerine ve kadınlarına burada meslek edinmeleri için geri döner" dedi.

Ataç: İzmir halkının yanındayım
Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise, "Bu, aynı zamanda biliyorsunuz Türkiye'deki bütün statların değişmesine neden oldu. Yani milyarlarca lira para harcandı statlara. Neden? Atatürk ismini silebilmek için. En son Eskişehir'deki stadı da ona benzer bir işleme tabi tutmaya çalışıyorlar ama buradaki konu o kadar önemli ki... Bildiğim kadarıyla 9 Eylül'de iki tane askerin şehit olduğu bir nokta burası. Ve hem tarihi değeri hem Atatürk'ün mirası olması hem de o gün dökülen kanlardan dolayı çok değerli bir yer. Ben bu davanızda başta Başkanımız, Şehir Başkanımız olmak üzere bütün İzmir halkının yanındayım. Sonuna kadar hukuki mücadeleler sürecek. Günün birinde doğru kararlar çıkacağına inanıyorum. Yolumuz açık olsun arkadaşlar" ifadelerini kullandı.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri