Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nın yanındaki 8 bin metrekarelik alanda kurulan “İzmir İtfaiyesi Korusu Mikro Orman Uygulaması”nın açılışını gerçekleştirdi.
CEMİL TUGAY OLARAK BEN KİMSEYİ İŞE ALMIYORUM
Demin alana girerken birkaç kişi yine bana CV verdi, işe alın diye. Bakın buradan tekrar söylüyorum: Cemil Tugay olarak ben kimseyi işe almıyorum. Niye almıyorum biliyor musunuz Herhangi bir ciddi kurumda bir işe alım yapılacağı zaman ihtiyaç olduğu belirlenir. O ihtiyaca karşılık duyuru yapılır. O duyuruya başvuranlar arasından liyakatli bir seçim yapılır. Biz bu sistemi kurduk belediyede.
DİLİMDE TÜY BİTTİ!
Artık hakikaten söylemekten dilimde tüy bitti. Ben almıyorum kimseyi. Böyle bir kararı ben vermiyorum. İhtiyaç olduğunda duyuruluyor, başvuranlar arasından bir komisyon seçim yapıyor. İtfaiyeci arkadaşlarımız biliyorlar, kendileri geçtiler bu yollardan. Yeni başlayanlar. Ondan sonra bir de hakem komisyonu onları denetliyor aynı zamanda. Böyle oluyor bu iş.
Biz düzgün bir ülke olmak istiyor muyuz? Düzgün bir şeyler yapmak istiyor muyuz? Belediyede düzgün iş olsun istiyor muyuz? Bu işi hak etmiş, liyakatli insanları alacağız ve onları da tabii ki haklarını ödeyeceğiz, karşılayacağız. Asla onların onurunu yere düşürmeyeceğiz.
Benim ricamdır: Bu ülkeye böyle sahip çıkın. Bu politik yaklaşımlarla sahip çıkılmaz bu ülke. Yüreğinizle, vicdanınızla adil olmanız lazım. Uygulamanızda da adil olmanız lazım. Bunlar iddialı cümleler olabilir ama doğrusu budur. Bizler bunu yapmaya çalışıyoruz. Eksiğimiz, gediğimiz varsa onu da düzeltmek için gayret içerisindeyiz.
TUGAY: MEDENİYİM DİYEN ÜLKE, ŞEHİR AĞACINA SAHİP ÇIKACAK
Tugay, törende yaptığı konuşmada bugün ağaç dikmek için bir araya geldiklerini belirterek, alanın farklı ağaç ve bitki türleriyle doğal bir yaşam alanına dönüştürüleceğini söyledi.
Tugay açıklamasında şunları kaydetti:
“Bugün yapılacak en güzel işlerden birini yapmak, ağaç dikmek için buradayız. Birbirinden farklı ağaçlar ve bitki türü olacak. Burayı bir doğal yaşam alanına çevireceğiz. Bir ülkeye gittiğinizde yeşil alan var mı diye bakarsınız. Çünkü şunu bilirsiniz: Orada ağaç çoksa, yeşil alan çoksa, orman çoksa bu insanlar medeni insanlardır. Yaşadıkları yerlerde doğayı korumayı başarmışlardır ya da yok olanların yerine yenisini koymayı başarmışlardır. Onun için ben medeniyim diyen bir ülke, medeniyim diyen bir şehir ağacına, doğasına sahip çıkacak ve doğayla beraber yaşamayı, iç içe yaşamayı unutmamak lazım.
Biz insanlar yeryüzünde tek başına yaşayanlar değiliz. Başka türlerle, başka canlılarla birlikte yaşıyoruz. Dünyanın doğal hali bu. Belediyeler gibi kurumlar bu yönde çalışmalar yapacak ama yetmez. Her bir yurttaşımızın da çocukluk çağlarından itibaren başlayarak bu bilince sahip olması, doğaya zarar vermemesi, kirletmemesi, yok etmemesi gerekiyor.
O nedenle şehrimizin pek çok yerinde ağaçlandırma çalışması yapıyoruz. Geçen gün Kültürpark’ta yine öğrenci arkadaşlarımızla, çocuklarımızla beraber yaptık o dikimi. Bugün yine burada beraber yapıyoruz. Ama hiç kimsenin görmediği, farkında bile olmadığı onlarca alanda ağaçlandırma çalışması yapmaya devam ediyoruz.
NE KADAR AĞAÇ DİKEBİLİRSEM O KADAR ÇOK AĞAÇ DİKECEĞİM
Göreve başladığım ve bitirdiğim dönem arasındaki dilimde ağaç dikimlerini yerine getireceğime söz verdim. Ben doğaya, ağaca düşkün bir insanım. Onlar olmazsa yaşamın tadı olmadığına inanıyorum. O nedenle Büyükşehir Belediye Başkanı görevinde gayretle ne kadar yapabilirsek o kadar çok ağaç dikeceğim. Her ağaç bu şehrin oksijeni.
Arkamdan bir yol geçiyor, görüyorsunuz. O da o yoldan geçen yüz binlerce araç her gün doğaya, havaya daha doğrusu karbondioksit salıyorlar ve saldıkları karbondioksitin oksijene dönüşmesi lazım. Bu nasıl olacak? İşte ağaçlandırmalar yaptığımız ve bu ağaçları korumayı, büyütmeyi, yetiştirmeyi başardığımız zaman.
Bizler dikeceğiz ama her bir vatandaşımız buraları korumayı, gözü gibi korumayı bilecek. Ve bugün burada itfaiyeci arkadaşlarımız var. İtfaiyemizin kahraman çalışanları var. Onlar bizim için birer kahraman. Bunu defalarca söyledim.
Farklı istasyonlarda 1500’den fazla itfaiyeci arkadaşımız var ve yeni başlayan genç arkadaşlarımız da var. Onlar da bizim için gurur kaynağı Yakın zamanda yeni itfaiyecilerimiz olacak. İtfaiye araçlarımızla birlikte çok daha güçlü itfaiyesi olan bir şehir haline geleceğiz.
Ne zaman bir yangın söndürmeye ben de gitsem, yakından izlesem ne kadar zor bir iş yaptıklarını ve haklarının ödenemeyeceğini düşünüyorum. Hep bunu defalarca söyledim. Yani maddi şeyler bir tarafa, manevi olarak da bence itfaiyenin onurlandırılması lazım diye düşünüyordum.
Burası bir vesile oldu. Bu küçük orman olan bu alan, 4200 ağaç dediğimiz zaman binlerce bitki ile birlikte bir orman olacak. İtfaiyecilerimize ithaf edilmiş bir yer olacak. Onların adını taşıyacak ve İzmir İtfaiyesi Ormanı olarak burada her zaman o şekilde isimlendireceğiz.
Bu vesileyle ben önce Park ve Bahçeler çalışanlarımıza bu konuyu buraya getirdikleri için çok çok teşekkür ediyorum. Sevgili daire başkanımıza, sevgili genel sekreter yardımcımız Halit Çelik’e ve itfaiyecilerimize çok çok teşekkür ediyorum. Hem emekleri için hem burada oldukları için.
SADECE GEÇEN YIL 16 BİN YANGINA MÜDAHALE EDİLDİ
İnşallah yangınsız, kazasız, belasız günler yaşayalım diyoruz. Ama işte geçen yıl sadece 16 bin yangına müdahale etti arkadaşlarımız İzmir’de. 15 bin 800 yangına müdahale ettiler. 12 bine yakın da kurtarma operasyonu yaptılar, kurtarma işlemi yaptılar.
Bu kadar büyük sayıyı onların gündüz gece çalışması sağlıyor. Yani insanlar gece uykudayken, tatildeyken, bayramdayken, başka yerdeyken onlar 24 saat görevinin başında bu işleri yapıyorlar. Çok uzun yıllardır emek harcayanlar var, yeni göreve başlayan arkadaşlarımız var. Her birisi bizim için ayrı ayrı gururdur. Onlara da çok teşekkür ediyorum İzmir’e verdikleri bu değerli hizmet için.
Konuşmamı uzatmak istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu toprakların ve İzmir’in ne kadar kıymetli olduğunu bilmeyen varsa lütfen tarihimize de bugüne de bugün sahip olduğumuz değerlere de bir daha baksın.
SIRADAN İNSANLAR DEĞİLİZ
Binlerce yıllık bir medeniyetin devamı olan nesilleriz. Binlerce yıl bir tarafında Anadolu’dakiler, bir tarafında Orta Asya’dan kalkmış göçmüş olan o güzel insanlar hep beraber burada çok önemli bir kültürün devamı olan insanlarız. Böyle sıradan insanlar değiliz. Bunu fark etmesini istiyorum en başta çocuklarımızın.
BAŞKA ÜLKELERDE DİZ ÇÖKMEK, ONLARIN BİZİ OYUNCAK GİBİ KULLANMASINA İZİN VERMEK ONURSUZLUKTUR
Ama bugün en ufacık bir sebeple ülkemizi, şehrimizi karalamaya çalışanlar var. Kötü yönetilmiş olabilir, kötü yönetiliyor olabilir. Ülkemiz ekonomi açısından istediğimiz yerde olmayabilir ama bunların hiçbiri bu ülkeden de bu şehirden de vazgeçmek için neden olamaz. Bunu asla kabul etmiyorum. Gidip başka ülkelerde ayak işlerini yapmak, başka insanların önünde diz çökmek, onların bizi oyuncak gibi kullanmasına izin vermek onursuzluktur. Böyle bir şeyi ben Türk milletine yakıştırmıyorum, yakıştıramıyorum.
NELERE SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKTİĞİNİ UNUTMAYIN
Hepiniz çok akıllı ve değerli insanlarsınız. Çocuklarımız da gençlerimiz de yetişkinlerimiz de. Kendinize lütfen bir daha bakın. Neleri başarabileceğinizi bir daha görün. Nelere sahip çıkmamız gerektiğini unutmayın.
Nelere sahip çıkmamız gerektiğini önce kendi toprağımıza, kendi insanımıza, kendi neslimize sahip çıkmayı öğreneceğiz ve ondan sonra bu ülkeye iyi şeyler yapmak için yarışacağız. Yarışacaksınız çünkü bunun ödülü yine sizlerin olacak.
YOKSUL BİR ÜLKE DEĞİL BURASI!
Ama bilin ki bu ülkenin nasıl ki toprağı da, sanayisi de, madeni de, kaynakları da herkese iş olanakları sağlayacak, herkesin karnını doyuracak kapasiteye sahip. Böyle yoksul bir ülke değil burası. Bakmayın o fabrikaları kapattılar, ekonomiyi kötüleştirdiler. İnsanlar o yüzden işsiz. Yönetemediği için bu kadar pahalılık var. Doğrudur. Ama bunların hepsi düzelir. Hepsi düzelir, yeter ki onu düzeltmeye niyet etmiş, ülkesine de halkına da saygısı ve sevgisi olan insanlar tarafından yönetilsin. Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum ama bu göreve kim gelirse, bu gençlerin içerisinden, bu halkın içerisinden kim bu pozisyonlara gelirse sadece bunları düşünmesi ve sonuna kadar vazgeçmeden çalışması gerekiyor. Çalışmadan bedava hiçbir şey olmuyor. Çalışmadan ülkenin düzelme ihtimali yok değerli arkadaşlarım. O yüzden biz diyoruz ki bize çok çalışmak yakışır diyoruz. Ve o yüzden herkesi sadece ve sadece çalışmaya davet ediyoruz.”
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |











Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri