Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Meslek Fabrikası tapusunun Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne devredilmesi ve polis eşliğinde gerçekleştirilen tahliye işlemleri sonrasında başlayan nöbet 2. gününde devam ediyor.
Dün akşam saatlerinde Fransa’da acil olarak İzmir’e dönen ve geceyi direniş nöbetinde geçiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay birkaç saat dinlenmek için alandan ayrılmadan önce sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.
Tugay’ın konuşmasından satır başları şöyle:
YAŞANANLARI HERKESİN BİLMESİ GEREKİYOR
Meslek fabrikasında yaşananları herkesin bilmesi ve unutmaması gerekiyor. Bize bunları bir kere yaşattıkları gibi başka zamanlarda da yaşatabilirler. Dün de güya bir tahliye girişimi oldu. Tahliye ettikleri sadece belediye personeli oldu. Onun dışında olan biten her şey adeta bir oldu bitti şeklinde oldu. Sabah saat 5 civarında yüzlerce polisle meslek fabrikasının etrafını çevirip, personelinin içeriş girmesi engellendi, yöneticilerin girmesi engellendi.
BAHÇESİNE DAHİ ALINMADIM... DAVA DEVAM EDİYOR
Çok az arkadaşımız girebildi ve girebilen kişilerden olamadım. Bahçesine dahi alınmadım. İlgili makamlarla bu konuda görüşmek istedim ancak cevap verilmiyor. Dünden beri sabaha kadar kapıdaydım. Kesinlikle içeriye bir adım atamadım. Bununla ilgili dava süreci devam ediyor. Sanki davalar sonuçlanmış gibi konuşuyorlar özellikle AKP’li siyasetçiler. Nedense çok fazla sahip çıktılar büyükşehrin mülklerine. Ancak dava devam diyor.

HAYALİ BİR VAKIF ADINA MÜLKİYET İDDİASI ORTAYA KONULUYOR
Üstelik mülkiyetle ilgili iddia yasanın açık hükümlerine aykırı şekilde ilerliyor. Bir vakıf dayanak gösteriliyor. Ancak öğrendik ki Osmanlı zamanının kayıtlarında görünene göre, bu vakıf hukuken ortadan kaldırılmış bir vakıf. O dönemin padişahı bu vakfı kapatmış. Bu bir hayali vakıf, gerçekte olmayan bir vakıf. Bunlar kayıtlarda var. Meslek Fabrikası’nın tapusunda şu an o vakfın adı yazıyor. Gerçekte olmayan hayali bir vakıf… Cumhuriyet döneminden önce kapatılmış bir vakfın adı. Yani var olmayan bir vakıf adına mülkiyet iddiası ortaya koyuyor VGM ve AKP’li siyasetçiler. En önemlisi de bu yapının yapılmasıyla o vakfın hiçbir ilgisinin olmaması. Kesin ve net belgelerle ortaya konuyor ki burası bir un fabrikası olarak iki kişi tarafından yaptırılmış bir bina. Buna 1926 yılında dönemin Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Cumhurbaşkanı tarafınca kamulaştırılmış ve belediyemize verilmiş.
CİDDİ BİR HUKUK TARTIŞMASI VAR
Bundan sonraki süreçte de bir şerhin kaldırılması için büyükşehir VGM’ye para ödemiş. Konu kapanmış. Ortada ciddi bir hukuk tartışması var ve sonuçlanmış değil. Buna rağmen ne yapılıyor? Meslek fabrikası polislerle çevriliyor. Belediye personeli alınmıyor. Mesai saati başlamadan saat sabah 7.40’ta tahliye işlemi başlatıldı. Bu sürede ne çalışanlar içeri girebildi ne hazırlık yapılabildi. Kaymakamlığın tahliye yazısına karşı itiraz hakkımızı kullanmıştık. Bununla ilgili yeniden yazılı bildirimde bulunulması gerekiyordu. Bize tahliyeyle ilgili yazı yazması gerekirdi. Bizim bildiğimiz devlet böyle yönetilir. Ancak hiçbir yazı yamadan mesai saati başlamadan gayri ahlaki ve gayri etik bir tahliye süreci yaşandı. Yargı süreci hiçe sayıldı. Asliye mahkemesi tedbir kararı vermişti ancak bunu kaldırdı. Fakat gerekçesi açıklanmadı.
YARGI SÜRECİ BEKLENMEDİ
İtirazlarımız sürerken yaşandı. Yargı süreci beklenmedi. Yargıdan önce fiili bir durum yönetildi. Henüz ortada olmayan bu karar tahliye günü akşam saatlerinde UYAP sistemine yüklendi. Daha UYAP’a karar yüklenmemişti. Ancak sabahında tahliye işlemi yapıldı. Peki bu girişim sırasında içeride ne oldu?
BELEDİYEYE AİT YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK KAMU MALINA EL KONULDU BİNAYA ZARAR VERDİLER
İçeride belediyeye ait yüz milyonlarca liralık kamu malına el konuldu dün. Çalışanlarımızın kişisel eşyaları içeride kaldı onları almalarına izin vermediler. Bu bina tescilli bir kültür varlığı binası. Bu tarihi binaya zarar vermektir bu. Bu binaya dün zarar verdiler. Kapılar tokmakla zorlanarak kırıldı ve değiştirildi. Yetkisi olmayan özel güvenlik girişleri engellendi. Dün işlemler yapılırken kameralar çalışmasın diye elektriği kesildi binanın. Vakıfların özel güvenlik görevlilerinden birisi binanın dış cephesinde bulunan Atatürk imzalı belgenin posterini, vatandaşı tahrik etmek için indirdi. Ortada mülkiyeti tartışmalı bir yapı devam eden bir dava var. Bunlar varken sabahın köründe polis ablukasında yapılan bu işleme hukuk çerçevesinde yapılan bir işlem diyemeyiz.
İZMİR OLDU BİTTİYE TESLİM OLMAZ
Oysa İzmir hukuk kentidir. Bu şehir oldubittilere teslim edilemez. O nedenle İzBB başkanı olarak halkımızın her şeyi doğru anlaması ve sesini yükseltmesini bekliyoruz. Dün gece ben arkadaşlarımızla sabaha kadar buradaydım. Bu şehrin gerçek sahipleriyle, şehir üzerinde rant hesabı olmayanlarla, bu şehir üzerine ahlak dışı hesapları olmayanlarla bir aradayız. Bizleri sizler buraya getirdiniz, o yüzden yüzümüzü döndüğümüz insanlar sizsiniz, gücümüzü sizden alıyoruz.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri